İntertrokanterik femur kırığı olan 65 yaş üstü hastalarda kısa ve uzun sefalomedüller çivi uygulamasının karşılaştırmalı sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CENGİZ ŞENCAN

Danışman: Cengiz YILDIRIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Femur intertrokanterik bölge kırıkları özellikle yaşlı ve osteoporotik hastalarda görülen kırıklardır. Bu kırıkların tespitinde proksimal femur çivisi uygulaması her geçen gün artmakta ve tedavide birinci seçenek haline gelmektedir. Çalışmamızda intertrokanterik femur kırığı nedeniyle cerrahi operasyon planladığımız hastalara tespit için kısa ya da uzun sefalomedüller çivi uyguladık ve bu iki çivi grubu arasında klinik, radyolojik ve fonksiyonel açıdan fark olup olmadığını araştırdık. Yöntem: Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Nisan 2017 ile Haziran 2020 tarihleri arasında femur intertrokanterik kırığı nedeniyle opere edilen, 65 yaş üstü olan, kısa ya da uzun sefalomedüller çivi ile tespit edilen, patolojik kırık ve trokanterik bölgede eski kırık öyküsü olmayan 90 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların 28 tanesine uzun sefalomedüller çivi, 41 tanesine kısa sefalomedüller çivi uygulandı. Erkek ve kadın oranı 21/48 saptandı. Ortalama yaş 81 bulundu. Kırık tipleri incelendiğinde %27,5 AO 31A1, %47,8 AO 31A2, %24,7 AO 31A3 mevcuttu. Uzun çivi grubunda %28,6, kısa çivi grubunda ise %12,2 oranında komplikasyon görülmüş, gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Kırık mekanizması, operasyon için bekleme süresi, toplam yatış süresi, postop yoğun bakım oranı, Tip-Apeks Mesafesi, Redüksiyon Kalitesi, Cleveland Bosworth Skalası, Singh İndeksi, Harris Kalça Skoru ve Parker Palmer Mobilite Skoru açısından gruplar arasında anlamlı fark görülmemiştir. Hastalardan 21 tanesi ilk 6 ayda ölmüştür. Ölüm oranları uzun çivi grubunda %30, kısa çivi grubunda %18 bulunmuş, gruplar arasında anlamlı fark görülmemiştir. Uzun çivi grubunda cerrahi süre, kanama miktarı ve transfüzyon oranı kısa çivi grubuna göre anlamlı oranda yüksek bulunmuştur. Sonuçlar: Uzun yıllardır proksimal femur kırıkları cerrahi tedavisi çeşitli implantlar ile yapılmaya çalışılmış, karşılaşılan sorunlar nedeniyle bu süreçte daha farklı, etkin ve başarılı implantlar dizayn edilmiştir. Çalışmamızda femur intertrokanterik kırıklarının tedavisi için kullandığımız kısa ve uzun sefalomedüller çivi sonuçlarına göre, kısa ve uzun çivi grupları arasında klinik, fonksiyonel ve radyolojik açıdan anlamlı fark görülmemiş ancak ameliyat süresi, kan kaybı ve transfüzyon oranı uzun çivi grubunda daha yüksek bulunmuştur. Çalışmamızın kısıtlılıkları nedeniyle, kısa ve uzun sefalomedüller çivilerin intertokanterik kırıklardaki kesin etkilerini belirlemek için daha geniş hasta grupları ve uzun takip sürelerinin olduğu prospektif araştırmalar gerekmektedir.