Diffüz büyük B hücreli lenfoma hastalarında prognoz değerlendirilmesinde sistemik immun inflamatuar indeks ile diğer prognostik belirteçlerin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF BÜŞRA AYVACI
Danışman: Emine GÜLTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Diffüz büyük B-hücre lenfoma (DBBHL), non-Hodgkin lenfomanın (NHL) en yaygın histolojik alt türüdür ve tedavisiz kaldığında genellikle agresif olarak seyreder. Rituksimabın tedaviye eklenmesinden önce hastalık prognozunu belirlemek amacıyla IPI skorlama sistemi kullanıldı. Ancak rituximab sonrası dönemde IPI ile yüksek riskli grupları belirlemek zorlaştı ve yeni prognostik belirteçler araştırılmaya başlandı. Bu sebeple gen ekspresyon profili, konak immunitesi ve tümör mikroçevresi gibi farklı prognostik belirteçler araştırılmaktadır. Ancak bu yöntemler pahalı ve zor yöntemlerdir. Yüksek sistemik immun inflamatuar indeks (SII), nötrofil, trombosit ve lenfosit sayıları ile ilişkilidir. SII'nın DBBHL ile ilişkisini araştıran sınırlı sayıda çalışma vardır. Biz de bu nedenle DBBHL hastalarının klinik ve prognostik değerlendirmesini yapmak amacıyla SII'nin kullanımını diğer prognostik faktörlerle değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak yapılan çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniği'nde 01.01.2012-01.12.2021 tarihleri arasında DBBHL tanısı ile takipli 18 yaşından büyük ve primer MSS lenfoması olmayan 99 hasta dahil edilmiştir. Hastalar retrospektif olarak taranarak demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, ek hastalık), b semptomları varlığı, serum ldh düzeyi, Ann Arbor evresi, ekstranodal hastalık bölgelerinin sayısı, bulky hastalık varlığı, hesaplanan IPI skoru, R-IPI skoru, NCCN-IPI skoru, ECOG skoru ve hepatit B varlığı, EBV pozitifliği, çeşitli laboratuar verileri [GFR, ürik asit,AST, ALT, albümin, sedimantasyon, LDH, CRP, lökosit, hemoglobin, hematokrit, nötrofil, lenfosit, monosit, eozinofil, trombosit sayısı) toplandı. Ayrıca hastaların SII değeri hesaplanarak kaydedildi ve diğer prognostik parametrelerle ilişkisi istatistiki olarak değerlendirildi. Bulgular: çalışmaya dahil edilen 99 hastanın 49'u erkek 50'si kadındı. Otuz (%30,61) hastada Bulky hastalık ve 29 (%36,71) hastada B semptom vardı. IPI sınıflamasına göre 13 (%13,13) hasta yüksek risk, NCCN-IPI sınıflamasına göre 5 (%5,05) hasta yüksek risk, R-IPI sınıflamasına göre 38 (%38,38) hasta kötü prognoz olarak sınıflandı. Nüks gelişen hastalarda remisyon süresi ortalaması 21,36 ± 15,52 ay ve ortancası 24 (aralık 2 - 52) ay olarak hesaplandı. On iki (%12,12) hasta exitus olurken, 87 (%87,88) hasta halen hayattaydı. Ölen hastalarda tanıdan sonra yaşam süresi ortalaması 25,58 ± 27,12 ay ve ortancası 16 (aralık 2 - 95) ay olarak saptandı. Tüm hastalar için sistemik immun inflamatuar indeks (Sİİ) ortalaması 1668,89 ± 2992,81 ve ortancası 849,45 (aralık 34,06 - 18253,33) olarak saptandı. Sİİ ile tanıda yaş arasında istatistiksel olarak önemli korelasyon bulunmadı (r=-0,100; p=0,322). Bulky hastalık olan bireylerde Sİİ daha yüksek olarak saptandı (p=0,003). R-IPI sınıflamasına göre kötü olan hastalarda Sİİ değerleri diğer hastalardan daha yüksek bulundu (p=0,013). MSS-IPI sınıflamasına göre düşük risk olan hastalarda Sİİ değerleri diğer hastalardan daha düşük bulundu (p=0,022). Kemoterapi için R-CHOP alan hastalarda Sİİ diğer hastalardan daha düşük bulundu (p=0,022). Cinsiyet, ECOG performans skoru, Ann Arbor evrelemesi, B semptom, IPI, NCCN-IPI, ekstranodal tutulum, radyoterapi, hepatit B, OKİT ve venöz tromboemboli grupları arasında Sİİ değerleri açısından istatistiksel fark bulunmadı. Sonuç: Mevcut çalışmada Sİİ, DBBHL'li hastalarda mortalite, remisyon ve nüks ile ilişkili bulunmadı. Sİİ ile Bulky hastalık varlığı, R-IPI, MSS-IPI ve R-CHOP tedavisi alma arasında anlamlı ilişki bulundu. Çalışmamızın sonuçları göz önünde bulundurularak Sİİ'nin DBBHL prognozunu öngörebilirliğinin net olmadığı söylenebilir.