Kanser hastalarında kemoterapinin kırılganlık üzerine etkisinin Edmonton ve Frail Kırılganlık Ölçekleri ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED HALİD ACAR

Danışman: Osman İNAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tıbbın ilerlemesi ile gelişen tarama tetkikleri ve bu tetkiklere ulaşımın artması ile birlikte kanser günümüzün en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Uzayan yaşam süresi, radyasyona maruziyet ve çoğalan risk faktörleri kanser görülme sıklığını daha da artırmaktadır. Uzayan yaşam süresinin beraberinde getirdiği bir diğer problem ise kırılganlıktır. Literatürde kırılganlığın ölçümü ile ilgili birçok metot bulunmakla birlikte bu çalışmada ülkemizde güvenirlilik çalışmaları yapılmış olan Edmonton Kırılganlık Skoru (EFS) ve Frail Kırılganlık Skoru kullanılacaktır. Bu çalışmada elde edilen veriler eşliğinde; hastaların kemoterapi öncesi ve sonrası kırılganlık seviyelerini belirlemek, tedaviye bağlı oluşabilecek yan etkileri öngörebilmek ve bu durumlara önlem alınabilmesini sağlamak hedeflenmiştir. Materyal ve Metot: Çalışmaya 1 Ağustos 2023 tarihi ile 1 Kasım 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniğine başvuran, ilk kez sistemik kemoterapi planlanan hasta grupları dahil edilmiştir. Çalışmaya 18 yaş üzerindeki tüm hastalar dahil edilmiştir. Bu hastalara onam alındıktan sonra güvenirliliği kanıtlanmış EFS ve FRAİL kırılganlık ölçekleri kemoterapi öncesi uygulanmıştır. Hastaların test sırasında eş zamanlı olarak ECOG-PS, yaş, cinsiyet, kemoterapinin verilme amacı, komorbiditeleri ve kullandığı ilaçlar not edilmiştir. Hastalara 3 kür kemoterapi tedavisi sonrasında EFS ve FRAİL kırılganlık ölçütleri tekrar uygulanmıştır. Bu verilerin ışığında hastaların yaş gruplarının, kemoterapi veriliş amaçlarının, kırılganlık skorlarının birbirleri ile karşılıklı verileri analiz edilerek değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam popülasyon 189'dur. Hastaların 91'i kadın (%48,1), 98'i ise erkek hastadır (%51.9). Çalışmamızın ortanca yaş değeri ise 61 olarak bulunmuştur. Bu hastaların 88'i(%46,5) 60 yaşın altında, 101'i(%53,5) 60 yaş ve üzerinde, 17(%9) hasta ise 75 yaş ve üzeri hasta grubundadır. Hastaların 92'sinde herhangi bir komorbidite yoktur (%48,6). İlaç kullanımı 5'in üzerinde olan hastalar ise toplam popülasyonun %21,1'ini oluşturmaktadır(n:32). Komorbidite sıklığında ilk sırada hipertansiyon yer almaktadır (56 hasta %29.6). Hipertansiyonu DM (%20), Koroner arter hastalığı (%17,4) takip etmektedir. Hasta grubumuzda en çok bulunan primer kanser meme kanseri olarak belirlendi (n:42) Meme kanserli olguları kolorektal(n:38), mide(n:24) ve akciğer(n:22) takip etmektedir. Hastaların kemoterapi verilme amacı incelendiğinde; 64 hastanın (%33,8) palyatif amaçlı, 125 hastanın ise (%66,2) non-palyatif amaçlı kemoterapi aldığı belirlenmiştir. Non-palyatif amaçlı kemoterapi alan hastaların 54 tanesine (non-palyatif hastalar içerisinde %43.2'si) adjuvan amaçlı kemoterapi protokolü uygulanırken, 71 tanesine (non-palyatif amaçlı kemoterapi planlanan hastaların %56.8'i) neoadjuvan amaçlı kemoterapi protokolü uygulanmıştır. Çalışmada sistemik kemoterapinin EFS ölçütüne göre 60 yaş altı hastalarda 3 kür kemoterapi öncesine kıyasla kırılganlığı artırdığı saptanmıştır (P<0.001). Aynı yaş grubunda FRAİL kırılganlık ölçütünde de kırılganlığın artmakta olduğu gösterilmiştir (p<0.001). 60 yaş üstü hastalar hastalarda da kırılganlık EFS ve FRAİL skorlamaları ile kemoterapi sonrası anlamlı artış olmuştur(p<0.001). Veriliş amaçlarına göre incelendiğinde palyatif amaçla verilen kemoterapinin EFS(p<0.001) ve FRAİL(p<0.001) ölçeklerine göre kırılganlığı anlamlı olarak artırdığı görülmektedir. Adjuvan kemoterapi rejimi de EFS(p<0.04) ve FRAİL(p<0.001) ölçütlerinde kırılganlığı artırmaktadır. Neoadjuvan rejimler incelendiğinde de EFS(p<0.004) ve FRAİL(p<0.009) ölçütlerinde kırılganlık anlamlı olarak artış göstermektedir. Sonuç: Bu çalışmada dahil edilen hastalarda tüm yaş gruplarında yapılan tedavi sonrası EFS ve FRAİL ölçeklerinde benzer oranda anlamlı çıkmış, sistemik kemoterapinin tüm yaş gruplarında kırılganlığı artırdığı görülmüştür. Bu hasta grubunda tedavi amaçlarına göre değerlendirildiğinde de palyatif, adjuvan ve neoadjuvan kemoterapide kırılganlığı anlamlı olarak artırdığı görülmüştür. Bu istatiksel analizler ışığında tıbbi onkoloji pratiğinde hastalara tedavi planlamadan önce kırılganlıklarının değerlendirilmesinin, ara dönemlerde kırılganlık durumlarının tespit edilmesinin, kanser hastalarının tedaviye uyumunun artmasında, tedavinin olası yan etkilerinin önlenmesinde ve tedavinin tamamlanabilmesinde etkin rol alacağı düşünülmektedir.