Düşük serum ferritin konsantrasyonu olan ve anemisi olmayan premenapozal kadınlarda, intravenöz demir replasman tedavisinin klinik sonlanımlar üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, DİYARBAKIR GAZİ YAŞARGİL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUBA BOZKURT

Danışman: Bilgin Bahadır BAŞGÖZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET DÜŞÜK SERUM FERRİTİN KONSANTRASYONU OLAN VE ANEMİSİ OLMAYAN PREMENAPOZAL KADINLARDA, İNTRAVENÖZ DEMİR REPLASMAN TEDAVİSİNİN KLİNİK SONLANIMLAR ÜZERİNE ETKİSİ Giriş: Demir eksikliği, özellikle premenopozal kadınlar arasında dünya genelinde en yaygın mikronutrient eksikliklerinden biridir. Anemi gelişmemiş olsa dahi, düşük serum ferritin düzeyleri; yorgunluk, bilişsel işlevlerde bozulma ve azalmış egzersiz kapasitesi gibi klinik belirtilerle ilişkilidir. İzole demir eksikliği olarak tanımlanan bu durum çoğunlukla göz ardı edilmektedir. Mevcut klinik kılavuzlar genellikle yalnızca anemi varlığında demir tedavisini önermekte, anemik olmayan bireylerdeki demir eksikliği yönetimi ise belirsizliğini korumaktadır. Özellikle oral demirin tolere edilemediği veya etkisiz kaldığı durumlarda intravenöz (IV) demir tedavisi hızlı ve etkili bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ferritin düzeyi düşük ancak hemoglobini normal olan premenopozal kadınlarda IV demir tedavisinin yorgunluk semptomlarına etkisini değerlendirmektir. Çalışma, demir eksikliğine bağlı semptomların yalnızca laboratuvar değerleriyle açıklanamayacağını ve IV demirin hem hematolojik parametreler hem de fonksiyonel çıktılar üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceğini göstermeyi hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmaya, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'ne başvuran, hemoglobin düzeyi ≥12 g/dL ve serum ferritin düzeyi <40 ng/mL olan 18–51 yaş arası premenopozal kadınlar dahil edilmiştir. Kronik hastalık, gastrointestinal sistem patolojisi, oral kontraseptif kullanımı veya enfeksiyon gibi dışlayıcı kriterlere sahip bireyler çalışmaya alınmamıştır. Tüm katılımcılara tek doz İV ferrik karboksimaltoz uygulanmıştır. Yorgunluk düzeyleri, tedavi öncesi ve 6 hafta sonrası olmak üzere Multidimensional Fatigue Inventory-20 (MFI-20) ölçeği ile değerlendirilmiştir. Ölçek; genel yorgunluk, fiziksel yorgunluk, zihinsel yorgunluk, azalmış motivasyon ve azalmış aktivite alt başlıklarını içermektedir. Hemoglobin, ferritin ve transferrin saturasyonu gibi laboratuvar parametreleri değerlendirilmiştir. Veriler SPSS yazılımı kullanılarak analiz edilmiş; parametrik ve non-parametrik testlerin yanı sıra korelasyon analizleri uygulanmıştır. Çalışma için etik kurul onayı alınmış ve katılımcılardan bilgilendirilmiş onam formu temin edilmiştir. Bulgular: İV demir tedavisi sonrası yorgunluk skorlarında anlamlı bir azalma saptanmıştır. MFI-20 toplam skoru 69,73 ± 10,85'ten 50,73 ± 13,75'e düşerek istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme göstermiştir (p < 0,001). Genel yorgunluk, fiziksel yorgunluk, zihinsel yorgunluk, azalmış motivasyon ve azalmış aktivite alt gruplarının tamamında anlamlı düzelme gözlenmiştir. Başlangıç ferritin düzeyi veya yaş ile tedaviye yanıt arasında doğrudan bir korelasyon bulunmamakla birlikte, 31–40 yaş grubunda daha belirgin bir iyileşme gözlenmiştir. Bulgular, IV demir tedavisinin yalnızca hematolojik değil, fonksiyonel ve semptomatik iyilik halini de anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir. Sonuç:Anemisi olmayan ancak düşük serum ferritin düzeyine sahip premenopozal kadınlarda İV demir tedavisi, yorgunluk semptomlarını anlamlı şekilde azaltmaktadır. Bu iyileşme, başlangıç ferritin düzeyinden bağımsız olarak tüm katılımcılarda gözlenmiştir. Subklinik demir eksikliğinin klinik olarak anlamlı semptomlar yaratabileceği bu çalışma ile ortaya konmuştur. Bulgular, IV demir tedavisinin yalnızca biyokimyasal parametreleri değil, aynı zamanda yaşam kalitesi, üretkenlik ve günlük işlevselliği de artırabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, ferritin düzeyi düşük premenopozal kadınlarda açıklanamayan yorgunluk semptomlarının değerlendirilmesinde demir düzeylerinin dikkate alınması önerilmektedir.