Supraventriküler taşikardi tedavisinde kullanılan modifiye valsalva manevrası ile reverse valsalva manevrasının karşılaştırılması: randomize kontrollü çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞERVAN KURT
Danışman: Abdullah ALGIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Supraventriküler taşikardi (SVT) acil servise sık başvuran, atriyoventriküler (AV) bileşke ve üzerinden kaynaklanan aritmileri ifade eder. Uzamış taşikardi miyokardiyal iskemi, doku perfüzyonunda azalma, kalp yetmezliği ve serebral iskemi gibi kötü sonlanımlara neden olabilir. SVT'nin sonlandırılmasında ilk tercih olarak AV nodun refrakter süresinin uzamasını sağlayan valsalva manevraları kullanılır. Valsalva manevraları olarak standart valsalva manevrası (sVM), karotis sinüs masajı ve modifiye valsalva manevraları (mVM) tanımlanmıştır. Literatürde modifiye valsalva manevrasının sinüs ritmine dönüş oranları %40-46 olarak bildirilmiştir. Son yıllarda bir olgu serisinde tanımlanan reverse valsalva manevrasının (rVM) sinüs ritmine dönüş oranının oldukça yüksek olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmada acil servise SVT ile başvuran hastaların tedavisinde rVM ve mVM' nın etkinliğinin karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, randomize kontrollü bir çalışma olarak tasarlandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne 18.06.2021 – 18.06.2022 tarihleri arasında başvuran ve elektrokardiyografide (EKG) SVT saptanan hastalarda yapıldı. EKG'de atriyal fibrilasyon (AF), atriyal flutter ve sinüs taşikardisi saptanan hastalar, gebe hastalar, hastane öncesinde acil sağlık hizmetleri tarafından antiaritmik ilaç uygulanmış olan hastalar, unstabil hastalar, manevra yapılması uygun olmayan hastalar ve randomizasyon yapılmadan önce spontan sinüs ritmine dönen hastalar çalışmadan dışlandı. Hastalar randomizasyon yapıldıktan sonra rVM ve mVM gruplarına ayrıldı. Çalışmanın primer sonlanımı sinüs ritmine dönüş olarak belirlendi. Sekonder sonlanımlar ise manevralara bağlı yan etki, adenozin ve anti-aritmik tedavi ihtiyacı, hastane yatışı, 30 ve 90 gün içerisinde tekrar SVT atağıyla başvuru, 24 saatlik ve 30 günlük mortalite olarak belirlendi. İstatiksel analizde grupları karşılaştırmak için ki-kare testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmanın yapıldığı süre içerisinde acil servise başvuran 122 hastada ön tanıda SVT düşünüldü. Dışlama kriterleri uygulandıktan sonra toplam 76 hasta primer sonlanım analizine dahil edildi. Kırk dört hastanın kadın, yaşların ortalamasının 50.8±2.6, nabız sayısının ortanca değerinin 180 (166-198) atım/dakika olduğu saptandı. Otuz yedi hastanın daha önce SVT öyküsü olduğu, en sık komorbit hastalığın hipertansiyon (%34.2) olduğu görüldü. Otuz sekiz hastaya rVM, 38 hastaya mVM uygulandı. Sinüs ritmine dönüş oranı rVM grubunda %50, mVM grubunda %44 saptanırken, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görüldü (p=0.646, ki kare). Her iki manevra grubunda birer hastada geçici yan etki görülürken, gruplar arasında fark saptanmadı (p=1, ki-kare). Reverse valsalva manevrası grubunda 17 hastaya, mVM grubunda 18 hastaya adenozin uygulanmış olup gruplar arasında adenozin ihtiyacı açısından fark olmadığı görüldü (p=0.818, ki-kare). Hastane yatışı, 30 günlük ve 90 günlük tekrar başvuru açısından gruplar arasında fark saptanmadı (sırasıyla p=0.529, p=1, p=1). Sonuç: Bu çalışmada acil servise başvuran SVT hastalarının tedavisinde rVM ve mVM' nın etkinliği karşılaştırıldı. Reverse valsalva manevrasının, uygulandığı hastaların yarısında sinüs ritmine dönüş sağladığı görüldü. Reverse valsalva manevrası ve mVM arasında sinüs ritmine dönüş, manevra yan etkisi, adenozin ve anti-aritmik ilaç ihtiyacı açısından fark saptanmadı. Bu sonuçlara göre rVM'nın SVT tedavisinde mVM ile benzer etkinliğe sahip olduğu düşünüldü. Bildiğimiz kadarı ile bu çalışma SVT tedavisinde rVM'nın etkinliğini değerlendiren ve mVM ile karşılaştıran ilk randomize kontrollü çalışmadır.