İlk tanı akut koroner sendrom hastalarında trigliserit-glukoz indeksi ve aterojenik plazma indeksinin koroner arter hastalığı ciddiyeti ve kısa dönem prognozla ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA BİLAL ÖZBAY
Danışman: Özlem ÖZCAN ÇELEBİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Koroner arter hastalığı (KAH) gelişmiş ülkelerde mortalite ve morbiditenin en sık nedenidir. Akut koroner sendromlar (AKS) ise KAH' ı oluşturan spektrumun en ileri formudur. Metabolik sendrom (MetS), kardiyovasküler hastalık (KVH) için en önemli risk faktörlerinden biridir. MetS' in bileşenlerinden oluşan trigliserit-glukoz indeksinin (TGİ) vasküler hastalıklarla ilişkisi bulunmuştur. Aterojenik plazma indeksi (AİP), log10 [TG / HDL-c] olarak formule edilir. Atorejenik dislipideminin geleneksel lipit profillerine göre daha iyi bir prediktörü ve gelecek kardiyovasküler olaylarla yakın ilişkisi bulunmuştur. Biz çalışmamızda ilk tanı AKS ile KAG yapılan hastalarda bu parametrelerin KAH' ın yaygınlığı ve 12 aylık takipte prognoz üzerine etkilerinin inceledik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan 558 hasta çalışmaya alındı. Hastaların SYNTAX skorları; sisteme kayıtlı koroner anjiyografileri iki girişimsel kardiyolog tarafından izlenerek hesaplandı. Ayrıca hastalar yüksek ve düşük TGİ; yüksek ve düşük AİP olarak ikişer gruplara ayrıldı. Grupların SYNTAX skorları, hastane içi mortalite, 12 aylık takipte major advers kardiyak olaylar (MACE) ve sağkalımları karşılaştırıldı. MACE; kardiyak ölüm, ölümcül olmayan miyokard infarktüsü, konjestif kalp yetmezliği, tekrarlayan revaskülarizasyon ve ölümcül olmayan inme olarak belirlendi. Bulgular: Çalışma populasyonunun yaşı median (IQR) 59 (18) olarak bulundu. Yüksek AİP ve TGİ grubunda daha fazla üç damar hastalığı ve daha yüksek SYNTAX (perkütan koroner girişim (PKG) ile taksus ve kalp cerrahisi arasındaki anatomik sinerji) skoru tespit edildi. Yüksek ve düşük AİP gruplarının SYNTAX skoru ortancası sırasıyla 23.5 (12) ve 15.0 (10) olarak bulundu. Yüksek ve düşük TGİ gruplarının SYNTAX skoru ortancası sırasıyla 24 (10.5) ve 14 (10) olarak bulundu. Yüksek TGİ ve AİP gruplarında daha fazla KABG yapıldığı görüldü. Yine yüksek AİP ve TGİ gruplarında daha fazla MACE tespit edildi. MACE' ler yüksek AİP grubunda % 34.1, düşük AİP grubunda ise %15.1 olarak görüldü. Yine MACE' ler yüksek TGİ grubunda % 35.8, düşük TGİ grubunda ise %13.3 olarak tespit edilmiştir. AİP ve TGİ, SYNTAX ≥ 23 için bağımsız prediktör olarak olarak bulundu. AİP, MACE açısından bağımsız risk faktörü olarak bulunurken; TGİ bağımsız risk faktörü olarak saptanmadı. Yine AİP' ye ek olarak yaş, üç damar hastalığı ve EF; MACE için bağımsız risk faktörü olarak bulunmuştur. Yüksek TGİ ve AİP gruplarında sağkalım istatiksel olarak daha düşük tespit edilmiştir. Sonuç: AİP ve TGİ yatakbaşı kolayca hesaplanabilen ve ek maliyet gerektirmeyen parametrelerdir. Bu iki parametre ilk defa AKS ile başvuran hastalarda KAH şiddetini predikte edebilir. Ayrıca AİP, ilk tanı AKS sonrası MACE açısından bağımsız risk faktörüdür. AİP ve TGİ parametreleri bu hasta populasyonunda tedavimize kılavuzluk edebilir. Çalışmamızın geçerliliği için prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.