Konveks prob endobronşial ultrasonografi eşliğinde transbronşial iğne aspirasyonu ile akciğer adenokarsinomu ve spesifiye edilemeyen tip (NOS)tanısı konulan örneklerin egfr, alk ve ros1 mutasyonu çalışılması için yeterliliğinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞBA ÇİÇEK
Danışman: Ayperi ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akciğer kanserinin en sık görülen patolojik tipi küçük hücreli dışı akciğer karsinomudur (KHDAK). KHDAK'lu olgular tanı anında %30-40 oranında ileri evrede saptanır ve bu olgularda minimal invaziv işlemler tercih edilmelidir. Konveks prob endobronşial ultrasonografi eşliğinde transbronşial iğne aspirasyonu (EBUS-TBIA), KHDAK'nin mediastinal evrelendirilmesinde yüksek sensitiviteye sahip minimal invazif bir tekniktir. Son yıllarda KHDAK'da genetik mutasyonları göstermek için yapılan moleküler testler sayesinde tedavide yenilikler ortaya çıkmıştır. Özellikle ileri evre KHDAK'nde hedefe yönelik tedavinin birinci basamak olarak uygulanmasının sağ kalımı olumlu yönde etkilediğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, EBUS-TBİA ile adenokarsinom veya NOS tanısı konulmuş histopatolojik örneklerde EGFR, ALK, ROS1 mutasyonları çalışılabilmesi için materyal yeterliliğini değerlendirmektir. Gereç Yöntem: Çalışmaya Ocak 2013-Aralık 2016 arasında Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde; EBUS-TBİA ile akciğer adenokarsinomu veya NOS tanısı konulmuş 114 olgu dahil edildi. Çalışma retrospektif olarak planlanmıştır. Olguların demografik özellikleri, örneklenen lenf nodu sayısı, lenf nodu çapı, lenf nodu istasyonları, hedeflenebilir gen mutasyonu varlığı ve moleküler testlerin çalışılabilmesi için materyal yeterliliği kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 114 olgunun; 86'sı (%75,4) adenokarsinom, 28'i (%24,6) NOS tanısı aldı. Olguların çoğunluğu erkek cinsiyetten oluşmaktaydı (%73,7). Ortalama yaş 59,1±9,2 idi. Çalışmaya dahil edilen hastaların tamamında EGFR, 113'ünde ALK ve 98'inde ROS1 mutasyonu çalışıldı. Tüm hasta grubunda EGFR, ALK, ROS1 mutasyonu için materyal yeterlilik oranı sırasıyla %88,6, 93,8 ve %91,8 olarak bulundu. Toplam 13 hastada (%11,4) EGFR gen mutasyonu, 9 hastada (%8) ALK rearanjmanı ve 1 hastada (%1) ROS1 rearanjmanı pozitif bulundu. SONUÇ: Bu çalışmada mediastinal evrelemede kullanılan diğer yöntemlere göre daha az invaziv bir teknik olan EBUS-TBİA ile KHDAK'nin hedefe yönelik tedavi planlanmasında belirleyici mutasyonların çalışılabilmesi için y materyalin toplanmasının etkin bir şekilde yapılabileceği görülmüştür. EBUS-TBİA akciğer kanserinin tanı ve evrelendirilmesinde sıklıkla kullanılan bir teknik olup günümüzde artık tedavinin yönetimininde de rol almaya başlamıştır. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, ALK, EBUS-TBİA, EGFR, ROS1.