Zor kolesistektomilerde risk faktörleri: Her endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi bir risk faktörü müdür?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA AYVAZOĞLU
Danışman: Dursun Özgür KARAKAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Laparoskopik kolesistektomi günümüzde safra taşı hastalığının standart tedavisi olmakla birlikte hastaların birçoğunda operasyon, yoğun inflamasyon, anatomik belirsizlik veya fibrotik değişiklikler nedeniyle "zor kolesistektomi'' niteliği kazanmaktadır. Preoperatif dönemde zor kolesistektominin öngörülmesi, cerrahi planlamanın güvenli yapılabilmesi ve komplikasyonların azaltılması açısından kritik önem taşır. Literatürde ERCP öyküsünün zorluğu artırabileceği bildirilse de her ERCP'nin aynı risk düzeyine sahip olup olmadığı ve ERCP alt endikasyonlarının cerrahi zorluğa etkisi yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu çalışmanın amacı, ERCP geçiren hastalarda operasyon zorluğunu belirleyen spesifik faktörleri alt gruplar düzeyinde incelemek; ERCP'nin tek ve bağımsız bir risk faktörü olup olmadığını, işlem sayısı, zamanlaması ve endikasyonuna göre risk değişkenliğini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif kesitsel bir çalışma olup, 2022–2024 yılları arasında Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde laparoskopik kolesistektomi uygulanan 2233 hastayı kapsamaktadır. Manuel-Vázquez ve ark.'nın Delphi konsensus kriterleri kullanılarak "zor kolesistektomi'' tanımı standardize edilmiştir. Hastaların demografik verileri, laboratuvar sonuçları, radyolojik bulguları, ERCP ile ilişkili değişkenler (endikasyon, stent varlığı, işlem sayısı, ERCP–cerrahi arası süre) ve peroperatif bulguları kaydedilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklere ek olarak zor kolesistektomi ile ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla tek ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri, ameliyat süresini değerlendirmek için lineer regresyon analizleri, komplikasyon değerlendirmeleri için uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanılmıştır. p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 2233 hastanın %30,2'si zor kolesistektomi olarak değerlendirildi. Tek değişkenli analizlerde ileri yaş, erkek cinsiyet, yüksek WBC, akut kolesistit, SKDK artışı, biliyer pankreatit ve perkütan kolesistostomi öyküsünün zorlukla anlamlı ilişkili olduğu görüldü. Çok değişkenli lojistik regresyonda ise erkek cinsiyet, SKDK artışı, akut kolesistit ve biliyer pankreatit öyküsü bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. ERCP yapılan hastalarda zor kolesistektomi oranı anlamlı derecede yüksek olup, işlem öyküsü cerrahi zorluğu yaklaşık dört kat artırmaktaydı. ERCP alt grupları incelendiğinde, kolanjit endikasyonlu ERCP'nin hem peroperatif apse/yapışıklık oranlarını hem de ameliyat süresini belirgin şekilde artırdığı, buna karşın koledokolitiyazis endikasyonlu ERCP'nin zorluk açısından anlamlı ek risk oluşturmadığı görüldü. Perikolesistik apse/yapışıklık açısından kolanjit, pankreatite kıyasla bağımsız bir risk artışı ile ilişkiliydi. Skleroatrofik kese gelişiminde ise stent yerleştirilmesi en güçlü belirleyici olup çok değişkenli analizde bağımsız etkisini sürdürdü. ERCP yapılan hastalarda konversiyon oranı anlamlı biçimde daha yüksekti. Bulgular genel olarak, özellikle kolanjit endikasyonlu ERCP ve stent yerleştirilmesinin cerrahi zorluğu belirgin şekilde artıran temel faktörler olduğunu ortaya koydu. Sonuç: Çalışmamızda zor kolesistektomi için erkek cinsiyet, SKDK artışı, akut kolesistit ve biliyer pankreatit öyküsü bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Buna ek olarak çalışmamız ERCP öyküsünün zor kolesistektomi için bağımsız ve güçlü bir risk faktörü olduğunu açık biçimde göstermektedir. ERCP ile ilgili alt gruplar analiz edildiğinde her ERCP'nin ameliyatın zorluk derecesinde aynı prognostik anlama sahip olmadığı gözlenmektedir. Bu çalışma, özellikle ERCP geçirmiş hastalarda alt grupların ayrıntılı değerlendirilmesinin zor kolesistektomi riskini öngörmede kritik öneme sahip olduğunu göstermekte; cerrahi planlamada inflamasyon belirteçlerinin, endikasyon farklılıklarının ve stent varlığının dikkatle ele alınmasını önermektedir. Geniş örneklem gücü ve çok değişkenli analizlerle desteklenen bulgular, literatüre anlamlı katkı sağlamakta ve klinik uygulamada daha güvenli karar süreçleri için değerli bir temel sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Laparoskopik kolesistektomi, Zor kolesistektomi, ERCP, Risk faktörleri