Diyabetik hastalarda diyabetik retinopati derecesi ile serum fraktalkin (CX3CL1) ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGÜR YILMAZ
Danışman: Murat AKARSU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Diyabetik retinopati , dünya genelinde önlenebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir ve bu hastalığın erken tanısı için hala etkili bir biyokimyasal belirteç bulunamamıştır. Bu araştırmanın temel amacı, Fraktalkin (CX3CL1) molekülünün diyabetik retinopati tanısında öngördürücü rolünü değerlendirmektir. Ayrıca diyabetik retinopati şiddeti ile serum Fraktalkin (CX3CL1) seviyeleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Bu çalışma, diyabet tanısı almış ancak diyabetik retinopatisi olmayan hastalar ile diyabetik retinopatisi olan hastalar arasında serum Fraktalkin seviyelerini karşılaştırarak bu ilişkiyi daha iyi anlamaya çalıştık, elde ettiğimiz sonuçlar, serum Fraktalkin seviyesinin diyabetik retinopatinin değerlendirilmesinde yeni bir belirteç olarak kullanılmasına olanak sağlayabilir. Serum Fraktalkin seviyesinin diyabetik retinopatinin tespit ve derecelendirilmesindeki etkinliği erken tanı ve etkili tedavi stratejilerinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olabilir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Haziran 2023 - Temmuz 2023 tarihleri arasında iç hastalıkları polikliniklerimize başvuran; diyabetik retinopati yönünden tarama amaçlı göz hastalıkları polikliniklerine konsülte edilen hastalar çalışmaya alındı. Göz hastalıkları polikliniklerinde diyabetik retinopati açısından muayene edilen diyabetik retinopati saptanmayan 32 katılımcı ile diyabetik retinopati (DR) tespit edilen 108 katılımcı olmak üzere toplam 140 diyabetik hasta çalışmamıza dahil edilmiştir. DR saptanan vaka grubu proliferatif (32), hafif derecede nonproliferatif (23 ), orta derecede nonproliferatif (40), ve ağır derecede nonproliferatif (13) olarak gruplara ayrılmıştır. Tüm katılımcılara ait sosyo demografik veriler, antropometrik ölçümler, tıbbi öykü verileri ve laboratuvar değerlerine ait parametreler kaydedildi. Serum Fraktalkin seviyeleri, ELISA yöntemi kullanılarak kit prospektüsündeki adımlar takip edilerek belirlendi. Numunelerin absorbans değerleri spektrofotometrik olarak ölçülerek konsantrasyonları ng/L biriminde ifade edildi. İstatistiksel analiz SPSS 26.0 yazılımında çeşitli testler kullanılarak gerçekleştirildi ve p değeri 0.05'in (p 0.05). Nonproliferatif grubun alt grupları incelendiğinde, nonproliferatif ağır grubunda serum fraktalkin seviyesi nonproliferatif hafif ve orta grubundan istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p 0.05). Yapılan ROC analizinde serum Fraktalkin seviyesinin DR tanısı için optimal cut off değeri 0.455 pg/ml olarak belirlenirken sensitivite (%81,5) ve spesifitesi (%56,3) olarak bulundu. Nonproliferatif DR'nin ağır ve orta derece tanısı için optimal cut off değeri ise 0.720 pg/ml olarak belirlendi. Fraktalkin seviyesi bu cut off değerinde sensitivite (%100) ve spesifitesi (%61,9) olarak bulundu. Korelasyon analizinde vaka grubunda serum fraktalkin ile demografik veriler ve diğer laboratuvar parametreleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Çalışmamız, diyabetik retinopatinin patogenezinde önemli bir rol oynayan fraktalkin düzeyinin erken tanı ve tedavi seçenekleri açısından değerlendirilmesini hedeflemiştir. Yaptığımız analizlerde, retinopati olan grupta, retinopati olmayan gruba göre daha yüksek fraktalkin düzeylerine rastladık. Ancak, NPDR ve PDR arasındaki bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. NPDR'nin ağır ve orta derecelerinde ise hafif düzeyden daha yüksek seviyede anlamlı fraktalkin seviyelerini tespit ettik. Bu bulgu, fraktalkinin diyabetik retinopati proliferasyonundan bağımsız olarak, diyabetik retinopati tanısında potansiyel bir yardımcı biyobelirteç olarak kullanılabilir. Literatürde, diyabetik retinopati ile fraktalkin arasındaki ilişkiyi gösteren ve bu ilişkiyi moleküler düzeyde açıklayan kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu alandaki eksiklikler, ileride yapılacak çalışmaların önemini vurgulamaktadır. Çalışmamızın sonuçları, serum fraktalkinin diyabetik retinopatinin tanısında potansiyel bir marker olarak kullanılması ve retinopatinin önlenmesi ve tedavisinde yeni bir hedef molekül olarak değerlendirilmesine yönelik ileri araştırmalara ışık tutabilir. Anahtar Kelimeler: Serum Fraktalkin, diyabet, diyabetik retinopati, proliferatif DRP, non proliferatif DRP