Aile hekimlerinin obezite ile mücadeledeki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE ATALAY DİRGEN
Danışman: Burcu DOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Obezite küresel boyutta giderek artış gösteren bir halk sağlığı sorunudur. Aile hekimleri, birinci basamakta hastaları ile biyopsikososyal yaklaşımla sürekli ilgilenme avantajına sahip olduklarından, bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi, tanı ve tedavisinin başlatılmasında anahtar bir role sahiptirler. Bu çalışma, Türkiye'de birinci basamakta sağlık hizmeti veren aile hekimlerinin ve aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinin obezite ile mücadele konusunda hangi aşamada ve ne ölçüde yer aldıklarını saptamak ve bu aşamalarda karşılaşılan sorunların aile hekimlerinin bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki çalışmamıza 01.09.2022-28.02.2023 tarihleri arasında Türkiye'de birinci basamakta görevli aile hekimlerinden ve aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinden Türkiye Aile Hekimliği Uzmanlık Derneği'ne (TAHUD) üyeliği bulunanlara, internet ortamında hazırlanan anket formuna ait web bağlantısı, elektronik posta yoluyla gönderilmiş ve toplam 255 hekim katılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS versiyon 25.0 programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 255 hekiminin %55'i kadındı, %42'si uzman hekimdi ve günlük baktıkları ortalama hasta sayısı 46'ydı. Hekimlerin %50'si obezite değerlendirme konusunda mezuniyet sonrası eğitim almadığını bildirdi. Obezite değerlendirme konusunda kendini yalnızca %40'ı sıklıkla ve her zaman yeterli görmektedir. Obezite tanısında kullandıkları en sık ölçüm yöntemi BKİ (%97) ve bel çevresi (%72)'ydi. Kadın hekimlerin risk faktörü sorgulama, koruyucu hekimlik, tanı, tedavi sonrası takip ve total puanları daha yüksekti (sırasıyla p=0,005, p=0,013, p<0,001, p=0,009 ve p=0,002). Aile sağlığı merkezine kayıtlı olan nüfus arttıkça risk faktörü sorgulama, tanı, tedavi sonrası takip ve total puanları düşmektedir (sırasıyla p=0,043, p=0,002, p=0,001, p=0,007). Obezite değerlendirme konusunda mezuniyet sonrası eğitim almadığını belirten hekimlerin risk faktörü sorgulama, koruyucu hekimlik, tanı, tedavi ve tedavi sonrası takip puanları daha düşüktür (sırasıyla p=0,005, p=0,001, p=0,030, p<0,001, p<0,001). Katılımcıların obezite değerlendirme konusunda kendilerini her zaman yeterli görenlerin koruyucu hekimlik, tanı, tedavi, tedavi sonrası takip ve total puanları diğerlerinden yüksektir (sırasıyla p=0,001, p=0,024, p<0,001, p=0,009 ve p<0,001). Mezuniyet sonrası kongre, seminer vs. ortamında eğitim alanlarda engel puanı daha düşüktür (p=0,045). Pratisyen hekimlerin engel puanı uzman hekimlere göre (p=0,046), kendini nadiren yeterli görenlerin engel puanı kendini sıklıkla yeterli görenlere göre daha yüksektir (p=0,006). Katılımcıların obezite yönetiminde en sık karşılaştığı engellere baktığımızda; toplumun bilinçli bir sağlık okuryazarlığına sahip olmaması, hekimin bakmakla yükümlü olduğu hasta sayısının fazla olması ve çalışma şartları nedeniyle hekimlerin yaşadıkları duygusal tükenmişlik olarak belirtilmiştir. Sonuç: Çalışmamıza katılan hekimlerin yarıdan azı obezite değerlendirme ve yönetme konusunda kendini yeterli görmektedir. Katılımcıların yarısı obezite konusunda mezuniyet sonrası eğitim almadığını belirtmiştir. Ülkemizde aile hekimi başına düşen hasta nüfusu ve günlük bakılan hasta sayısı gelişmiş ülkelerin çok üzerindedir. Obezite ile daha etkin mücadele etmek için bir halk sağlığı sorunu olan obezite toplumun bilgi ve farkındalık düzeyini artırmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca hekimlerin daha aktif katılım sağlamaları için çalışma koşulları iyileştirilmeli, hasta sayısını azaltılmalı ve obezite yönetimine yönelik mezuniyet sonrasında hizmet içi eğitimlere daha fazla önem gösterilmelidir. Anahtar Kelimeler: aile hekimi; obezite; birinci basamak.