Pulmoner hamartomlarda cerrahi tedavi sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NUR ATAŞ
Danışman: Funda İNCEKARA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Pulmoner hamartomlar (PH) akciğerin en sık görülen benign tümörüdür (%70) (1–3) Tüm soliter pulmoner nodüllerin %8'idir (4,5) Matür mezenkimal dokuları içeren (düz kas, yağ, kıkırdak) bir malformasyondur (6,7). Erişkinlerde en sık görülen benign pulmoner neoplazmdır (3). Sıklıkla tesadüfen fark edilseler de yerleşim yerine göre çeşitli semptomlarla hastalar başvurabilirler (8,9). Çalışmamızda kliniğimizde PH nedeniyle opere edilen hastaların klinik, cerrahi ve patoloji verileri retrospektif olarak derlenmiş ve literatür eşliğinde tartışılarak mevcut tedavi yöntemlerine katkı verilmesi amaçlanmıştır. Yöntem ve Gereç T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde Ocak 2009 ve Ocak 2023 tarihleri arasında PH sebebi ile opere edilen 408 hastanın verileri elektronik ve fiziksel dosya aracılığı ile tarandı. Tanı doğrulaması için patoloji raporları, histolojik analizler ve hastaların diğer ilgili kayıtları gözden geçirildi. Hastaların 144 tanesinin taburculuk sonrası dosya verilerine erişim sağlanamadığından çalışmadan çıkarıldı. Toplam 264 hasta çalışmaya dahil edildi. Post -operatif takip süresi 6, 12 ve 24 ay olarak belirlendi. Hastaların elektronik ortamdaki ve arşiv dosya bilgileri geriye dönük taranarak yaş, cinsiyet, Postero-Anterı̇or Akciğer Grafi (PAAG), BT verileri, Pozitron emisyon- Bilgisayarlı tomografi (PET-BT) SUV max değeri, tümörün tarafı, lokalizasyonu, endobronşiyal lezyon (EBL) varlığı ,lezyonun büyüklüğü, boyut artışı, eşlik eden pulmoner ve non pulmoner malignite varlığı, yapılan cerrahi prosedür, tümörün histolojik alt tipi, tümör boyutu, lenf nodu diseksiyonu ve patoloji sonuçları, yeri, hastanede kalış süresi, postoperatif komplikasyon varlığı, iki yıllık takipte nüks ve mortalite verileri elde edilmiştir. xi Bütün olgular 2021 Dünya sağlık örgütü (DSÖ) sınıflandırmasındaki akciğere özgü mezenkimal tümörler başlığı altında baskın hücre tipine göre kondromatöz, kondrolipomatöz, kartilaginöz hamartom olarak belirtildi. Verilerin analizi Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 26.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Gruplar arası farkları değerlendirmek için Ki-kare testi kullanılmış, anlamlı farklılık gösteren alt gruplar Bonferroni düzeltmesiyle belirlenmiştir. Mortalite ve nüks/metastaz ile klinik-patolojik değişkenler arasındaki ilişkiler Spearman korelasyon analizi ile incelenmiş; elde edilen katsayılar ilişkinin gücüne göre yorumlanmıştır. Mortaliteyi etkileyen faktörler için tekli lojistik regresyon analizi, sağkalım sürelerinin karşılaştırılmasında ise Kaplan-Meier yöntemi ve Log-Rank testi uygulanmıştır. