Okul öncesi dönemi çocuklarda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) sıklığı ve DEHB belirtileri ile yürütücü işlevler arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜGE ŞAHİN ERENER

Danışman: Esra ÇÖP

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Ankara ili örnekleminde okul öncesi dönemi çocuklarda, 4-6 yaş aralığındaki DEHB sıklığının belirlenmesi ve DEHB belirtileri ile yürütücü işlevler arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın toplum örneklemini; Ankara ilinde Altındağ, Mamak, Yenimahalle ve Çankaya ilçelerinde yer alan 41 okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 4-6 yaş aralığındaki 437 çocuk oluşturmuştur. Çalışmaya katılmayı kabul eden çocuk, aile ve öğretmenler için Sosyodemografik Veri Formu, Conners Ebeveyn ve Öğretmen Dereceleme Ölçekleri-Yenilenmiş Kısa (CABDÖ-YK ve CÖDÖ-YK), Güçler ve Güçlükler Anketi Ebeveyn ve Öğretmen formları (GGA) kullanılmıştır. Çalışmanın klinik örneklemini ise, toplum örnekleminden DEHB açısından riskli olarak belirlenen 50 ve riskli görülmeyen 50 çocuk oluşturmuştur. Klinik örnekleme araştırmacı tarafından Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli (ÇDŞG-ŞY-DSM-5-T) ve Yürütücü İşlevler Davranış Değerlendirme Envanteri-Okul Öncesi Versiyonu (YİDDE-OÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Ankara ili örnekleminde okul öncesi DEHB yaygınlığı %11 olarak saptanmıştır. En sık klinik görünüm %81,8 ile kombine tip DEHB olarak ortaya çıkmış, bunu %18,2 oranla hiperaktif/impulsif görünüm takip etmiş, dikkat eksikliği baskın görünüm ise izlenmemiştir. DEHB tanısı konulan erkeklerin kız çocuklarına oranı 4,5 (9:2) olarak tespit edilmiştir. Ailesel gelir düzeyi düşük olanlarda yüksek olanlara göre, baba eğitim durumu ortaokul ve altı olanlarda ise, yüksek okul/üniversite olanlara göre daha yüksek oranda DEHB tanısı konulmuştur. Ayrıca neonatal sarılık öyküsü olanlarda ve DEHB dışı tanısı olanlarda, olmayanlara göre daha fazla DEHB tanısı ortaya çıkmıştır. DEHB dışı tanılar arasında konuşma bozukluğu varlığı ile DEHB görülmesi arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Ebeveyn ve öğretmenler tarafından doldurulan GGA'nın alt ölçeklerinden; davranış sorunları, dikkat eksikliği/hiperaktivite, dışa yönelim puanları ve toplam güçlük puanında; CABDÖ-YK ve CÖDÖ-YK ölçeklerinin ise karşı gelme, dikkatsizlik, hiperaktivite ve DEHB endeks dikkatsizlik alt ölçek puanlarında DEHB'li grupta anlamlı yükseklik gözlenmiştir. Ayrıca GGA Ebeveyn toplam puanı ile CABDÖ-YK DEHB Endeksi arasında ve GGA Öğretmen toplam puanı ile CÖDÖ-YK DEHB Endeksi arasında pozitif yönlü ve yüksek dereceli bir ilişki saptanmıştır. Yürütücü işlevlerin değerlendirilmesinde ise, YİDDE-OÖ ebeveyn ölçeğinde inhibisyon, çalışma belleği (ÇB) ve planlama alt ölçek puanları; YİDDE-OÖ öğretmen ölçeğinde de yürütücü işlevlerle ilgili tüm alt test puanları DEHB grubunda daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Bulgularımız; okul öncesi kurumlarda GGA, CABDÖ-YK, CÖDÖ-YK ve YİDDE-OÖ formlarının DEHB tanısı açısından tarama amaçlı kullanılabileceğini, OÖ-DEHB'lilerde başta inhibisyon, ÇB ve planlama olmak üzere yürütücü işlevlerin daha fazla bozulduğunu, ölçek taramalarında riskli görülen çocukların çocuk psikiyatri kliniğinde değerlendirilerek erken tanı ve müdahalenin avantajlarından yararlanılabileceğini göstermektedir. DEHB tanılı çocukların erken dönemde tanınması ve ileriki süreçler için önlemler alınabilmesi için ülkemizde daha geniş örneklemli ve daha fazla coğrafi bölge içeren kapsamlı çalışmaların yapılması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Çalışma belleği, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, inhibisyon, okul öncesi, prevalans, yürütücü işlevler