Normogonadotropik amenore şikayeti olan hastalarda serum amh düzeyinin amenore süresi ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE ÖZTÜRK

Danışman: Özlem UZUNLAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, reprodüktif çağı geniş yaş aralığı içermesi nedeniyle 14-20, 20-25 ve 25-28 yaş arası gruplandırılarak, normogonadotropik amenore tanısı alan oligo/amenoresi olan hasta grubu ile düzenli adet görenler arasında serum AMH düzeylerinin karşılaştırılması ve serum AMH değerinin oligo/amenore fizyopatolojisi üzerine etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Ayrıca serum AMH değerlerinin amenore süresine etkisi var mıdır sorusuna cevap aramaktır. Hastalarda tespit edilen serum AMH değerleri amenore süresine göre gruplandırılacak ve ayrıca yaşa göre subgrup analizi yapılacaktır. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi İnfertilite Kliniği' ne başvuran yaş ortalaması 22.7 180 hasta dahil edildi. Rotterdam tanı kriterlerine göre tanı konulmuş 90 olgu 90 kontrol olgusu mevcuttu ve 14-20, 20-25 ve 25-28 yaşlar eşit şekilde gruplandırıldı. Hastaların antropometrik ölçümleri alındı ve BMI değerleri hesaplandı. Laboratuvar tetkiklerinde hormonal (LH, FSH, PRL, TSH, total testosteron, serbest testosteron, androstenedion, dehidroepiandrosteron-sulfat, 17-hidroksi progesteron, estradiol ve progesteron), seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) için bazal kan örnekleri, metabolik (glikoz, insülin, HbA1c, total kolesterol, HDL kolesterol ve trigliseritler) kan örnekleri ve AMH tayinleri de yapılmıştır. Hiperandrojenizm klinik tayini için olarak Modifiye Ferriman-Gallwey skorlaması kullanılmıştır. mFGS ≥ 4-6 klinik hiperandrojenemi varlığı olarak kabul edilmiştir, hiperandrojenizm biyokimyasal tayini ise serum toplam testosteron (>2 nmol/L) ve FAI (>4.5) ile sağlandı. Polikistik/multifoliküler over teşhisi için eşiği yumurtalık başına 2018 Uluslararası PKOS Rehberi doğrultusunda, ≥ 20 folikül ve 10 mL' den büyük bir over hacmi PKOS ile tutarlı olarak kabul edildi. Çalışmada TG/HDL oranı hesaplanarak 1.65 metabolik sendrom açısından yüksek riskli olarak değerlendirildi. Çalışmada oligomenore, ≥ 35 gün (veya yılda 4-8 adet) adet döngüsü aralıkları olarak tanımlanırken, amenore, yılda ≤3 adet olarak tanımlandı. Hastaların klinik, hormonal ve metabolik değerleri serum AMH düzeyleri ile karşılaştırılarak incelenmiştir. Bulgular: PKOS gruplarında ortalama serum AMH düzeyi, F&G Skoru, FAI, AFC, BMI, ortalama over volümü ve ortalama serum LH düzeyi kontrol gruplarıyla karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksek bulundu. SHBG düzeyi PKOS gruplarında kontrollere göre daha düşük bulundu. 20 yaş altı ve 20 yaş üstü hasta grupları serum AMH düzeylerine göre karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı bir fark izlenmedi. Hasta grupları ve kontroller arasında HbA1c düzeyleri, E2/FSH oranı ve TG/HDL oranları açısından anlamlı fark izlenmedi. Hastaların amenore sürelerine göre serum AMH düzeyleri karşılaştırıldığında 6 ay ve üzerinde amenoresi olan hastaların 3-6 ay amenoresi olanlara göre serum AMH düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulundu. Her grup için PKOS tanısını öngörmede predikte eden bir serum AMH düzeyi varlığını araştırdığımızda ROC analizi ile yapılan değerlendirme sonucunda 14-20 yaş hasta grubu için cut off değeri 3.8, 20-25 yaş