Yeni tanı ve relaps kronik ıtp hastalarında serotonin düzeylerinin halsizlik ve hayat kalitesi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KAYSERİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULLAH AĞAÇ
Danışman: Serdal KORKMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kronik İTP hastalarında tanı veya relaps anında ciddi halsizlik ve hayat kalitesinde bozulma olduğu ve bu durumun tedavi sonrasında düzeldiği gözlemimiz mevcuttur. Bu durum bizi altta yatan mekanizma nedir? Tedavi öncesi ve sonrası serotonin düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulabilir miyiz? sorularına yöneltti. Tüm vücutta üretilen serotoninin büyük bir kısmı (%95) bağırsakta, sadece küçük bir kısmı (%5) beyinde oluşturulmaktadır. Bağırsak mikrobiyotasının beyin üzerindeki etkisi oldukça derindir; bu etkiler davranışları, kan-beyin bariyerinin bütünlüğünü, mikroglial aktiviteyi, nörogenezis süreçlerini ve nörotransmitterlerin üretimini etkilediği düşünülmektedir. (10). Trombositler önemli veziküler serotonin depolarına (dens granüller) sahiptir ancak serotonin sentezleyecek enzimlerden yoksundur. Bunun yerine plazmadan serotonin alırlar. Serotonin daha sonra trombosit aktivasyonu sırasında trombosit dens granüller tarafından salgılanır ve trombosit agregasyonunu ve kan damarlarının vazokonstriksiyonunu teşvik etmede rol oynar, hemostazı kolaylaştırır (10-12). Biz de bu durumu gözönüne alarak tedavi öncesi ve sonrası serotonin düzeyi bakmaya karar verdik. Hem yeni tanı hem de relaps vakalarda sadece steroid tedavisi (prednizolon 1mg/ kg/gün IV) kullanılacağından grubun homojenitesinin bozulmayacağı düşüncesindeyiz (5). Hipotezlerimiz gözönüne alındığında yeni tanı ve relaps vakalar hastanemize trombositopeni ile başvurduğundan, bu hastalarda tedavi öncesi serotonin düzeylerinin düşük olduğunu ve tedavi sonrasında serotonin düzeylerinin trombosit sayıları ile birlikte normal aralığa geldiğini ve sonuç olarak bu hastalarda sık karşılaştığımız halsizlik ve hayat kalitesinde bozulma şikeyetlerinin serotonin düzeyi ile ilişkili olduğunu kanıtlamak amacıyla bu çalışmayı yapmayı planladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 1 Şubat 2023 ve 1 Haziran 2024 tarihleri arasında Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Polikliniğine başvuran 25 yeni tanı ve relaps kronik İTP hastası dahil edildi. Çalışma için hastaların kan örnekleri alındı. Rutin tetkikler amacıyla alınan serum örneklerinden elde edilen veriler kullanıldı. Serotonin için de hastalardan ayrıca bir kan örneği alındı. Tüm hastalara çalışmaya katılmaları açısından bilgilendirme yapıldı ve hastalardan yazılı onamları alındı. Araştırma dahilindeki veriler, Hastane Bilgi Yönetim Sisteminden elde edilmiştir. Bulgular: Bu araştırmada, hematoloji kliniğine başvuran hastaların tedavi öncesi ve sonrası yaşam kaliteleri ve bazı biyokimyasal parametreleri değerlendirildi. Araştırmamız kapsamında elde edilen verilerin analizi yapılmıştır. Normallik varsayımlarını test etmek için Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri, çarpıklık ve basıklık değerleri, histogramlar, Q-Q ve P-P grafikler incelendi. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edildiği için nonparametrik Wilcoxon İşaretli Sıralar Testleri kullanıldı. Araştırmaya 25 hastanın %76'sı kadın ve %24'ü erkek olup, yaş ortalaması 50,84 (min=25, max=80) olarak belirlendi. Tedavi öncesi ve sonrası platelet değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-4,372; p 0,05). Ancak serotonin değeri ortalaması tedavi öncesinde 202,57 ng/ml iken tedavi sonrasında 260,47 ng/ml 'ye yükselmiştir. Tedavi öncesi ve sonrası genel sağlık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-3,035; p 0,05). Ancak çevre puanı ortalaması tedavi öncesinde 59,84 iken tedavi sonrasında 64,59 olmuştur. WHOQoL-BREF toplam puanı arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-2,657; p<0,05). Toplam puan ortalaması tedavi öncesinde 55,00 iken tedavi sonrasında 63,15 olarak elde edilmiştir. Sonuç: Bu araştırma, tedavi sürecinin hastaların biyokimyasal ve psikososyal parametreleri üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Platelet düzeylerindeki anlamlı artış, tedavinin biyokimyasal etkilerini ortaya koyarken, WHOQoL-BREF ölçeği alt boyutlarındaki iyileşmeler, tedavinin hastaların yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerini vurgulamaktadır. Ancak, serotonin düzeylerindeki değişikliklerin istatistiksel olarak anlamlı olmaması ve çevre boyutunda anlamlı bir farklılık bulunamaması, tedavinin bu alanlardaki etkilerinin daha fazla araştırılmasını gerektirmektedir. Gelecekteki araştırmalar, daha geniş örneklemler ve uzun vadeli takiplerle bu bulguları destekleyebilir ve tedavi sürecinin etkinliğini daha kapsamlı bir şekilde ortaya koyabilir. Anahtar Kelimeler: ITP, Serotonin, WHOQoL-BREF