Aşil tendon rüptürü konservatif tedavisinde yeni bir yöntem, USG eşliğinde redüksiyon kontrollü seri alçılama


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA BAKIR

Danışman: Murat YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Aşil Tendon Rüptürü Konservatif Tedavisinde Yeni Bir Yöntem, Usg Eşliğinde Redüksiyon Kontrollü Seri Alçılama Özet Amaç Aşil tendon rüptürünün konservatif tedavisinden sonra dinamik rehabilitasyonunun, tedavinin önemli bir parçası olduğu bilinmektedir. Literatürde bir çok randomize kontrollü çalışma erken hareket ve yük vermenin aşil tendon iyileşmesini hızlandırdığını göstermektedir. Çalışmamızın amacı, ultrasonografi (USG) eşliğinde yönetilen aşil tendon rüptürü konservatif tedavisinin fonksiyonel sonuçlarını hastanın sağlam tarafı ile karşılaştırmaktı. Gereç ve Yöntem Çalışmamıza akut aşil tendon rüptürü mevcut olan ve fonksiyonel konservatif tedavi planladığımız 18-50 yaş arası hastalar dahil edilmiştir. Açık yarası olan, sigara kullanan, kronik tendon rüptürü olan, diğer tarafta aşil tendon rüptürü öyküsü olan ve nüks aşil tendon rüptürü olan hastalar ise hariç tutulmuştur. Hastaların demografik (yaş, cinsiyet) verileri, rerüptür varlığı, fonksiyonel izokinetik ölçümleri, klinik ölçümleri, USG ölçümleri ve fonksiyonel günlük yaşam skorlama testleri incelendi. Tedavi sonrası tüm ölçümler bilateral yapıldı. Bulgular Çalışmamıza toplamda 21 hasta dahil edildi. Ortalama yaş 39,13±8,42 ve 20 erkek (95.23%) 1 kadın (%4.76) hasta yer aldı. Her iki bacak arasında aşil tendon istirahat açısı (ATİA), dorsifleksiyon açısı, bacak çevresi manuel ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. İzokinetik ölçümlerinde ise plantar fleksiyon peak tork (PT), initial tork (IP), total work done (TWD) değerlerinde istatiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. Dorsifleksiyon PT, IP, TWD değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. Ayrıca fonksiyonel günlük yaşam skorlama testlerinde (VAS, AOFAS, FADI, Leppilahti, ATRS) her iki bacak arasında fonksiyonel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Sonuç USG kontrollü redüksiyon sonrası hastaların ATİA ölçümlerinin sağlam taraf ile benzer olmasının, tendon boy uzamasını daha kontrol edilebilir hale getirdiğini düşündürdü. Uygulanan izokinetik testlerin de sağlam taraf ile benzer bulunması bunu destekler niteliktedir. Rerüptür oranı ise literatür ile benzerlik gösterdi. Düşüncemiz; görece literatürde yeni yer edinmiş olan fonksiyonel konservatif rehabilitasyonun optimal tedavi olabilmesi açısından uç uca iyileşme kontrolünü arttırmak, tendon boyuna hakim olarak yeterli fonksiyon kazanımı için usg yardımlı redüksiyonun tercih edilebileceğidir. Anahtar kelime Aşil tendon rüptürü, ultrason, izokinetik test, rerüptür, tendon boyu, fonksiyonel rehabilitasyon