Tuboovaryan apseli hastalarda sistemik inflamatuar belirteçlerin medikal tedavi başarısını öngörmede yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DENİZ ŞAHİN
Danışman: Yusuf ÜSTÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tuboovaryan apse, pelvik inflamatuar hastalığın bir komplikasyonudur. Genellikle 15-40 yaş arasında cinsel aktif kadınlarda görülen, mortalite ve morbidite oranları yüksek bir patolojidir. Primer tedavi yaklaşımı, absenin rüptüre olmadığı ve vital bulguları stabil olan hastalarda, antibiyotik tedavisi olsa da hastaların yaklaşık %30' unda antibiyoterapi başarısız olmaktadır. Bu çalışmada sistemik inflamatuar belirteçlerin medikal tedavi başarısını ön gördürerek cerrahi tedavi ihtiyacının daha erken karşılanmasını sağlayacak bir parametre olarak kullanılabilirliğini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, Ocak 2017- Temmuz 2024 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne başvuran ve tuboovaryan apse tanısıyla hospitalize edilen 120 hasta dahil edildi. Bu olguların NLR, PLR, MLR, SII oranları ve WBC, CRP gibi kan parametreleri, tuboovaryan absenin boyutu ve lokalizasyonu gösteren ultrasonografi bulguları tedavi öncesi dönemde değerlendirildi. Hastaların yaş, sigara kullanımı , rahim içi araç kullanımı, doğum öyküsü, küretaj öyküsü, kronik hastalıkları, geçirilmiş cerrahileri incelendi. Medikal tedavi ile taburcu edilen ve cerrahi tedavi gerektiren hastaların ilgili tüm verileri istatistiksel olarak incelendi. Bulgular: Medikal ve cerrahi tedavi uygulanılan hasta grupları arasında yaş, doğum sayısı ve şekli, küretaj öyküsü, ria kullanımı, sigara kullanımı, ek hastalık, operasyon öyküsü açısından istatistiksel farklılık saptanmadı. Medikal tedaviden fayda görmeyen ve sonrasında cerrahi tedavi uygulanılan hasta grubunda; NLR, MLR, SII, apse boyutu ve hospitalizasyon süresinin, medikal tedaviden fayda gören gruba göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu tespit edildi. Medikal tedaviden fayda gören hasta grubunda apse boyutunun %88,8 oranında 7 cm olduğu görülmüştür. Medikal tedavinin başarısız olduğu ve sonrasında cerrahi uygulanan hasta grubunda ise %61,3 oranında 7 cm olduğu gözlenmiştir. Lojistik regresyon analizine göre apse boyutu > 7 cm olan hastalarda cerrahi tedavi uygulanma ihtimali medikal tedaviden fayda görme ihtimalinden yaklaşık dört buçuk kat fazladır. ROC analizi ile yapılan değerlendirmelerde NLR için cut-off değeri 6,7 alındığında %64,5 sensitivite, %62.9 spesifite, MLR değeri için cut-off değeri 0,5050 alındığında %64,5 sensitivite , %61,8 spesifite, SII değeri için cut-off değeri 2273 alındığında %61,3 sensitivite, %68,5 spesifite oranıyla cerrahi tedavi gerekliliğini öngördüğü tespit edilmiştir. Medikal tedavi alan grupta tek bir antibiyoterapi rejimi alan (n=82) ve aldığı antibiyoterapiden fayda görmediği için başka bir antibiyoterapi rejimine geçilen (n=7) hasta grupları arasında Nötrofil, NLR, PLR, SII değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç: NLR, PLR, MLR, SII tam kan parametrelerinden kolaylıkla hesaplanabilen ve hastalığın prognozuna dair öngörü sağlayabilecek sistemik inflamatuar belirteçlerdir. NLR, MLR, SII, değerleri ve apse boyutu; cerrahi tedavi uygulanılan hasta grubunda, medikal tedavi uygulanılan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Bu belirteçler ve bulgular, TOA'da medikal tedavi başarısını öngörmede kullanılabilir. Anahtar Kelimeler:Tuboovaryan apse, apse boyutu, NLR, PLR, MLR, SII