Düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyonundan sonra uygulanan farklı basınç sürelerinin ekimoz oluşumu üzerine etkisinin değerlendirilmesi: Kendinden kontrollü, tek kör çalışma
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, İÇ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FARUK ERPAY
Danışman: Fatma İlknur ÇINAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma subkutan düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyonundan sonra uygulanan farklı basınç sürelerinin ekimoz oluşumu üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma yarı deneysel, kendinden kontrollü ve tek kör olarak 16.12.2019-28.02.2020 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini; Polatlı Devlet Hastanesi genel yoğun bakım ünitesinde yatan, günde en az bir defa düşük moleküler ağırlıklı heparin tedavisi uygulanan, 18 yaşından büyük olan, daha önce bilinen koagülasyon bozukluğu olmayan, trombosit sayıları, protombin zamanı, aktive parsiyel tromboplastin zamanı, uluslararası düzeltme oranı normal değerler arasında bulunan ve çalışmayı kabul eden hastalar oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında hastaların tanıtıcı özellikleri ve tıbbi bilgilerine ilişkin veri toplama formu ve subkutan düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyon sonrası izlem cetveli kullanılmıştır. Subkutan düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyonu için hastaların göbek deliğinin 5 cm2'lik alanın dışında kalan karın bölgesinin dört tarafı kullanılmıştır ve enjeksiyondan önce bölgelerin subkutan doku kalınlıkları "mm" cinsinden ölçülmüştür. Subkutan düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyonundan sonra çalışmaya katılan tüm hastaların sağ üst karın bölgesine 30 saniye, sol üst karın bölgesine 15 saniye, sağ alt karın bölgesine 10 saniye ve sol alt karın bölgesine 60 saniye basınç uygulanmıştır. Enjeksiyon yapılan bölgeler 5 cm'lik genişlikte daire içine alınarak her birine ayrı kod yazılmıştır. Enjeksiyondan 48 saat sonra kodların anlamını bilmeyen hemşire tarafından bölgede oluşan ekimoz varlığı ve büyüklüğü değerlendirilmiştir (tek kör). Ekimoz oluşması durumunda şeffaf ölçüm aracı ve milimetrik ölçüm kağıdı ile ekimozun büyüklüğü "mm2" cinsinden belirlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatiksel yöntemler ile Cochhran's Q, McNemar ꭓ2 Friedman Test, Wilcoxon signed-rank, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis Test, Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 79,35±8,52 yıl olup, %67,4'ü kadındır. Basınç uygulama süreleri bakımından 10 saniye grubunun %50,0'sinde, 15 saniye grubunun 32,6'sında, 30 saniye grubunun %34,8'inde, 60 saniye grubunun %32,6'sında ekimoz oluşmuştur. Ekimoz büyüklük ortalamaları; 10 saniye grubunda 153,28±520,18 mm2, 15 saniye grubunda 87,80±398,06 mm2, 30 saniye grubunda 41,89±130,56 mm2, 60 saniye grubunda 57,89±185,08 mm2'dir. Ekimoz varlığı ve boyutu açısından dört uygulama birlikte karşılaştırıldığında ise gruplar arasında istatistiksel olarak bir fark saptanmamıştır p>0,05). Ayrıca hastaların cinsiyet, beden kitle indeksi ve subkutan doku kalınlık değişkenlerinin ekimoz büyüklüğü üzerinde etkisi olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Sonuç: Çalışma sonuçları değerlendirildiğinde subkutan düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyonundan sonra uygulanan farklı basınç süreleri arasında ekimoz oluşumu ve büyüklüğü açısından bir fark olmadığı saptanmıştır. Bu nedenle klinikte uygulanabilirlik açısından subkutan düşük moleküler ağırlıklı heparin enjeksiyonundan sonra 10 saniye basınç uygulanmasının enjeksiyon bölgesinde oluşacak komplikasyonları önlemede yeterli olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: basınç, düşük moleküler ağırlıklı heparin, ekimoz, hemşire, subkutan enjeksiyon