Kronik hepatit B'ye bağlı fibrozisin saptanmasında non-invaziv yöntemlerle karaciğer biyopsisinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MİNE FİLİZ
Danışman: Cumhur ARTUK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kronik Hepatit B'ye bağlı karaciğer fibrozisinin saptanmasında son zamanlarda non-invaziv serum biyokimyasal testleri ve elastografi temelli görüntüleme yöntemleri daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada Kronik Hepatit B nedeniyle perkütan karaciğer biyopsisi yapılan hastalarda histopatolojik olarak doğrulanmış karaciğer fibrozisinin serum biyokimyasal testleri ve elastografi temelli görüntüleme yöntemleri ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 01.09.2021-01.09.2022 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniğinde Kronik Hepatit B tanısı ile takip edilen ve Girişimsel Radyoloji ünitesinde perkütan karaciğer biyopsisi yapılan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastaların yaşı, vücut kitle indeksi, cinsiyeti, laboratuvar sonuçları ve Point Shear Wave Elastografi (pSWE) ölçümleri retrospektif olarak taranarak kaydedilmiştir. Hastanemizde pSWE ölçümleri Avrupa Tıp ve Biyolojide Ultrason Dernekleri Federasyonu (EFSUMB) yönergelerine uygun olarak yapılmakta ve EFSUMB tarafından tavsiye edilen karaciğer fibrozis eşik değerleri kullanılmaktadır. İstatistiksel veriler SPSS Versiyon 22.0 paket programı ile hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya 35 hasta dahil edilmiştir. Hastaların 23'ü erkek (%65,7), 12'si kadındı (%34,3). Hastaların yaş ortalaması 47,2 ± 12,6 idi. Histopatolojik fibrozis skorlama sistemlerine göre 20 hastada (%57,1) hafif fibrozis, 15 hastada (%42,9) ise belirgin fibrozis saptanmıştır. Yapılan istatistiksel analizde belirgin fibrozis riskinin yaş ve VKİ ile anlamlı olarak arttığı gösterilmiştir (p=0,018 ve p=0,032). Hafif fibrozis saptanan hastaların ortalama pSWE değeri 1,6 ± 0,5 m/sn iken, belirgin fibrozis saptanan hastaların ortalama pSWE değeri 2,2 ± 0,5 m/sn saptanmıştır. Belirgin fibrozis riski ile pSWE ortalama değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu gösterilmiştir (p=0,002) ve histopatolojik skorlama sistemleri referans olarak alındığında testin doğruluk oranı %62,8 olarak hesaplanmıştır. Yapılan ROC eğrisinde eğri altında kalan alan (EAA) 0,807 hesaplanmıştır. Analizlerde pSWE'nin belirgin fibrozisi belirlemek için cut-off değeri 1,77 m/sn alındığında [Olabilirlik Oranı (LR): 2,67] testin sensitivitesi %80 ve spesifitesi %70 bulunmuştur (p=0,002). Spearman korelasyon testine göre hastaların pSWE median değerleri ile yaş (r=0,452, p< 0,01), VKİ (r=0,673 , p< 0,01), hepatosteatoz derecesi (r=0,534 , p< 0,01) ve histopatolojik fibrozis skorları (r=0,633 , p< 0,01) arasında orta seviyede pozitif ve anlamlı bir korelasyon olduğu gösterilmiştir. Sonuç: pSWE'nin klinik pratikte Kronik Hepatit B ile takipli hastalarda avantaj sağlayabileceği öngörülmektedir. Uygun teknolojide cihazlar ile rutin ultrason görüntülemesi esnasında yapılabilen pSWE umut vadetmektedir; ancak pSWE'nin yaygınlaşması ile elde edilecek yeni bilgiler sayesinde yöntemin daha da gelişeceği düşünülmektedir.