Açıklanamayan infertilitesi olan hastalarda klomifen sitrat ile ovülasyon indüksiyonuna monofoliküler/multifoliküler yanıt gelişimini etkileyen faktörlerin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVDE NUR SU

Danışman: Erdal KAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada açıklanamayan infertilite nedeniyle klomifen sitrat (CC) ile ovülasyon indüksiyonu uygulanan hastalarda inflamasyon belirteçlerinin monofoliküler ve multifoliküler yanıttaki etkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada 01.02.2017-31.10.2022 tarihleri arasında T.C Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği İnfertilite Polikliniği'nde 20-35 yaş aralığında açıklanamayan infertilitesi olup CC ile tek doz indüksiyon yapılmış olan 76 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. CC tedavisi başlanması planlanan, takip süreleri benzer, daha önce herhangi bir infertilite tedavisi almamış, normal ovulatuar siklusu olan, ultrason (usg) bulguları normal, histerosalpingografide (hsg) patoloji saptanmayan, vücut kitle indeksi (VKİ) 30 kg/ m2 olan hastalar, CC'nin ikinci ya da üçüncü seçenek olarak kullanıldığı hastalar, multidoz CC alan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. CC başlanan hasta dosyaları hastane veri tabanından ve arşivdeki dosyalardan retrospektif olarak tarandı. Hastaların yaş, VKI; siklusun 3. gününde bakılan folikül uyarıcı hormon (FSH), estradiol (E2), AMH, prolaktin (PRL), ortalama trombosit hacmi (MPV), nötrofil lenfosit oranı (N/L), eritrosit dağılım genişliği (RDW) değerleri; ilaç bittikten sonraki iki gün içerisinde ilk transvajinal ultrason (tvusg) muayenesi yapılıp gün aşırı takiplerde 10 mm'e ulaşan folikül sayısı ve insan koryonik gonadotropin (HCG) yapılan günün endometrium kalınlığı kaydedildi. Tek folikül ve multifolikül çıkaran hastaların sonuçları karşılaştırıldı. Değerlendirmelerde IBM SPSS version 20 (Chicago, IL, USA) programı kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık sınırı olarak p 0.05). Her iki grup arasında da FSH, E2, PRL, AMH değerleri arasında fark bulunmadı (p>0.05). Tek folikülü olan hastaların tam kan sayımında ortalama platelet hacmi (MPV) 10.6 ± 1.3 fl, ortalama nötrofil lenfosit oranı (N/L) 2.4 ± 2.3, ortalama RDW %13.4 ± 1.4 saptandı. Usg de ölçülen ortalama endometrium kalınlığı 8.8 ± 2.1 mm ölçüldü. Çok folikülü olan hastaların tam kan sayımında ortalama platelet hacmi (MPV) 10.6 ± 1.2 fl, ortalama nötrofil lenfosit oranı (N/L) 2.2 ± 1.31, ortalama RDW %13.8± 2.5 saptandı. Usg de ölçülen ortalama endometrium kalınlığı 8.4 ± 2.5 mm ölçüldü. Her iki grupta da tam kan sayımında bakılan MPV, RDW, N/L değerleri arasında istatistiksel anlamlı bir farklılık saptanmadı. (p>0.05). Sonuç: Ovulasyon indüksiyonunda monofoliküler ve multifoliküler yanıtların karşılaştırılması, hasta seçiminde ve CC ile ovülasyon indüksiyonunun etkinliğinin arttırılmasına yardımcı olabilir. Bu sonuçlar ovulasyon indüksiyonu sırasında monofoliküler/multifoliküler yanıt gelişimi konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Özelikle yaş, VKİ ve endometrium kalınlığı gibi faktörlerin ovülasyon indüksiyonu ile ilişkisi üzerine daha kapsamlı çalışmalar yapılabilir. Ayrıca bu çalışmada incelenmeyen diğer faktörlerin, monofoliküler/multifoliküler yanıtı etkileyebileceği unutulmamalıdır.