Böbrek biyopsisi yapılan hastalarda biyopsi anındaki ortalama trombosit hacmi ve nötrofil lenfosit oranının biyopsi sonucu ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ANIL TAŞDEMİR
Danışman: Ayşe Zeynep BAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Böbrek biyopsisi, renal parankimal hastalıkların tanısı, tedavi modalitesinin belirlenmesi, prognozun belirlenmesinde kullanılan, böbrek parankiminden örnek elde etmek için kullanılan girişimsel bir işlemdir. Günümüzde çoğu renal parankimal hastalığın tanısını koymada böbrek biyopsisi altın standart olarak kabul edilmektedir. Nötrofil lenfosit oranı ve ortalama trombosit hacmi değerleri günümüzde yakın zamanda değer gören akut inflamasyon markerları olarak göze çarpmaktadır. Bu çalışmada hastaların böbrek biyopsisi öncesinde alınan tam kan sayımlarındaki nötrofil lenfosit oranı ve ortalama trombosit hacmi değerleri ile hastaların böbrek biyopsisi patoloji sonuçları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada S.B.Ü. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği'nde 01.01.2015-15.04.2022 yılları arasında 18 yaş üstündeki hastalara yapılan böbrek biyopsileri geriye dönük incelenmiş olup, HBYS'den ve hasta dosyalarından verileri toplanan hastalarla yapıldı. Çalışma retrospektif olarak planlandı. Çalışmaya böbrek biyopsisi yapılmış, böbrek biyopsisinden en geç bir hafta öncesinde tam kan sayımı yapılmış, 18 yaş ve üzerinde hastalar dahil edildi..Hastaların verileri toplandıktan sonra hastalar böbrek biyopsisi patoloji sonuçları,idrar kantitatif proteinüri ölçümleri ve eGFR değerlerine göre gruplandırılarak, grupların nötrofil lenfosit oranı, ortalama trombosit hacmi ve diğer parametreler ile olan ilişkileri incelendi. Bulgular: Çalışmamıza n:347 hasta dahil edildi. Hastaların %49.3'ü (n:171) kadın, %50.7'si (n:176) erkekti. Hastaların yaş ortalaması 48 yıl (19-85) olarak görüldü . Hastaların ortalama WBC değeri 8340/mikroL(1690-29830), ortalama NLR değeri 2,867 (0,45-24,39),ortalama MPV değeri 9,9 fL(3,4-13,60) olarak görüldü. Hastalar eGFR değerlerine göre eGFR 3.5 gr/gün(n=128) proteinürisi olan hasta grupları olarak ayrıldı. Proteinüriye göre yapılan üç hasta grubunda nötrofil lenfosit oranı açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı(p:0,9). Proteinüriye göre hastalar nefrotik düzeyde(≥3.5 gr/gün) ve non-nefrotik düzeyde(<3.5 gr/gün) proteinürisi olan hastalar olarak iki gruba ayrıldığında, MPV seviyelerine bakıldığında non-nefrotik düzeydeki hastalarda nefrotik düzeydeki hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı seviyede yüksek görüldü(p=0.016) Sonuç: Çalışmamıza katılan 347 hastanın verileri geriye yönelik incelenip değerlendirildiği zaman nötrofil lenfosit oranının artışının böbreğin inflamasyon kökenli primer veya sekonder hastalıklarını öngörme konusunda anlamlı bilgi verdiği görülmektedir. Çalışmamızda MPV'nin patolojik tanı sonuçları ile istatistiksel olarak sonuçları etkileyecek ilişkisi olmadığı görüldü. MPV'nin literatürdeki diğer çalışmaların aksine nefrotik düzeydeki proteinürisi olan hastalarda, non-nefrotik düzeydeki hastalara göre daha düşük olduğunu gördük. Çalışmamızda değerlendirilen veriler arasındaki ilişkiyi daha doğru değerlendirebilmek adına hasta gruplarının homojenize edilmesi, çalışmaya katılan hasta sayısının artırılması ve daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar Sözcükler: Böbrek biyopsisi, nötrofil lenfosit oranı, ortalama trombosit hacmi