Romatoloji polikliniğinde nedeni bilinmeyen ateş ve akut faz reaktan yüksekliğinde; PET/BT çekiminin tanı sürecine olan katkısının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UMUT YILMAZ KORELİ
Danışman: Mine ADAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET AMAÇ: Nedeni bilinmeyen ateş ve akut faz reaktan yüksekliği ile başvuran, bu belirti ve bulguları kendiliğinden geçmeyen ve ilk tanısal çalışmalar sonucu etiyolojisi aydınlatılamayan hastalar, klinisyenler için tanı süreçlerinin zor olduğu durumlardır. Etiyoloji olarak enfeksiyonlardan, otoimmün hastalıklara ve malignitelere kadar pek çok farklı klinik durum söz konusu olabilir. Etiyolojinin araştırılması sürecinde hastalara birçok test uygulanmaktadır. Bu testler belirlenmiş algoritmalara göre yapılmaktadır. Tıbbi öykü, fizik muayene, laboratuvar testleri, periferik kan ve idrar kültürleri, standart radyografi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi bu testlerden bazılarıdır. Tanı konulamayan hastalarda ise ileri tetkik yapmak amacıyla FDG-PET/BT (Flouro Deoksi Glukoz-Pozitron Emisyon Tomografisi / Bilgisayarlı Tomografi) çekimi yapılmaktadır. FDG-PET taramasında parlak sinyal, artan glukoz metabolizmasını yansıtır. Genel olarak malignite veya aktif inflamasyonun yüksek olduğunu düşündürür, özellikle onkoloji alanında üstünlüğü kanıtlanmış hibrid bir görüntüleme yöntemi olmakla birlikte son dönemde enfeksiyonda, romatolojik hastalıkların tanısında ve tedavi takibinde kullanılmasına dair literatürde giderek artan sayıda çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmada nedeni bilinmeyen ateş ve akut faz reaktan yüksekliği olan, araştırılıp tanı konulamayan, romatoloji polikliniğine gönderilen hastalarda PET/BT çekiminin; romatolojik, malign veya enfeksiyöz hastalıkların teşhisinde yararlılığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Romatoloji Polikliniğine Şubat 2022 - Eylül 2023 tarihleri arasında başvuran daha önce araştırılıp tanı konulamayan, romatolojik muayenede artrit bulgusu olmayan 18-80 yaş arasındaki nedeni bilinmeyen ateş ve akut faz reaktan yüksekliği nedeniyle PET/BT çekilmiş hastalar; rapor sonucu ve bu sonuçta ulaşılan tanı dağılımlarına (etiyolojik yönden; enfeksiyöz nedenler, otoimmün patolojiler, neoplaziler, tanısal olmayanlar) göre yaş, cinsiyet, komorbidite, başvuru esnasındaki ateş, akut faz reaktanı (ESH, CRP) ve SUV max sonuçları ile kaydedilmiştir. Çalışmada bu veriler retrospektif olarak incelenmiştir. BULGULAR: Olguların yüzde 66,7'si (n=20) kadın, yüzde 33,3'ü (n=10) erkektir. Yaşları 26 ile 78 arasında değişmekte olup, ortalama 51,23 ± 13,89 yıldır. Ateş ölçümleri ortalama 37,85 ± 0,18 oC; Sedimantasyon ölçümleri ortalama 70,20 ± 25,14 mm/sa; CRP ölçümleri ortalama 53,10 ± 38,91 mg/L ve SUV max ölçümleri ortalama 5,33 ± 4,96'dır. PET raporu sonucunda olguların yüzde 16,7'si (n=5) normal olarak belirlenirken; yüzde 63,3'ün (n=19) inflamatuar olarak değerlendirilmiş, yüzde 20,0'sinde (n=6) ise neoplazi şüphesi şeklinde raporlanmıştır. Olguların yüzde 3,3'ü (n=1) neoplazi (Hodgkin lenfoma), yüzde 40,0'ı (n=12) otoimmün hastalık (4 hastada ankilozan spondilit, 3 hastada SLE, 1 hastada RA, 1 hastada farklılaşmamış bağ doku hastalığı, 1 hastada erişkin Still hastalığı, 1 hastada dev hücreli arterit, 1 hastada romatoid faktör pozitif vaskülit), yüzde 3,3'ü (n=1) enfeksiyon tanısı (kriptokokkozis) ve yüzde 3,3'ü (n=1) diğer (dejeneratif eklem patolojisi) tanıları almıştır. Katılımcıların 15'i tanı alırken, 15'ine tanı konamamıştır. PET rapor sonucunda normal olarak belirlenen ve neoplazi şüphesi olan olgularda otoimmün hastalık görülmezken; inflamatuar grubundaki 19 olgunun 12'sinde otoimmün hastalık tanıları görülmüştür. Gruplara göre tanı alma oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,016; p<0,05). PET rapor sonucunda normal olarak belirlenen 5 olgu tanı almazken; inflamatuar gözlenen 19 olgunun 13'ü ve neoplazi şüphesi olan 6 olgunun 2'si tanı almıştır. PET rapor sonucunda normal olguların SUV max ölçümleri ortalama 0,37 ± 0,82; inflamatuar gözlenen olguların SUV max ölçümleri ise ortalama 5,09 ± 3,71 olarak hesaplanmıştır. İnflamatuar grupta SUV max ölçümleri istatistiksel olarak anlamlı yüksek olarak saptanmamıştır (p<0,01). PET/BT anormal olarak sonuçlandığı 25 (yüzde 83,3) olgudan 15'inde (yüzde 50) diğer yöntemlerle kesin tanı konduğundan; diğer 10 (yüzde 33,3) olguda tanı konamamış olduğundan testin duyarlılığı yüzde 100 olarak; özgüllüğü yüzde 33,3 olarak saptanmıştır. Pozitif kestirim değeri ise yüzde 60 ve negatif kestirim değeri ise yüzde 100 olarak görülmektedir. Testin doğruluğu yüzde 66,7'dir. SONUÇ: Toplam vaka içinde önemli sayıda hasta PET/BT ile tanı sürecinde sonuca ulaşmıştır. PET/BT aynı anda hem tomografi hem de FDG tutulum özelliği nedeniyle patolojik süreçlerin gösterilmesinde, geniş alan tarama yapması nedeniyle iyi bir görüntüleme yöntemidir. Klinik pratikte tanı ve takipte PET/BT'nin daha yaygın şekilde kullanılır hale geleceği düşünülmektedir. PET/BT bulguları romatolojik hastalıkların erken teşhisinde, yaygınlığının değerlendirilmesinde, malign ve enfeksiyöz etiyolojilerin ayrımında klinisyene önemli yarar sağladığı görülmektedir. Anahtar kelimeler: Nedeni bilinmeyen ateş, akut faz reaktan yüksekliği, FDG-PET/BT (Flouro Deoksi Glukoz-Pozitron Emisyon Tomografisi / Bilgisayarlı Tomografi)