Renal transplantlı hastalarda trigliserid glukoz indeksinin renal prognoza etkisi ve değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE ARIKAN YAMANER
Danışman: Oğuzhan ZENGİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Araştırmamızda böbrek nakli öncesi preoperatif dönemde ölçülen, insülin direncinin güvenilir ve ucuz bir göstergesi olan trigliserid glukoz indeksinin (TyG) renal transplantlı hastalarda, glomerüler filtrasyon hızı (GFH) kaybı, renal rejeksiyon, greft kaybı, nakil sonrası yeni başlangıçlı diyabet (New Onset Diabetes Mellitus After Transplantation (NODAT)) ve kardiyovasküler hastalık gelişim ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız; çok merkezli retrospektif ve gözlemsel bir çalışma olarak planlanmış olup, çalışmaya böbrek nakli olan toplam 132 hasta dahil edilmiştir. Hastaların takiplerinin sistem ve dosyalar üzerinden taranarak, preoperatif TyG indeksinin takiplerde GFH kaybı, renal rejeksiyon, greft kaybı, NODAT ve kardiyovasküler hastalık gelişimi ile ilişkisi incelenmiştir. Hastaların yaşı, cinsiyeti, demografik bilgileri, transplantasyon tarihi, transplantasyon öncesi açlık trigliserid (mg/dL) ve glukoz (mg/dL) değerleri, TyG indeksi, transplantasyon sonrası taburculuktaki ve takiplerindeki biyokimyasal parametreler kaydedilmiştir. Çalışmamızda TyG indeksi; Ln [açlık trigliserid (mg/dL) × açlık glukoz (mg/dL)/2] formülü ile hesaplanmıştır. Çalışma Helsinki Deklerasyonu kararlarına uygun olarak planlanmıştır. Ankara Şehir Hastanesi 2 Nolu Klinik Araştırmalar Etik Kurulu tarafından E2-23-1768-4056 karar numarası ile 10/05/2023 tarihinde onaylanmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen hasta sayısı 132'dir, bunlardan 44'ü (%33,3) kadın, 88'i (%66,7) erkekti. Hastaların ortanca yaşı 47 [20-73] yıl, hastaların ortanca takip süresi ise 48 [6-120] ay olarak saptandı. Hastalar takip süresince anlamlı GFH kaybına göre değerlendirildiğinde, rejeksiyonun ve greft kaybının GFH kaybı olan grupta anlamlı olarak daha yüksek olduğu görüldü (p 0,05). Ancak yaştaki artışın renal rejeksiyonu azalttığı görüldü (p=0,036). 40 yaş sınırı çok değişkenli regresyon analizinde cinsiyet ve transplant tipi ile uyumlandırılarak değerlendirildiğinde 40 yaş altında olmanın renal rejeksiyon riskini 2,7 kat arttırdığı görüdü. Greft kaybını etkileyen bağımsız faktörler incelendiğinde, TyG indeksi ile greft kaybı arasında anlamlı ilişki saptanamadı. TyG indeksinin NODAT gelişimi ile bağımsız ve anlamlı olarak ilişkili olduğu ve TyG indeksi 8,9 üzerindeki değerlerde %59,1 sensitivite %72,2 spesifite ile NODAT gelişimini öngörülebileceği saptandı. TyG indeksinin 8,9 üzerindeki değerlerde NODAT gelişim riskini 3,6 kat arttırdığı görüldü (p=0,009). Kardiyovasküler hastalık (KVH) gelişimini etkileyen bağımsız faktörleri incelemek için yapılan regresyon analizinde TyG indeksi ile anlamlı ilişki saptanamadı. Sonuç: Renal transplantlı hastalarda TyG indeksinin nakil sonrası GFH kaybı, renal rejeksiyon, greft kaybı, NODAT ve kardiyovasküler hastalık gelişimi ile ilişkisinin araştırıldığı çalışmamızda TyG indeksinin nakil sonrası GFH kaybı, renal rejeksiyon, greft kaybı ve kardiyovasküler hastalık gelişimi ile ilişkisi bulunamadı. Ancak preoperatif TyG indeksi ile NODAT gelişimi arasında anlamlı ilişki bulunan çalışmamız sonucunda, TyG indeksinin NODAT'ı öngörmede yol gösterici olabileceğini düşündürmektedir. Nakil öncesi hastaların bu risk açısından değerlendirilmesi ve yapılacak yaşam tarzı değişiklikleri nakil sonrası gelişebilecek sorunların önüne geçilmesinde yardımcı olabilir. Çalışmamızda renal transplantlı hastalarda TyG indeksinin GFH kaybı, renal rejeksiyon ve greft kaybı ile ilişkisi gösterilememiş olup bu konuda yapılacak daha kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: NODAT, Renal transplantasyon, Trigliserid glukoz indeksi