Hipofiz adenomu mevcut hastalarda hiperkortizlemi tanısında gece yarısı tükürük kortizolünün yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RABİA SOLAK
Danışman: Evrim ÇAKIR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Hipofiz adenomları üçüncü dekattan itibaren sellar kitlelerin en sık nedenidir. Hipofiz adenomu saptanan tüm hastalarda kitlenin fonksiyonel olup olmadığının ve hipofizer hormon yetersizliğine neden olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Hiperkortizoleminin tanısı klinik belirtileri ve biyokimyasal testlerinin kombinasyonuna dayanır ve klinik endokrinolojide hala büyük bir zorluktur. Çalışmamızda gece tükürük kortizolünün özel bir grup olan hipofiz adenomuna sahip hastalarda hiperkortizoleminin saptanmasındaki yerini, önemini, sensitivite ve spesifite değerlerini öğrenmeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Tek merkezli, prospektif kesitsel çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran 10 tanesi Cushing hastalığı olan 39 tane hipofiz adenomu saptanan hasta dahil edildi. Hastalar hiperkortizolemisi olan ve olmayan hastalar olarak 2 gruba ayrıldı. Hastaların Adrenokortikotropik hormon (ACTH), kortizol, 1 mg deksametazon süpresyon (DST), 24 saatlik idrarda serbest kortizol (UFC) (2 kez) testleri dosyalarından alındı, gece tükürük kortizolü testi (LNSC) (2 kez) çalışıldı. Hiperkortizolemisi olan ve olmayan hastaların gece tükürük kortizolü testi sonuçları, 1 mg deksametazon süpresyon testi sonuçları ve 24 saat idrarda serbest kortizol ölçümleri ile karşılaştırıldı. BULGULAR: İstatistiksel olarak hiperkortizolemi olan ve olmayan gruplar arasında yaş ve cinsiyet dağılımı yönüyle anlamlı bir farklılık saptanmadı (p=0.209). Hiperkortizolemisi olan grupta diabetes mellitus (DM) %40, hipertansiyon (HT) %60, hiperlipidemi (HL) %40 oranında saptandı. Hiperkortizolemisi olan hastalarda DM ve HT anlamlı şekilde yüksek görüldü. Ancak HL için anlamlı fark bulunmadı. Hipofiz adenomu çapının hiperkortizolemi üzerinde etkisi olmadığı görüldü. Hiperkortizolemisi olan hastaların ACTH ortalaması hiperkortizolemisi olmayan hastaların ACTH ortalamasından anlamlı derecede yüksekti (p<0.001). 1 mg DST sonuçlarına göre, hiperkortizolemi olan hastaların test sonuçları, hiperkortizolemi olmayan hastaların test sonuçlarına göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0.001). 24 saat idrarda serbest kortizolün hem 1. ölçüm sonucu (p=0.001) hem 2. ölçüm sonucu (p<0.001) hiperkortizolemi olan hasta grubunda hiperkortizolemi olmayan hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. LNSC sonuçlarına göre, hiperkortizolemisi olan hastaların hem 1.ölçüm (p<0.001) hem de 2.ölçüm (p<0.001) sonuçları, hiperkortizolemisi olmayan hastalardan anlamlı derecede yüksekti. LNSC 1 mg DST ile kıyaslandığında %90,0 sensitivite, %86,2 spesifite saptandı. SONUÇ: Gece yarısı tükürük kortizolü testi hipofiz adenomu saptanmış hastalarda Cushing hastalığı tanı ve taraması için uygun duyarlılıkta bulundu.