Preeklampsi hastalarında serum soluble Vascular Adhesion Protein-1 (sVAP-1) seviyelerinin değerlendirilmesi ve klinik ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANSU İREM DEMİRKIRAN PEKTAŞ
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, hipertansiyon ve çoklu organ tutulumuyla seyreden ciddi bir obstetrik sendromdur. Bu durum hem anne hem de fetüs için önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu tez çalışmasında, preeklampsi olgularında çözünebilir Vasküler Adezyon Protein-1 (sVAP-1) düzeylerinin değerlendirilmesi ve erken (<34 hafta) ile geç (≥34 hafta) başlangıçlı preeklampsi alt grupları arasındaki farkların incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif kohort tasarımında, tek merkezli olarak gerçekleştirilmiştir. 34. gebelik haftasından önce preeklampsi tanısı alan 30 gebe (erken başlangıçlı preeklampsi, EBPE), 34. hafta ve sonrasında tanı alan 30 gebe (geç başlangıçlı preeklampsi, GBPE) ve komplikasyonsuz seyreden 30 sağlıklı gebe olmak üzere toplam 90 olgu çalışmaya dâhil edilmiştir. Serum sVAP-1 düzeyleri, tanı anında alınan kan örneklerinden ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. Elde edilen klinik ve laboratuvar verileri istatistiksel olarak analiz edilerek gruplar arası karşılaştırmalar yapılmıştır (anlamlılık kriteri p<0,05). Bulgular: Preeeklampsi tanısı alan gebelerde serum sVAP-1 düzeyleri, sağlıklı gebelere kıyasla belirgin şekilde daha düşük bulunmuştur. Özellikle EBPE grubunda sVAP-1 seviyeleri en düşük düzeyde saptanırken, GBPE grubunda da kontrol grubuna göre düşmekle birlikte daha yüksek bir ortanca değere sahip olduğu izlenmiştir. Örneğin kontrol grubunda ortanca sVAP-1 ~7327 ng/mL iken EBPE grubunda ~5399 ng/mL, GBPE grubunda ise ~6624 ng/mL olarak ölçülmüştür. Bu farklılık EBPE grubunda istatistiksel olarak anlamlıdır (p = 0,025). Ayrıca, erken başlangıçlı preeklampsi grubunda gebelik süresi ve doğum ağırlığı değerleri belirgin derecede daha düşük bulunmuş; geç başlangıçlı olgularda ise bu parametreler kontrol grubuna daha yakın seyretmiştir (p < 0,001). Sonuç: Elde edilen bulgular, sVAP-1 düzeylerindeki azalmanın preeklampsinin patofizyolojisinde rol oynayabileceğini göstermektedir. Özellikle erken başlangıçlı olgularda sVAP-1'in belirgin düşüş göstermesi, bu alt grubun x plasental yetersizlik gibi farklı bir mekanizmayla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, sVAP-1 düzeylerinin ölçülmesi preeklampside hem tanısal hem de prognostik açıdan umut vadeden bir biyobelirteç olarak değerlendirilmektedir; bu molekülün, preeklampsi varlığını ve alt tipini yansıtabilecek çok yönlü bir gösterge olma potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Erken başlangıçlı preeklampsi (EBPE), Geç başlangıçlı preeklampsi (GBPE), Preeklampsi, sVAP-1 (Çözünebilir Vasküler Adezyon Protein1), Vasküler Adezyon Protein-1