Neonatal hiperbilirubinemi tanısıyla takipli hastaların uzun dönem nörogelişimsel değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LEYLA DEMİRKAPI
Danışman: Dilek KAHVECİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Term doğmuş, nörogelişimi etkileyecek ek hastalığı olmayan, neonatal hiperbilirubinemi nedeniyle fototerapi almış bebeklerde, kernikterus oluşturmayacak düzeyde serum bilirubin değerinin, nörogelişimsel bir bozukluğa neden olup olmayacağı henüz netleşmemiştir. Çalışmamızda, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'ne neonatal hiperbilirubinemi tanısıyla yatırılmış ve fototerapi uygulanmış, nörogelişimi etkileyecek ek risk faktörü olmayan, sistemik muayenesi normal olan term bebeklerin erken dönem nörogelişimsel değerlendirmeleri yapılmış olup, hiperbilirubinemi ile nörogelişimsel bozukluk sıklığı arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Gebelik haftası ≥ 37 hafta olan, nörogelişimi etkileyecek ek risk faktörü olmayan ve sadece neonatal hiperbilirubinemi nedeniyle Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatırılarak fototerapi tedavisi verilmiş hastalar hastane kayıtlarından taranmıştır. Bu hastalar arasında çalışmaya dahil edilen 53 hasta ile randomize seçilen 38 sağlıklı kontrol grubu hastanın muayenesi araştırmacı tarafından yapılmıştır. Tek bir çocuk gelişim uzmanı tarafından Denver Gelişimsel Tarama Testi II (DGTT II) uygulanmıştır. DGTT II sonuçları normal, şüpheli ve anormal olarak değerlendirilmiştir. Çalışma grubu ve sağlıklı kontrol grubu sosyodemografik özellikler ve DGTT II sonuçları açısından karşılaştırılmıştır. Hastanemiz Sağlam Çocuk Poliklinik notları, Gelişimsel Pediatri Poliklinik notları ve DGTT II sonuçları kullanılarak "Hasta Takip Formu" doldurulmuştur. Verilerin analizi SPSS 26.0 programı kullanılarak, sonuçlar %95 güven düzeyinde çalışılmıştır. Bulgular: Çalışmamız sonucunda DGTT II'ye göre çalışma grubunda iki hastada kaba motor alanında, sağlıklı kontrol grubunda iki hastada dil alanında gelişimsel gecikme saptanmıştır. Çalışma grubu ve sağlıklı kontrol grubu arasında cinsiyet, doğum şekli, antenatal takip anne gebelik yaşı ve anne gebelik sayısı yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Çalışma grubunda erkek cinsiyet oranı %58,5 (n=31) iken kadın cinsiyet oranı %41,5 (n=22); sağlıklı kontrol grubunda ise erkek cinsiyet oranı %31,6 (n=12) iken kadın cinsiyet oranı %68,4 (n=26) olarak sonuçlanmıştır (p<0,011). Çalışma grubunda doğum şekli olarak Normal Spontan Vajinal Doğum oranı %60,4 (n=32) iken C/S ile doğum oranı %39,6 (n=21); sağlıklı kontrol grubunda ise NSVD oranı %28,9 (n=11) iken C/S oranı %71,1 (n=27) olarak sonuçlanmıştır (p<0,003). Çalışma grubunda %81,1 (n=43) oranında gebelik öncesi takip (antenatal takip) yapılmış iken, %18,9 (n=10) oranında antenatal takip yapılmamış; sağlıklı kontrol grubunda ise antenatal takip %97,4 (n=37) oranında yapılmış iken %2,6 (n=1) oranında antenatal takip yapılmamış olarak sonuçlanmıştır (p<0,023). Çalışma grubu ve sağlıklı kontrol grupları arasında anne gebelik yaşı açısından istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmiş olup çalışma grubunda bu değer 30,0±5,9 yıl, sağlıklı kontrol grubunda 27,4±5,4 yıl olarak tespit edilmiştir (p<0,035). Çalışma grubu ve sağlıklı kontrol grubu arasında anne gebelik sayısı yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiş olup çalışma grubunda en düşük gebelik sayısı 1 iken en yüksek gebelik sayısı 10 olarak tespit edilmiştir. Sağlıklı kontrol grubunda ise en düşük gebelik sayısı 1 iken en yüksek gebelik sayısı 5 olarak bulunmuştur (p<0,019). Çalışma grubu ve sağlıklı kontrol grupları incelendiğinde baba eğitim düzeyi yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0.027). Çalışma grubu ve sağlıklı kontrol grupları arasında kan uyuşmazlığı yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Çalışma grubunda uyuşmazlık %30 (n=15) oranında iken sağlıklı kontrol grubunda %0 (n=0) olarak tespit edildi (p=0.014). Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızda, kernikterus oluşturmayacak düzeyde hiperbilirubinemisi olup fototerapi alan çocuklardaki gelişimsel gecikme sıklığı sağlıklı kontrol grubuna benzer olarak sonuçlanmıştır. Çalışma grubundaki hasta sayısının azlığı nedeniyle bu oranın sağlıklı kontrol grubuyla benzediğini, hasta sayısının daha çok olması durumunda neonatal hiperbilirubinemi nedeniyle tedavi almış çocuklar arasında, gelişim geriliği olan çocukların daha çok tespit edilebileceğini düşünmekteyiz. Bu nedenle çalışmamızın konusuyla ilgili hasta sayısının daha çok olduğu çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, Sarılık, Fototerapi, Nörogelişim, DGTT II