Enfektif endokardit tanısı ile cerrahi uygulanan hastalarda cerrahi zamanlamanın orta ve uzun dönem sonuçları üzerine ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULLAH URVE KÖKSAL
Danışman: Murat Bülent RABUŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç:Enfektif endokardit, gerekmedikal gerek cerrahi alanda gözlenen tedavi protokollerindeki gelişmeler olmasına karşın yüksek mortalite ve morbidite ile seyreden ciddi bir hastalık olmaya devam etmektedir. Bu hasta grubunda erken tanı konulması, optimal medikal tedavinin sağlanması ve cerrahi zamanlamanın optimizasyonu mortalitenin azaltılmasındaki en önemli faktörlerdendir.Enfektif endokarditte cerrahi müdahalenin zamanlaması konusu tartışmalı olup halen bir konsensus bulunmamaktadır.Yapılan çalışmalarda erken cerrahi müdahelenin, gecikilmiş cerrahi müdahaleye oranla mortaliteyi azalttığı yönünde veriler ortaya konulmuştur.Çalışmamızda enfektif endokardit tanısı aldıktan sonra cerrahiye kadar geçen sürenin bu hasta populasyonundaki olumsuz sonuçlar üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Gereç ve yöntem: Çalışmamızretrospektif olarak planlanmıştır.ÇalışmayaKartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 01 Ocak 2011 ve 31 Aralık 2021 tarihleri arasında Modifiye Duke Kriterleri'ne göre enfektif endokardit tanısı konularak tedavi edilen 151hasta dahil edilmiştir. Hastanemiz dosya arşivi ve hastane otomasyon sistemi retrospektif olarak taranmış olup hastalara ait demografik, klinik, biyokimyasal, ekokardiyografik, mikrobiyolojik ve radyolojik veriler kayıt altına alınmıştır.Enfektif endokardit tanısının konmasından itibaren 7 günden daha kısa sürede ameliyata alınan (ivedi şartlarda ameliyat edilen) hastalar grup 1, enfektif endokardit tanısının konmasından itibaren 7. gün ve sonrasında ameliyata alınan (elektif şartlarda ameliyat edilen) hastalar ise grup 2 olarak gruplandırıldı.Çalışmamızınprimer sonlanım noktası postoperatif 1 yıllık mortalite, sekonder sonlanım noktası ise postoperatif 3 yıllık mortalite olarak belirlendi. Mortalite; ameliyat sonrası ilk 1 veya 3 yıl içerisinde gerçekleşen tüm nedenlere bağlı ölüm olarak tanımlandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 151 hasta, 7 gün kesme (cut-off) değerine göre kategorize edilerek erken –ivedi cerrahi grup (grup 1)(n=45), geç-elektif cerrahi grup (grup 2) (n=106) olarak incelendi. Hastaların 52'sini (%34,4) kadın popülasyon oluşturmakta olup yaş ortalaması 48±15 yıldı.Tanıdan cerrahiye kadar geçen medyan süre 13 (1-90) gün idi.Başlıca görülen postop komplikasyonlar merkezi sinir sistemi embolisi (n=36; %23,8), periferik emboli (25; %16,6), pulmoner emboli (10; %6,6), konjestif kalp yetersizliği (n=35;%23,2), septik şok (n=10; %6,6), apse (n=11;%7,3), kapak rüptürü (n=26;%17,2) ve renal yetmezlik'ti (n=41; %27,2). Hastane içi mortalite %14,6 (n=22), 1 yıllık mortalite %16,7(n=25) ve 3 yıllık mortalite %32 (n=48) idi.Grup 1'de primer sonlanım noktası olan 1 yıllık mortalite oranı grup 2 ye kıyasla daha düşük olmasına rağmen aradaki fark istatiksel olarak anlamlı değildi (%15,6'ya karşı %17,0). Benzer şekilde gruplar arasında 3 yıllık mortalite oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (%35,6'ya karşı %30,2). Tanı konmasından ameliyata kadar geçen süre ≥7 gün olan hasta grubunda komorbidite oranı, aort kapakta vejetasyon görülme oranı, kapak rüptürü ve renal yetmezlik komplikasyonları daha yüksekti (sırasıyla, p=0,021; p=0,013; p=0,025; p=0,037).Multivaryant analizde kadın cinsiyet (p=0,040;OR=3,458;%95CI=1,057-62,767), septik şok öyküsü (p=0,010; OR=10,290;%95CI=1,741-60,800) ve süperenfeksiyon varlığı (p=0,000; OR=15,281;%95CI=3,720-62,767) 1 yıllık mortaliteye etki eden bağımsız prediktif faktörlerdendi. Sonuç:Enfektif endokardit cerrahisi uygulanan hastalarda, ilk tanıdan ameliyata kadar geçen sürenin erken ve orta dönem mortalite üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmüştür.