Direkt üretim şeffaf plakların diş hareketine etkisi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ (ANKARA), KLİNİK BİLİMLER BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU BAKKAL

Danışman: Kübra Gülnur TOPSAKAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu tez çalışmasının amacı, şeffaf plakların üretiminde kullanılan termoform ve üç boyutlu (3B) yazıcılarla direkt üretim tekniklerinin biyomekanik özelliklerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmek; ayrıca direkt üretim tekniğiyle elde edilen şeffaf plaklarda uygulanan farklı kalınlık modifikasyonlarının, maksiller lateral dişlerdeki 1° tork hareketi etkinliği, diş dokuları üzerindeki stres dağılımı ve plak deformasyonu üzerindeki etkilerini sonlu elemanlar analizi (SEA) yöntemi ile analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi verileri kullanılarak üst çene, diş ve çevre anatomik yapılar 3B olarak dijital ortamda modellenmiş ve bu modeller üzerinde farklı kalınlık, bölgesel modifikasyon ve üretim yöntemi senaryolarına göre tasarlanmış sanal şeffaf plak yapıları oluşturulmuştur. Plakların yapısal özelliklerine göre beş ayrı model senaryosu tanımlanmıştır. Birinci senaryoda, 0.75 mm kalınlığında, homojen yapıya sahip ve termoform yöntemiyle üretileceği varsayılan bir plak tasarımı modellenmiştir (Duran, Scheu Dental, Iserlohn, Almanya). İkinci senaryoda, 0.50 mm kalınlığında, homojen bir plak yapısı, TA-28 materyali (Graphy Inc., Seoul, Kore) kullanılarak 3B yazıcıyla direkt üretim esasına dayalı olarak sanal ortamda oluşturulmuştur. Üçüncü senaryoda, aynı şekilde TA-28 materyali dikkate alınarak, labiogingival bölgede 0.90 mm kalınlık modifikasyonu içeren bir plak tasarımı sanal olarak modellenmiştir. Dördüncü senaryoda, yine labiogingival kalınlık artışı korunmuş ancak malzeme olarak Dental LT® (Scheu Dental, Iserlohn, Almanya) esas alınmıştır. Beşinci senaryoda ise hem labiogingival hem de palatoinsizal bölgelerde 0.90 mm'ye çıkarılmış kalınlığa sahip bir plak tasarımı, TA-28 materyali kullanılarak oluşturulmuştur. Tüm sanal modeller, SEA'ne uygun hale getirilmiş ve her bir senaryoda lateral dişlere 1 ° palatinal kök torku uygulanmıştır. SEA ALTAIR Hypermesh yazılımı ile gerçekleştirilmiş, çözümler ALTAIR Optistruct platformu kullanılarak yürütülmüştür. Bulgular: Lateral dişlere 1° palatinal kök torku uygulandığında, en yüksek hareket etkinliği hem labiogingival hem de palatoinsizal bölgelerde kalınlığı 0.90 mm'ye çıkarılmış olan plak tasarımının yer aldığı beşinci senaryoda gözlemlenmiştir. Tüm senaryolarda tork hareketi ile, incelenen dişlerin köklerinde mezial yönlü, kronlarında ise distal yönlü istenmeyen hareketlerin meydana geldiği belirlenmiştir. Ayrıca, bu istenmeyen hareketlerin, tork hareket etkinliği arttıkça belirgin şekilde arttığı saptanmıştır. Diş dokuları üzerindeki stres dağılımı ve plak deformasyonu değerlendirildiğinde, en yüksek gerilme değerleri yine beşinci senaryoda hem labiogingival hem de palatoinsizal bölgelerde kalınlık artışı bulunan plak modifikasyonunda ölçülmüştür. Sonuç: Lateral dişlere tork hareketi uygulanırken, plak tasarımında hem labiolingual hem de palatoinzisal bölgelerde yapılan kalınlık artışı modifikasyonlarının hareket etkinliğini artırabileceği görülmüştür. Ancak bu uygulamalar sırasında, yalnızca hedeflenen dişte değil, komşu dişlerde de istenmeyen hareketler meydana gelebilmektedir. Klinisyen tork hareketini ve plaklar üzerinde yapılacak değişiklikleri planlarken bu durumu göz önünde bulundurmalı, buna uygun olarak gerekli mekanik önlemleri almalıdır. Anahtar kelimeler: 3B yazıcı, Şeffaf plak tedavisi, Direkt üretim şeffaf plak, Tork.