hasta grubu için cut off değeri 4.4 ve 25-28 yaş hasta grubu için cut off değeri 5 olarak bulundu. Bu sonuçlar istatiksel olarak anlamlı idi (sırasıyla; p=0.000, p=0.000, p=0.000). Çalışmamıza dahil edilen tüm yaş gruplarında serum AMH düzeyinin PKOS tanısını öngörmede tanısal değeri olduğu görülmüştür (Eğri altında kalan alan: 0,776, 0,827, 0,890 %95 güven aralığı, p=0.000, p=0.000, p=0.000). Çalışmamızda her PKOS grubu için 3-6 ay amenore varlığını predikte eden bir serum AMH düzeyi varlığını araştırdığımızda ROC analizi ile yapılan değerlendirme sonucunda 14-20 yaş hasta grubu için cut off değeri 4.75, 20-25 yaşta 3.45 ve 25-28 yaş hasta grubu için cut off değeri 3.88 olarak bulundu. Bu cut off değerleri istatiksel olarak anlamlı idi (p=0.001, p=0.000, p=0.000). Hasta gruplarında serum AMH düzeyinin PKOS hastalarında 3-6 ay amenore varlığını öngörmede tanısal değeri olduğu görülmüştür (Eğri altında kalan alan: 0,777, 0.783, 0.824, %95 güven aralığı, p=0.001, p=0.000, p=0.000. Sırasıyla %81 sensitivite ve %80 spesifite, %83 sensitivite ve %52 spesifite, %88 sensitivite ve % 60 spesifite) Bu değer için önerilen sınır değer= 4.75, 3.45, 3.88 olarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızda her PKOS grubu için 6 ay ve üzeri amenore varlığını predikte eden bir serum AMH düzeyi varlığını araştırdığımızda ROC analizi ile yapılan değerlendirme sonucunda 14-20 yaş hasta grubu için cut off değeri 7.2 ve 25-28 yaş hasta grubu için cut off değeri 10.1 olarak bulundu. Bu sonuçlar istatiksel olarak anlamlı değildi (sırasıyla; p=0.159, p= 0.063). Ancak 20-25 yaş hasta grubu için cut off değeri 10.7 idi ve bu sonuç istatiksel olarak anlamlı idi (p=0.001). 20-25 yaş hasta grubunda serum AMH düzeyinin PKOS hastalarında 6 ay ve üzeri amenore varlığını öngörmede tanısal değeri olduğu görülmüştür (Eğri altında kalan alan: 0,965, %95 güven aralığı, p=0.001, %100 sensitivite ve %92 spesifiğe ile)(Bu değer için önerilen sınır değer=10.7). Hastaların klinik, hormonal ve metabolik değerleri serum AMH düzeyleri ile karşılaştırılarak incelendiğinde over volümü, F&G Skoru, AFC, oligo-amenore süresi ile güçlü-çok güçlü pozitif korelasyon izlenmiştir. HbA1c, BMI, TG/HDL oranı, FAI, LH/FSH oranı açısından korelasyon izlenmemiştir. Sonuç: Literatürdeki çeşitli kanıtlar, AMH' ın tanısal bir biyobelirteçten ziyade, bir şiddet indeksi ve çeşitli anovulasyonların tedavisi için bir rehber olarak önemli bir role sahip olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızın sonuçları da bunu destekler nitelikte literatür ile uyumlu sonuçlar vermiştir. Sonuç olarak, bu çalışma serum AMH seviyelerindeki artışın PKOS' ta artmış androjen üretimi ve kronik anovülasyon ile ilişkili olarak patofizyolojiye katkısı olan bir molekül olabileceğini desteklemektedir. Günümüz koşullarında patofizyolojisini net bir şekilde açıklayamadığımız PKOS grubunda hem oligomenore hem de amenore dahil ovulatuar disfonksiyonlarda serum AMH düzeyinin etkisi olabileceğini ve bu etkinin amenore süresi arttıkça daha fazla olduğunu gösterdik. Kesin bir etkiden bahsedebilmek için daha çok hasta sayısını kapsayan, daha geniş yaş aralığına sahip, geniş vaka serili çalışmaya ihtiyaç vardır. AMH'ın PKOS fizyopatolojisine katkısı olan mekanizmaları netleştikçe moleküler seviyedeki tedaviye de katkısı olacağına inanmaktayız. Anahtar Kelimeler: Normogonadotropik Amenore, PKOS, AMH