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 ve p<0,01 olarak kabul edilmiştir. Bulgular Çalışmaya dâhil edilen 264 hastanın %63,3'ü (n=167) erkek, %36,7'si (n=97) kadındır.Yaş dağılımına göre hastaların %9,1'i 40 yaş altında, %49,6'sı 40–59 yaş aralığında, %41,3'ü ise 60 yaş ve üzerindedir. Olguların %59,8'i (n=158) semptomatik bulunmuş; en sık görülen semptomlar öksürük %27,7(n=73) dispne %11,7 (n=31), hemoptizi %10,6 (n=28) ve sırt ağrısı %7,2 (n=19) olarak saptanmıştır. Hastaların %25'inde (n=66) radyolojik olarak progresyon saptanmıştır. Sigara kullanım durumuna göre hastaların %41,3'ü (n=109) aktif içici, %37,1'i (n=98) bırakmış, %21,6'sı (n=57) ise hiç sigara kullanmamıştır. Asbest maruziyeti hastaların%15,9'unda (n=42) izlenmiş, ekstratorasik malignite öyküsü ise hastaların %4,5'inde (n=12) belirlenmiştir. Tanı anında intratorasik malign hastalık oranı %9,1 (n=24) olup, olguların büyük çoğunluğunda (%87,9 n=232) intratorasik ek hastalık saptanmamıştır. Lezyonun taraf dağılımına göre hastaların %61,4'ünde (n=162) sağ akciğer, %38,6'sında (n=102) sol akciğer tutulumu vardır. xii Lezyon lokalizasyonu açısından en sık tutulum bölgesi sağ alt lobdur (%26,5; n=70). Bunu sırasıyla sağ üst lob (%22,3; n=59) ve sol alt lob (%18,2; n=48) izlemiştir. Sol üst lob yerleşimi %15,5 (n=41), sağ orta lob %7,2 (n=19), endobronşiyal yerleşim ise %7,2 (n=19) oranında görülmüştür. Nadir lokalizasyonlar arasında sol lingula (%1,9; n=5), multipl lob tutulumu (%1,1; n=3) ve ekstrapulmoner yerleşim (%1,1; n=3) yer almaktadır. Şekil1: Pulmoner hamartomların loblara dağılımı Cerrahi yaklaşım olarak en sık VATS uygulanmıştır (%71,2; n=188). Rezeksiyon tipleri değerlendirildiğinde, wedge rezeksiyon %84,5 (n=223) ile en sık uygulanan yöntem olmuştur. Bunu lobektomi (%10,2; n=27), segmentektomi (%2,3 n=6) ve pnömonektomi (%0,8; n=2) izlemiştir. Lenf nodu diseksiyonu 47 hastada (%17,8) yapılmış, geri kalan 217 hastaya (%82,2) uygulanmamıştır. Postoperatif komplikasyonlar incelendiğinde, olguların %82,2'sinde (n=217) komplikasyon gelişmemiştir. Komplikasyon gözlenen hastaların %14,4'ünde (n=38) minör, %3,4'ünde (n=9) major komplikasyon görülmüştür. Major komplikasyonlar arasında atriyal fibrilasyon ve pnömoni (her biri n=4) en sık nedenler olup, yalnızca bir hastada kronik ampiyem saptanmıştır. Minör xiii komplikasyonlarda en sık atelektazi (n=18) izlenmiş, bunu uzamış hava kaçağı (n=16) ve plevral efüzyon (n=4) takip etmiştir. Takip sürecinde hiçbir hastada nüks gelişmemiş ve mortalite izlenmemiştir. Hastanede yatış süresi ortalama 4,55 ± 2,53 gün, medyan 4 gün (1–17 gün aralığında) olarak bulunmuştur. Sonuç Pulmoner hamartomlar, benign mezenkimal akciğer tümörleri olup, çoğunlukla insidental olarak saptanmakta ve genellikle periferik yerleşim göstermektedir (8). Hastaların %7'sinde primer akciğer karsinomu eşliği mevcut olup, bu oran literatürde bildirilen değerlerle uyumludur (10) Eşlik eden akciğer maligniteleri arasında en sık histolojik tip adenokarsinom olup, bunu skuamöz hücreli karsinom takip etmiştir. Buna ek olarak, olguların %10'unda meme, kolon veya prostat kaynaklı ekstrapulmoner maligniteler saptanmış; bu oran da önceki serilerde bildirilen %6–14 aralığındaki değerlerle örtüşmektedir (3,11) Elde edilen bulgular, PH tanısı konulan hastalarda hem eşlik eden primer akciğer kanseri hem de sistemik maligniteler açısından dikkatli tarama ve ayırıcı tanı yapılmasının önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Pulmoner hamartom, ekstrapulmoner malignite ,primer pulmoner malignite , insidental