Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde tespit edilen kandidemi vakalarının prospektif takibi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MİNE SÖNMEZ

Danışman: Funda ŞİMŞEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüzde kanser ve romatolojik hastalık tedavileri başta olmak üzere bağışıklığı baskılayıcı tedavilerin, yoğun bakım hizmetlerinin, antimikrobiyal tedavilerinin gelişmesiyle birlikte bağışıklığı baskılanmış hasta popülasyonundaki artış fungal enfeksiyonların da artmasına yol açmaktadır. En sık görülen invaziv fungal enfeksiyonlar kandida enfeksiyonları olup mortalitesi oldukça yüksektir. Çalışmamızda merkezimize ait kandida tür ve direnç dağılımının belirlenmesi, kandidemi risk faktörleri, uygulanan tedaviler, mortalite oranlarının belirlenmesi ve bu verilerin daha sonra gelişecek enfeksiyonlarda morbidite ve mortalitenin azaltılmasına katkı sağlaması amaçlanmıştır. Çalışmamız prospektif olarak tasarlanmış olup hastanemizde Nisan 2022-Nisan 2023 tarihleri arasında gözlenen 100 erişkin kandidemi olgusu incelenmiştir. Antifungal duyarlılık testleri için VITEK-2 cihazında AST-Y08 kartı, anidulafungin duyarlılığı için agar gradient test stripleri (E-test) kullanılmıştır. Çalışmamızda tüm hastalar en az bir risk faktörüne sahip olup; en sık antibiyotik ve santral venöz katater kullanımı mevcuttu. Kandidemi öncesi toplam hastane yatış süresi 33,2±37,3 gün, en sık hastane yatış nedeni ise pnömoniler ile batın içi enfeksiyonlardı (sırasıyla %30 ve %21). Hastaların %55'inin son 3 ay içerisinde geçirilmiş cerrahi operasyon öyküsü vardı. Kandida tür dağılımına bakıldığında albicans dışı kandidalar (NAC) daha sıktı (%68,3). Son 3 ay içerisinde antifungal maruziyeti olanlarda NAC enfeksiyonları ve flukonazol direnci daha fazla olup, istatiksel olarak da anlamlı bulundu (sırasıyla p=0,039 ve p<0,001). Kandida endokarditi %1,7, göz tutulumu ise %5,2 oranında saptandı. Çalışmamızda C. glabrata'da dikkat çeken azalmış kaspofungin duyarlılığı (suşların yalnızca %53,3'ü duyarlıydı) dışında önemli ekinokandin direnci saptanmazken C. parapsilosis'te ise flukonazol direnci (%30,4) dikkat çekmekteydi. Çalışmada 30 günlük mortalite %64 iken C.parapsilosis'in mortalitesi %39,1 olup diğer türlerden istatiksel olarak anlamlı düşük saptandı (p=0,010). Kandida skoru ≥3 olan hastaların 30 gün içinde ölüm oranı istatiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,048). Sonuç olarak risk faktörlerinin farkında olunması, değiştirilebilir faktörlerin ortadan kaldırılması ve yüksek riskli hastalara uygun ajanlarla preemptif ya da profilaktik tedavi başlanması; mortalitenin azaltılmasına katkı sağlarken gereksiz tedavileri de önleyerek NAC enfeksiyonlarını ve antifungal direnç riskini de azaltacaktır. Anahtar Kelimeler: Kandidemi, İnvaziv Kandidiyaz, Antifungal duyarlılık, Kandidemi risk faktörleri