Kendine zarar verme girişiminde bulunan uyum bozukluğu tanılı vakalarda erken dönem gelişim şemalarının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DUYGU AYGÜL

Danışman: Kamil Nahit ÖZMENLER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Uyum Bozukluğu (UB) tanısıyla takipli ve son 6 ay içerisinde intihar düşüncesiyle veya intihar amacı olmadan kendine zarar verme girişiminde bulunan vakalardaki yaygın Erken Dönem Uyum Bozucu Şemalar (EDUBŞ)'ın incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Elde edilen veriler sonucunda kendine zarar verme girişimini intihar amacıyla veya intihar amacı olmaksızın gerçekleştiren vakalardaki EDUBŞ değerlendirilmiş ve iki grup kıyaslanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nde 01.08.2021-31.08.2022 tarihleri arasında ayaktan veya yatarak tedavi gören, UB tanısıyla takipli, son 6 ay içerisinde intihar amaçlı olan veya olmayan kendine zarar verme girişiminde bulunan ve çalışmaya katılmayı kabul eden vakalar alınmıştır. Çalışmaya katılmayı kabul edenler sosyodemografik veri ve bilgi formu ve Young Şema Ölçeği ile değerlendirilmiş ve elde edilen veriler karşılaştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini dahil olma ve dışlama kriterlerini karşılayan UB tanılı vakalar oluşturmuştur. Bulgular: UB tanılı kendine zarar verme girişiminde bulunan vakaların %26,5'inin eylem sırasında intihar düşüncesi olduğu saptandı. İntihar amaçlı kendine zarar verenler diğer grupla kıyaslandığında daha ileri yaştalardı ve kendine zarar verme davranışını daha yüksek oranda birden çok kez gerçekleştirmişlerdi. Bunun yanında bu bireylerin ailelerindeki psikiyatrik bozukluk oranları diğer grupla kıyaslandığında anlamlı olarak daha yüksek saptandı. UB tanılı bu vakalar en sık antidepresan ve antipsikotik tedavi kullanmaktaydı. Örneklemin tamamında Güvensizlik ve Olumsuzluk şeması en sık, İç İçe Geçme ve Cezalandırma şeması en nadir görülen şemaydı. İntihar amacı olmadan kendine zarar verme girişiminde bulunanlarda Güvensizlik ve Olumsuzluk, intihar amaçlı kendine zarar verenlerde Bağımlılık, Kusurluluk ve Sosyal İzolasyon şemalarının en sık görüldüğü saptandı. İntihar amaçlı yapan ve yapmayan iki grup kıyaslandığında ise Kusurluluk, Bağımlılık, Dayanıksızlık şemalarının intihar amaçlı yapan grupta anlamlı olarak daha sık görüldüğü sonucuna varıldı. Buna karşın Kendini Feda Edicilik şeması anlamlı olarak daha az oranda aktifti. Sonuç: Kendine zarar veren UB tanılı vakalarda en sık görülen şema hipotezin aksine Güvensizlik ve Olumsuzluk şemaları olarak belirlenmiştir. Bu şemalardaki çevreye ve başkalarına karşı olumsuz beklentinin hem UB semptomlarının oluşmasında hem de bireylerin kendine zarar verme davranışında etkili olabileceği düşünülmüştür. Bunun yanı sıra Bağımlılık, Kusurluluk ve Dayanıksızlık şemaları intihar amaçlı kendine zarar verenlerde anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Bu bireylerin başkaları tarafından kabul edilmeme düşüncesinin kendi varlığına inancını yitirmesiyle ve bunun ötesinde nihilistik bir inanca dönüşmesiyle, sonuçta da kendi benliğinden tamamen vazgeçmesiyle bağlantılı olabilir. Örneklemin homojen olması sonuçların kıyaslanmasını sağlıklı kılsa da UB, kendine zarar verme davranışı ve EDUBŞ ilişkisini ele alması gereken farklı gruplarda geniş örneklemli daha çok çalışma yapılmalıdır.