Ortopedik yaralanmalı multitravma hastalarında tek merkez deneyimine ilişkin sonuçlarımız
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BARIŞ SARI
Danışman: Özhan PAZARCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç; Travma dünyadaki en önemli ölüm sebeplerinden biridir. Hastalara etkin bir resüsitasyon sağlanması ve prognostik faktörlerin iyi analiz edilmesi çok önemlidir. Etkili bir tedavi sağlanması hastalarda mortalite dahil gelişebilecek komplikasyonları minimum seviyeye indirmemizde yardımcı olacaktır. Sunulan çalışmamızda ortopedik yaralanmalı multitravmalı hastalara ait tek merkez sonuçlarını sunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya multitravma tanımlamasına uygun 228 hasta kabul edildi. 1 hastanın sistemde tedavi ret formu vererek başka hastaneye transfer olması sebebiyle 227 hasta analiz edildi. Hasta bilgileri hastane otomasyon sistemindeki hasta dosyalarından retrospektif olarak tarandı. Hastaların yaşı, cinsiyeti, travma bölgeleri, kırılan kemiklerin lokalizasyonları, uygulanan ameliyat çeşidi, kan değerleri (laktat, pH, baz açığı, giriş hemoglobin değeri), travma skorları hastane yatış süresi, hastanın takip edilme süresi, ameliyatta kullanılan implant ve komplikasyon gelişimi analiz edildi. Hastaların acile başvuru anındaki klinik durumları değerlendirilirken Louisville kriterleri, Hannover kriterleri ve Kemik Eklem Cerrahisi Derneği'nin Ortopedi ve Travmatoloji yayınlarında paylaşılan derecelendirme kriterlerinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 25.0 programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan tüm hastaların 190'ı (%83,7) erkek, 37'si (%16,3) kadındı. Hastaların ortalama yaştı 44,5 olarak hesaplandı. Hastaların demografik özellikleri ile komplikasyon gelişimi arasında anlamlı bir istatistiksel bağlantı saptanmadı. 227 hastadan 111'ine (%48,9)'una cerrahi tedavi uygulandı. Cerrahi tedavi uygulanan 111 hastadan 78'ine (%70,3) direkt definitif cerrahi uygulanırken, 33'üne (%29,7) hasar kontrol cerrahisi uygulandı. Yapılan analizlerde, komplikasyon riski açısından hasar kontrollü cerrahi uygulanan ya da direkt definitif cerrahi uygulanan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. 227 hastadan 115'inde toraks bölgesi travması saptanarak (%50,7), en sık travma görülen bölge olmuştur. 227 hastanın 33'ünde (%14,5) açık kırık saptandı. En sık görülen travma nedeni 66 hasta (%29,1) ile araç dışı trafik kazasıdır. 227 hastanın 221'inde (%97,4) kırık saptandı. 6 hasta yumuşak doku problemleri için yatırıldı. En sık görülen kırık lokalizasyonu, 73 hasta (%33) ile pelvis kırıkladır. 227 hastanın 61'inde (%26,9) komplikasyon gözlendi. 61 hastanın 30'u (%49,2) yatışı esnasında eksitus oldu. Araştırmada yapılan analizlerde hastaların acile başvuru anında alınan kan tahlillerinde komplikasyon öngörüsü en yararlı parametrelerin pH, baz açığı ve laktat olduğu saptandı. Bu parametreler kendi aralarında karşılaştırıldıklarında, pH'ın komplikasyon gelişimini öngörmede diğerlerine göre daha üstün olduğu saptandı. X Hastalardan acile başvuru esnasında instabil olarak değerlendirilen hastalar komplikasyon riski en düşük hastalar olarak analiz edildi. Ekstrem instabil olarak değerlendirilen hastalarda komplikasyon riskinin en yüksek olduğu saptandı. Araştırmamızda pelvis travması geçiren hastaların komplikasyon gelişme riskinin arttığı saptandı. Komplikasyon riskini en fazla artıran kırığın femur kırıkları olduğu analiz edildi. Tüm risk artıran parametreler birbirleriyle karşılaştırıldıklarında, en fazla risk artıran parametrenin femur kırıkları olduğu analiz edildi. Hastalarımızda ortalama Injury Severity Score (ISS) 45,9±19,2 olarak hesaplandı. Yapılan analizlere ISS skoru arttıkça komplikasyon riskinin istatistiksel anlamlı bir şekilde arttığı saptandı. Travma bölgelerine baktığımızda hastaların pH'ı toraks, batın veya pelvis travmalı hastalarda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük bulundu. Baz açığının toraks ve batın travmalı hastalarda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı görüldü. Sonuç: Multitravmalı hastaların büyük bir çoğunluğunu erkek cinsiyet oluşturmaktadır. Araç dışı trafik kazaları başta olmak üzere, trafik kazaları en büyük etiyolojiyi oluşturmaktadır. Hastaların yaşları, cinsiyetleri ve komplikasyon gelişim riski arasında anlamlı bir bağlantı saptanmadı. Hastalarda pelvis travmasının saptanması komplikasyon riskini artırmaktadır. Komplikasyon riskini en fazla artıran parametre femur kırığıdır. Hastaların acile başvurusu esnasında alınan kan tahlilleri göz önüne alındığında, araştırmamızda hastaların komplikasyon risklerini öngören en önemli parametreler sırayla pH, baz açığı ve laktattır. Aralarında en önemlisinin pH olduğu saptandı. Araştırmamızda farklı travma bölgelerinin, bu parametreler üzerinde farklı etkileri olduğu saptandı. Araştırmamızda komplikasyon riski, instabil olarak değerlendirilen hastalarda daha düşük saptandı. En yüksek komplikasyon riski ekstrem instabil olarak değerlendirilen hastalarda saptandı. Direkt definitif cerrahi ile hasar kontrol cerrahisi arasında komplikasyon riski açısından istatistiksel olarak bir fark saptanmadı. Tüm bu sonuçlar ekstrem instabil olarak değerlendirilen hastalar dışında diğer hastalara olabildiğince direkt definitif cerrahi uygulanabileceğini desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Multitravma, kan gazı, travma bölgesi, hasar kontrollü cerrahi, definitif cerrahi.