Post-COVİD dönemde epilepsi hastalarındaki nöbet sıklığı ve EEG değişiklikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLDEM GARANTİ

Danışman: Ayşe Pınar TİTİZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Epileptik nöbet; beyindeki anormal, aşırı veya senkronize nöronal aktiviteye bağlı olarak geçici belirti ve/veya semptomların ortaya çıkmasıdır. Epilepsi; nörobiyolojik, bilişsel, psikolojik ve sosyal sonuçlarla karakterize olan, epileptik nöbetlerin oluşumuna kalıcı bir yatkınlık yaratan, en yaygın kronik nörolojik durumlardan biridir. Tüm dünyada hızla yayılarak pandemiye neden olan koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19)'a bağlı solunum sistemi bulguları yanında, nörolojik belirtiler de ortaya çıkmaktadır. COVID-19 enfeksiyonunun nörolojik semptomları, esas olarak proinflamatuar sitokinlerin sinir sistemine girmesi veya bu sitokinlerin mikroglia ve astrositler tarafından üretilmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yüksek düzeyde olan proinflamatuar sitokinler kan-beyin bariyerinin bozulmasına, glutamat ve aspartat artışına, gama aminobütirik asit (GABA) düzeylerinin düşmesine ve aynı zamanda iyon kanallarının işlevinin bozulmasına neden olarak epileptik nöbet oluşumuna yol açabilir. Çalışmamızda güncel bilgiler ve veriler ışığında, epileptik hastaların COVID-19 hastalığı geçirdikten sonraki dönemde, öncesindeki döneme göre nöbet sıklığında artış olup olmadığı ve elektroensefalografi (EEG) bulguları üzerinde değişiklik olup olmadığı karşılaştırılarak COVID-19'un epilepsi hastaları üzerine olan etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırmamızda Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Epilepsi polikliniğine Nisan 2023 ile Ağustos 2023 tarihleri arasında başvuran hastaların verileri kesitsel retrospektif olarak taranarak gözden geçirildi. Epilepsi tanılı 18-80 yaş arasındaki bireylerden daha önce COVID-19 polimeraz zincir reaksiyonu (Polymerase Chain Reaction–PCR) pozitifliği olanlar çalışmaya dahil edildi. Gönüllülerin demografik verileri, epilepsinin primer etyolojik faktörü, COVID-19 enfeksiyonu öncesi ve sonrası dönemdeki; nöbet sıklıkları, ilaç kullanımları, EEG bulguları, nörolojik yakınmaları kaydedildi. Elde edilen veriler Statistical Package for Social Sciences program version 23 (SPSS v23) programı ile analiz edildi. Anlamlılık düzeyi p<0,050 olarak alındı. Bulgular: Çalışmaya epilepsi polikliniğimizde takipli epilepsi hastalarından, COVID-19 hastalığı öyküsü olan 227 birey dahil edildi. Bu bireylerden 19 tanesinin COVID-19 hastalığı sonrası epilepsi tanısı aldıkları saptanmış olup COVID-19 ilişkili epilepsi olarak kabul edildi. Komorbid hastalığa sahip olmanın COVID-19 ilişkili epilepsi geliştirme risk faktörü olduğu saptandı. COVID-19'a bağlı hastane servis ve yoğun bakım yatış ihtiyacının gelişmesi, komorbid hastalığa sahip olmak, enfeksiyon öncesi dönemde nöbet sıklığı yüksekliği ve aktif epilepsiye sahip olmanın COVID pozitifliği sırasında nöbet geçirme riskini artıran faktörler olduğu saptandı. COVID-19 hastalığı esnasında nöbet geçirmiş olan epilepsi hastalarının ve COVID-19 hastalığı nedeniyle servis yatış ihtiyacı olan hastaların, COVID-19 enfeksiyonu sonrasında nöbet sıklıklarının artmış olduğu tespit edildi. COVID-19 enfeksiyonu nedeniyle servis yatış ihtiyacı gelişmesi, COVID pozitifliği sırasında nöbet geçirmiş olmak ve COVID-19 enfeksiyonu sonrası nöbet sıklığı artışı olmasının; COVID-19 hastalığı sonrası nöbet şiddeti artışında etkili olduğu saptandı. COVID-19 hastalığı sırasında servis ve yoğun bakıma yatış ihtiyacı gelişmesinin, COVID-19 pozitifliği sonrası status epileptikus geliştirme riskini artırdığı saptandı. Çalışmamızda hastalarımızın COVID-19 hastalığından sonraki 3 aylık periyod içinde çekilen EEG'lerinde herhangi bir ek nörofizyolojik bulgu saptanmamış olup, özellikle COVID-19 hastalığına bağlı yoğun bakım ihtiyacının geliştiği bireylerde epileptiform deşarjlarda artış olduğu tespit edildi. Sonuç: COVID-19 hastalığı öncelikle solunum sistemine ait bulgularla prezante olmakla birlikte, diğer pek çok sistemde olduğu gibi, nörolojik tutuluma da yol açabilmektedir. Çalışmamızda epilepsi hastalarını değerlendirdiğimizde COVID-19 hastalığı sonrasında nöbet sıklığı ve şiddetinde artış ve hatta status epileptikus gelişebileceği tespit edilmiştir. COVID-19 hastalığının epilepsi hastaları üzerine olan etkisi ilerleyen yıllarda yapılacak çalışmalar ile daha da netlik kazanacaktır. Anahtar kelimeler: COVID-19, Elektroensefalografi, Epilepsi, Nöbet