Posterior inferior konka hipertrofisi etiyolojisinde gastroözofageal reflünün yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA BALCIOĞLU
Danışman: Ayşe Aslı ŞAHİN YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Kulak burun boğaz pratiğinde sık karşılaşılan bir sorun olan alt konka hipertrofisi burun tıkanıklığının en sık nedenlerindendir. Alt konka hipertrofisi septum deviasyonuna sekonder olarak geliştiği gibi, alerjik ve non-alerjik rinitler, eosinofili sendromu, ilaca bağlı rinit ya da kronik sinüzit gibi nedenlere de bağlı olarak görülebilmektedir. Güncel bazı çalışmalarda gastroözofagial reflü hastalığının (GÖRH) alt konka hipertrofisinde patofizyolojide önemli bir ajan olabileceği, gastroözefagial reflünün alt konkanın glandüler hipertrofisini tetikleyebileceğini ve mukoid sekresyonunu arttırabileceğini öne sürülmüştür. Bu çalışmanın amacı gastroözefagial reflü hastalığının posterior inferior konka hipertrofisiyle ilişki olup olmadığını araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarından tek merkezli Vaka-Kontrol Çalışması olarak 05/01/2021-05/12/2022 arasında Gastroenteroloji Kliniği tarafından pH metre uygulanmış ve sonucunda gastroözofageal reflü hastalığı tespit edilmiş veya edilmemiş hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastalara subjektif semptomlarını ölçmek için Türkçe validasyonu yapılmış olan SNOT-22 formu doldurtulmuş ve sonrasında alerjik durumlarını belirlemek için Deri Prick testi uygulanmıştır. Hastalara nazal endoskopik muayene yapılmış posterior inferior (mulberry) hipertrofisi, nazofarengeal sekresyon, posterior farengeal mukozada kaldırım taşı bulgusu, adenoid hipertrofisi, torus tubarius anomalileri ve inferior konka hipertrofisi evrelenerek kayıt altına alınmıştır. Hastalar PHmetre bulgularına göre iki gruba ayrılmıştır. Deri Prick testi pozitif çıkan hastalar grup dışı bırakılmıştır. Grup 1'e alerjisi ve reflüsü olmayan hastalar, Grup 2'ye alerjisi olmayan ve reflüsü olan hastalar dahil edilmişlerdir. Veriler Spss 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Kolmogorov Smirnov testi ile verilerin dağılımının normal dağılıp dağılmadığıma bakılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotların (Ortalama, Standart sapma, frekans) yansıra parametrik veriler (yaş) için t- testi kullanılmıştır. Non parametrik veriler için Mann Whitney U testi (snot22 skoru, pH metre) testi kullanılmıştır. Kategorik veriler ki kare testi ile karşılaştırılmıştır. Nicel veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Anlamlılık istatistiksel analizler için p 0.05). Prick testi negatif olup, GÖRH tespit edilen hastalarla SNOT ortalaması 28,23±18,54 , GÖRH tespit edilmeyen hastalarda ise SNOT ortalaması 26,12±14,92 olup iki grup hasta arasında SNOT skorları açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır p>0.05). SONUÇ: Çalışmamızda ulaşılabilir literatürde daha önce gösterilmemiş olan GÖRH tanısı olan hastalarda reflünün posterior inferior konka hipertrofisine etkisi incelenmiştir. GÖRH ile posterior inferior konka hipertrofisi arasında bir ilişki tespit edilmemiştir. Benzer şekilde GÖRH olan hastalarla GÖRH olmayan hastalar arasında nazal semptom skorları ve nazal muayene bulguları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Prick testi pozitif olan hastalarda GÖRH olma olasılığı anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. GÖRH mevcudiyetinin nazal fonksiyonlara bir etkisi olmasa da alerjik rinit ile ilişkisinin araştırılacağı daha yüksek sayıda hasta popülasyonu içeren ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. ANAHTAR KELİMELER:pHmetre, konka, reflü, alerji, Prick