Tip-2 diyabet tanılı hastalarda glisemik kontrol durumu ile SCORE2-Diyabet risk testi sonuçları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SARA ATEŞ ÇELİK
Danışman: Hilal ÖZKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Tip-2 diyabet(T2DM), vasküler komplikasyon riski yüksek, yaygın bir metabolik hastalıktır. Kardiyovasküler hastalıklar, T2DM'li bireylerde morbidite ve mortalitenin başlıca nedenlerini oluşturmaktadır. Bu nedenle, diyabetli bireylerde kardiyovasküler riskin erken dönemde belirlenmesi ve yönetimi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, T2DM tanılı hastalarda glisemik kontrol durumu ile sistematik koroner risk değerlendirmesi 2-Diyabet (SCORE2-Diyabet) risk testi sonuçları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma kesitsel modelde yapılmıştır. T2DM tanılı bireylerde glisemik kontrol durumu ile SCORE2-Diyabet(SCORE2-DM) risk testi sonuçları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma, 30-70 yaş arası T2DM tanılı ve çalışmaya katılmayı kabul eden 291 hasta örneklemi ile İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği'nde yapılmıştır. Etik izinlerin alnmasının ardından veriler, katılımcılardan yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Demografik bilgiler, T2DM'ye ilişkin klinik ve komplikasyon verileri, yaşam tarzı faktörleri kayıt altına alınmıştır. Klinik parametreler ve laboratuvar bulguları (HbA1c, açlık kan şekeri, sistolik kan basıncı, total ve HDL kolesterol, glomerüler filtrasyon hızı) araştırmacılar tarafından kaydedilmiştir. EKG bulguları kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Toplanan veriler, SPSS ile analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, medyan ve min-max olarak hesaplanmıştır. Kategorik veriler Pearson Ki-Kare testi ile, sürekli verilerde normal dağılım Shapiro-Wilk testi ile kontrol edilmiş, normal dağılım göstermeyenler Mann Whitney ve Kruskall Wallis testleri ile karşılaştırılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p <0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılanların %59'u kadın, yaş ortalamaları 55,4±9,75'tir. Ortalama bel çevresi 104,07±13,16 cm, VKİ ortalaması 32,37±5,65 kg/m²'dir. Hastaların %52'si oral antidiyabetik, %18'i insülin ve %30'u kombine tedavi almaktadır. Metformin (%62) ve insülin türleri (%36-34) en sık kullanılan ilaçlardır. Kronik hastalık varlığı %83 oranındadır. Sağlıklı beslenme ve diyet önerilerine uyumda %60'ının kısmi uyum gösterdiği, %31'inin uyumsuz olduğu; %57'sinin düzenli egzersiz yapmadığı, %30'unun haftada 150 dk'dan az egzersiz yaptığı saptanmıştır. SCORE2-DM risk testi sonuçlarına göre; cinsiyetler arasında anlamlı fark yoktur (p=0,504); yaş ve tedavi yöntemi ile kronik hastalık varlığı açısından anlamlı fark vardır (p=0,001). Son bir yıl içinde kardiyovasküler hastalık nedeniyle hastaneye yatış ve acil başvuru yapan hastaların risk puanları anlamlı olarak daha yüksektir (p=0,001). Yaş ile SCORE2-DM risk testi sonucu arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki (r=0,771; p=0,000) bulunurken, bel çevresi ve VKİ ile anlamlı ilişki saptanmamıştır. Glomerüler filtrasyon hızı yaşla ters ilişkili olarak azalmaktadır ve yaş grupları arasında anlamlı fark vardır (p=0,001). HbA1c, açlık kan şekeri ve sistolik kan basıncı değerleri cinsiyet ve yaş açısından büyük farklılık göstermemiştir; ancak total kolesterol ve HDL kolesterolde cinsiyete göre anlamlı farklar bulunmuştur (p=0,047; p=0,001). Yaş ilerledikçe hastaların sağlıklı beslenme ve diyet önerilerine uyum oranı artmaktadır, düzenli egzersiz yapma oranı azalmaktadır. Egzersiz yapmayan hastaların SCORE2-DM risk testi puanı daha yüksektir (p=0,001). Bu bulgular, yaş, tedavi şekli, kronik hastalık varlığı ve yaşam tarzı faktörlerinin T2DM'li bireylerde kardiyovasküler risk ve glisemik kontrol üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Sonuç: Bu çalışmada tip-2 diyabetli bireylerde yaş, tedavi yöntemi, kronik hastalık varlığı ile yaşam tarzı faktörlerinin kardiyovasküler risk üzerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. Yaş ilerledikçe SCORE2-DM risk testi puanlarının yükseldiği ve glomerüler filtrasyon hızının azaldığı, oral antidiyabetik+insülin tedavisi alan ve kardiyovasküler hastalık nedeniyle son bir yıl içerisinde hastaneye yatış veya acil başvurusu yapan hastaların risk puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Egzersiz yapmayan bireylerin risklerinin anlamlı şekilde daha yüksek olması, yaşam tarzı müdahalelerinin kardiyovasküler risk yönetiminde önemini vurgulamaktadır. Cinsiyete göre lipid parametrelerinde farklılıklar bulunmasına karşın glisemik parametrelerde anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, aile hekimliğinde T2DM yönetiminde bireysel faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı düzenlemelerinin de kardiyovasküler riskin azaltılmasında kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Tip-2 diyabet, glisemik kontrol, SCORE2-Diyabet, aile hekimliği