Beta human koryonik gonadotropin seviyeleri 5000 MIU/ML'den yüksek tubal ektopik gebelik tedavisinde modifiye multidoz metotreksat tedavisinin yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CİHANGİR YİRMİBEŞ

Danışman: Niyazi TUĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu retrospektif kohort çalışmada, kliniğimizde uyguladığımız modifiye multi doz metotreksat (MTX) tedavi protokolünün etkinliği ve yan etki profillerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu bilimsel araştırma, Eylül 2017 ve Ağustos 2021 yılları arasında ektopik gebelik nedeniyle tek doz, çift doz ve multi doz protokolleri ile MTX tedavisi uygulanan hastalar üzerinde retrospektif kohort bir çalışma olarak planlanmıştır. Çalışmaya kliniğimize başvuran veya refere edilen, hemodinamik instabilite belirtileri göstermeyen ektopik gebelik hastaları dahil edilmiştir. Tüm hastalar MTX' in olası yan etkileri, başarısızlık riski ve kullanılan yöntem ile ayrıntılı olarak bilgilendirilmiştir. Tüm hastalardan tedavi öncesi yazılı onam alınmıştır. Kliniğimizin ektopik gebeliklerde standart MTX protokolleri uygulanmış olup, hastaya uygulanan protokol hastaya göre bireyselleştirilerek belirlenmiştir. Tek doz MTX tedavisinde 1. günde hastaya 50 mg/m2 dozunda intramuskuler uygulama yapılmıştır. Bakılan serum β-hCG ölçümlerinde 4. Ve 7. gün değerleri arasında %15 ve üzerinde azalma varsa tedavi başarılı kabul edilip, hastalar haftalık β-hCG takibine alınmıştır. Çift doz MTX protokolünde hastalara 1. Ve 3. günde 50 mg/m2 dozunda intramuskuler uygulama yapılmış ve folik asit uygulanmamıştır. Takip ve yönetim tek doz protokolüne uygun olarak belirlenmiştir. Multi doz MTX protokolünde 1. günde hastaya 1 mg/kg dozunda intramuskuler uygulama yapılmıştır. MTX sonrası ardışık günlerde 0,1 mg/kg dozunda folinik asit uygulanmıştır. Multi doz MTX protokolü uygulanan hastalarda doz uygulama sayısı ve tedavinin kesilmesine, tedavi bireyselleştirilerek karar verilmiştir. Tedavi sırasında yan etki gelişen hastalarda tedavi kesilerek β-hCG takibine devam edilmiştir. Yan etkiler gerilediğinde ve 2 gün aralıklı ölçümlerde serum β-hCG değerinde düşme miktarı %15'ten az olduğunda multi doz MTX protokolüne devam edilmiştir. Tedavi β-hCG değerinin 5000 mIU/ml'nin altına inmesi durumunda kesilmiştir. MTX uygulanmasını takiben β-hCG değerinde %30'luk bir düşüş gözlendiğinde doz atlanmıştır. β-hCG değeri negatifleşen vii hastalarda tedavi başarılı kabul edilmiştir. Takip sırasında rüptür ve acil cerrahi girişim gerektiren hastalarda tedavi başarısız olarak kabul edilerek kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların yaş ortalaması 31.26±5.69 ve ortanca yaş 31.5 (19-47 aralığında) bulunmuştur. Hastaların %32,4'ünde (n=51) küretaj öyküsü, %11'inde (n=16) ektopik gebelik öyküsü, %7,6'sında (n=11) RİA öyküsü bulunmuştur. Tüm ektopik gebeliklerin %30,3'ünde (n=44) lokalizasyon belirlenemezken, %41,4'ü (n=60) sağ adneksiyel, %28,3'ü (n=41) sol adneksiyel yerleşimli bulunmuştur. Hastaların %38,6'sında (n=56) ultrasonda intraperitoneyal serbest mayi izlenmiştir (min=2 mm, max=70 mm). Hastaların %13,8'sinde (n=20) fetal yapı ultrasonda görülmüştür. Tek doz, çift doz ve multi doz MTX protokollerin başarı oranları sırayla %91,7, %72 ve %85 olarak bulunmuştur. Başarı oranları arasında anlamlı olarak istatiksel fark bulunmamıştır. Tek doz MTX protokolü uygulanan 5 hasta, çift doz protokolü uygulanan 7 hasta, multi doz MTX protokolü uygulanan 9 hasta başarısız kabul edilmiş ve hepsine tubal rüptür nedeniyle cerrahi işlem uygulanmıştır. Multi doz protokolü uygulanan hastalarda doz uygulama sayısı, hastane yatış süresi ve taburculuk sonrası takip süresi istatiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). Tek ve çift doz protokollerinde hiçbir hastada yan etki gözlenmemiştir. Multi doz protokolünü alan hastaların %55'inde yan etki gözlenmemişken, %33,3'ünde hafif (n=20), %8,3'ünde (n=5) orta ve %3,3'ünde (n=2) şiddetli yan etki görülmüştür. Sonuç: Yaptığımız bu tez çalışmasında tek doz, çift doz ve multi doz MTX protokollerindeki başarı oranları yüksek ve benzer bulunmuştur. Özellikle multi doz MTX protokol seçiminde ve başarının artırılmasında en önemli faktörün tedavinin bireyselleştirilmesi olduğunu düşündürtmektedir. Multi doz protokolü uygulanan hasta grubunun tek doz protokolü uygulanan hastalarla benzer sonuç çıkması, multi doz protokolünün risk grubu yüksek olan hastalarda başarılı olduğu sonucuna varılmıştır.