Derı̇n hı̇potermı̇k sı̇rkulatuar arrest ı̇leproksı̇mal aort cerrahı̇sı̇ uygulanan hastalarınserebral parankı̇mal değı̇şı̇klı̇klerı̇nı̇ndı̇füzyon mr ı̇le değerlendı̇rı̇lmesı̇
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK BOZKURT
Danışman: Mehmet KAPLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tezin amacı, derin hipotermik sirkulatuar arrest (DHCA) ile proksimal aort cerrahisi uygulanan hastalarda difüzyon magnetik rezonans (DW-MRI) görüntüleme ile serebral parankimal değişikliklerin değerlendirilmesidir. DHCA uygulanan ve serebral perfüzyon yapılmayan proksimal aort cerrahisi yapılmış hastalar nörolojik olarak asemptomatik olsa da DW-MRI görüntüleme ile serebral iskemik lezyonlar görüntülenebilmektedir. Bu çalışmada ayrıca serebral parankimal değişikliklerin çeşitli klinik ve biyokimyasal parametrelerle olan ilişkisi incelenmiştir. Özellikle DHCA süresi, hasta yaşı, intraoperatif near infrared spektroskopi (NIRS) ölçümleri, preoperatif ve postoperatif nöron spesifik enolaz (NSE) seviyeleri ile serebral iskemi arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Metod: Prospektif ve gözlemsel olan çalışmamızda Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tek bir cerrahi ekip tarafından DHCA (18°) uygulanan ve serebral perfüzyon yapılmayan proksimal aort cerrahisi ile birlikte konkomitant cerrahi de uygulanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait preoperatif ve postoperatif DW-MRI, kanda NSE verileri ile ve perioperatif serebral satürasyon verileri toplandı. Hastaların preoperatif (1-3 gün önce) ve postoperatif (7. Güne kadar) kranial DWMRI görüntülemeleri yapıldı. Hastaların operasyon sabahı ve postoperatif (6-36. saate kadar) NSE seviyelerine bakıldı. Hastaların perioperatif serebral satürasyon değerleri NIRS ile ölçüldü. Sessiz serebral infarktüs (SSİ) oluşumunun tüm bu parametreler ile ilişkisi incelendi. Bulgular: Çalışma toplam 35 olgu ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan 35 olgunun %54.2'sinde (n=19) serebral lezyon saptanmıştır. Toplam 19 olgunun 57 lezyonu vardır. Serebral lezyon saptanmayanlarda; postoperatif NSE ölçümlerindeki ortalama 8.68±20.15 birimlik artış istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0.011; p 0.05). Serebral hasar görülenlerin yaşları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek saptanmıştır (p=0.025; p 0.05). Sonuç: Yapılan çalışmada DHCA uygulanan ve serebral perfüzyon yapılmayan proksimal aort cerrahisi ve konkomitant kardiyak cerrahi geçiren hastalar değerlendirilmiştir. Preoperatif ve postoperatif dönemde NSE ölçümleri ve intraoperatif NIRS parametreleri incelenmiştir. DW-MRI ile yeni oluşmuş serebral iskemik lezyonlar görüntülenmiştir. İleri yaşın (> 60 yaş) serebral hasar riskini artıran önemli bir faktör olduğu göz önüne alınarak, bu hastalarda DHCA kullanımında dikkatli olunması gerekmektedir ve bu hasta grubunda ek serebral koruma stratejilerinin kullanımı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, dikkatli bir hasta seçimi ve takibi ile DHCA'nın proksimal aort cerrahisinde güvenle uygulanabileceğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler Difüzyon manyetik rezonans görüntüleme; Derin hipotermik sirkulatuar arrest, Sessiz serebral iskemi