Yoğun bakımda takip edilen sepsis hastalarında inflamatuar parametrelerin seyrinin mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi: Prospektif gözlemsel çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRANUR DİKİCİ
Danışman: Nizameddin KOCA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, yoğun bakımda sepsis veya septik şok tanısıyla izlenen hastalarda inflamatuar biyobelirteçlerin farklı zamanlardaki düzeylerini karşılaştırarak bu parametrelerin 28 günlük mortaliteyle ilişkisini değerlendirmektir. Sepsisin hızlı seyri ve yüksek mortalitesi nedeniyle, prognozu öngörebilecek güvenilir biyobelirteçlerin belirlenmesi klinik açıdan önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Bursa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi'nde prospektif gözlemsel tasarımda yürütülen çalışmaya sepsis veya septik şok tanısı alan 110 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, sistemik hastalıkları, APACHE II ve SOFA skorları, ortalama arter basıncı (OAB) ve kalp atım hızı (KAH) değerleri kaydedilmiştir. Serum C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin (PCT), interlökin-6 (IL-6), ferritin, fibrinojen, D-dimer ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyleri belirli günlerde ölçülmüştür. Biyobelirteç düzeyleri 28 günlük mortaliteye göre karşılaştırılmış, ROC analizleri ile prognostik performansları değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmada demografik özellikler ve komorbidite dağılımı gruplar arasında benzer bulunmuştur. Ölen hastalarda APACHE II ve SOFA skorları anlamlı olarak daha yüksek, OAB ise daha düşük saptanmıştır (p<0.05). Biyobelirteç analizinde, CRP düzeyleri ölen hastalarda 8., 12., 16. ve 20. günlerde; PCT düzeyleri 8., 12. ve 20. günlerde; IL-6 düzeyleri 4., 8., 12. ve 16. günlerde; ferritin düzeyleri 8., 12., 16. ve 20. günlerde; LDH düzeyleri 4., 8., 12., 16. ve 20. günlerde ölen hastalarda yaşayanlara göre anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). D-dimer yalnızca 8. günde anlamlı yüksek saptanırken, fibrinojen 0. günde yaşayanlarda daha yüksekti (p<0.05). ROC analizine göre, elde edilen verilerde, IL-6'nın 8., 12. ve 16. günlerde, ferritinin 12. ve 16. günlerde, CRP'nin 12. günde ve LDH'nin 16. günde AUC değerleri 0.80'in üzerindeydi. Sonuç: Bu çalışma, sepsisli hastalarda biyobelirteçlerin zamana bağlı değişimlerinin prognostik gösterge olabileceğini göstermektedir. Özellikle IL-6, ferritin ve PCT düzeylerinin farklı zamanlardaki ölçümlerinin birlikte değerlendirilmesi, mortalite riskinin daha doğru öngörülmesine katkı sağlayabilir ve ileri araştırmalara temel oluşturabilir.