65 yaş ve üstü bireylerin bilişsel işlev düzeyleri, depresyon durumu ve bilişsel fonksiyonlarını etkileyen faktörlerin saptanması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERVA ÜÇÜNCÜ
Danışman: Seçil ARICA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Yaşlanma, fiziksel, bilişsel ve psikolojik olarak çeşitli işlevlerde gerilemenin görüldüğü bir süreçtir. 65 yaş ve üzeri kişiler sağlık sorunları için birinci basamağa sık başvurmaktadır. Bu sebeple aile hekimleri yaşlı nüfus ve yakınları ile yoğun ve uzun vadeli ilişki içindedirler. Aile hekimlerinin yaşlanmayla gelen fizyolojik ya da patolojik durumları iyi bilmeleri, doğal yaşlanma zannedilip gözden kaçabilecek durumları fark etmelerini sağlayacaktır. Determining the Cognitive Function Levels, Depression Status, and Factors Affecting Cognitive Functions of Individuals aged 65 and Over Gereç ve Yöntem: Araştırmamız tek merkezli, kesitsel, tanımlayıcı-analitik bir anket çalışmasıdır. Çalışmaya Ocak 2018 ve Nisan 2018 tarihleri arasında Sağlık bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Bağcılar Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı nüfusta 65 yaş ve üstü, tanı almış nöropsikiyatrik hastalığı olmayan gönüllü 106 kadın ve 84 erkek toplam190 hasta dahil edildi. Sosyodemografik anket, Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (Okuma yazma bilmeyen hastalara MoCA-basit versiyon), Geriatrik Depresyon Ölçeği yüz yüze uygulandı. Hastaların yıllık rutin kan tahlil sonuçları değerlendirildi. Veriler SPSS 15.0 for Windows programında Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Ki Kare testleriyle analiz edilip Spearman korelasyon analizi ile incelendi. İstatistiksel alfa anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalamaları 72,2±5,8 (minimum:65, maksimum:91), eğitim süresi ortalamaları 5,0±3,3 yıl (minimum: 0 maksimum: 12) idi. Geriatrik Depresyon Skalası'na göre 36 bireyde (%18,9) depresyon; Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği'ne göre 82 kişide (%43,2) hafif bilişsel bozukluk saptandı. Montreal skoru ile eğitim süresi arasında pozitif yönde anlamlı ilişki saptandı (p=0,015). 85 yaş ve üstü grubun Montreal skorları diğer gruplara göre anlamlı düşüktü (p<0,001). Hafif bilişsel bozukluğu olanların, alkol kullanım oranı ve B12 vitamini düzeyleri anlamlı düşük, depresyon varlığı oranları ise anlamlı yüksekti (p=0,025; p<0,0001; p=0,041). Hafif bilişsel bozukluk saptananlarda muayene esnasında hipertansiyon saptanma oranı anlamlı yüksekti (p=0,028). Ayrıca ailede nöropsikiyatrik hastalık öyküsü olması ve MCV değerinin makrositer olması koruyucu faktör olarak saptandı (p=0,041 p=0,043). Sonuç: Tüm durumlar göz önüne alındığında hastaların en kolay ulaşabileceği sağlık hizmet birimi olarak aile hekimliği, risk altındaki yaşlı nüfusunun bilişsel fonksiyon takibi açısından düzenli kontrollerini sağlamakta, gerektiğinde tedavi başlamakta ve üst merkeze sevk etmekte büyük önem taşımaktadır.