Aile hekimliği polikliniğine bel ağrısı ile başvuran hastalarda non-spesifik bel ağrısının tespiti ve yönetilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET VEYSEL SEYİTOĞLU

Danışman: Hakan DEMİRCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, birinci basamak sağlık kuruluşlarında non-spesifik bel ağrısının (NSBA) tanısal özelliklerini, klinik seyrini ve yönetim stratejilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın bulgularının, birinci basamakta NSBA'nın yönetimine yönelik klinik uygulamaların geliştirilmesi ile kanıta dayalı ve maliyet etkin yaklaşımlarla klinik rehberler oluşturulmasına katkı sunması, bu alanda yürütülecek araştırmalara rehberlik etmesi beklenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı gözlemsel çalışma, 15 Nisan 2023 – 15 Mayıs 2025 tarihleri arasında bir Aile Sağlığı Merkezine bel ağrısı şikâyetiyle başvuran, kırmızı bayrak ve Waddell bulguları olmayan, yaşları 18-50 arasında olan 336 NSBA tanılı hasta ile yürütülmüştür. Katılımcılar standart bir protokolle değerlendirilmiş; demografik bilgiler ile "Ağrı, yaşamdan zevk alma, genel aktivite (PEG) Skoru", "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Form (IPAQ-SF)", "Hedeflenen Tedavi için Alt Grup belirleme Bel Ağrısı Tarama Aracı (STarT Back ST)" ve "Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADS)" verileri toplanmıştır. PEG Skoru, ilk başvuruda kaydedildikten sonra birinci ve üçüncü aylarda yeniden ölçülmüş; veriler SPSS 26.0 ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 336 hastanın %64'ü kadın, %78,9'u evli, %57,1'i üniversite mezunu ve %57,7'si ofis çalışanıydı. Katılımcıların ortalama yaşı 36,56±7,70 yıl, ortalama Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 26,41±4,87 kg/m² idi. PEG skorlarında zamanla anlamlı azalma gözlendi (p<0,001). Yüksek risk grubundaki bireylerde başlangıç PEG skorları daha yüksek olup (p=0,002), klinik iyileşme daha yavaştı. PEG Skoru ile STarT Back ST, HADS-anksiyete ve HADS-depresyon skorları arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (p<0,001). Fiziksel aktivite düzeyi ile PEG Skoru arasında zayıf ancak anlamlı bir ilişki vardı (p<0,05; r<0,2). Demografik değişkenlerin PEG Skoru değişimine etkisi bulunmazken, STarT Back ST risk düzeyi ve VKİ'nin istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu belirlendi. Sonuç: NSBA, birinci basamak sağlık hizmetlerinde sık karşılaşılan ve demografik, biyomekanik ile psikososyal faktörlerden etkilenen çok boyutlu bir klinik tablodur. Bu çalışma, NSBA'nın etkin yönetimi için bireyselleştirilmiş, risk temelli ve multidisipliner yaklaşımların gerekliliğini ortaya koymuştur. Özellikle STarT Back ST gibi sınıflama araçlarının ve PEG Skoru gibi kısa değerlendirme ölçeklerinin kullanımı, hasta takibini kolaylaştırmakta ve tedavi süreçlerini yönlendirmektedir. Bulgular, birinci basamakta gereksiz tetkiklerin azaltılması, kaynakların etkin kullanımı ve klinik etkinliğin artırılması için kanıta dayalı rehberlerin ve sağlık okuryazarlığı programlarının önemini vurgulamaktadır.