Yenidoğan sepsisinde eritrosit dağılım genişliği (RDW), CRP ve IL-6 düzeyinin tanısal değerlerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇE TOPCU

Danışman: Belma SAYGILI KARAGÖL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yenidoğan sepsisi yaşamın ilk bir ayında görülen özgül mikroorganizmanın kültürde izole edilebildiği klinik bir sendromdur. Sepsisin altın standart tanısı kan kültürü olmakla birlikte etkenin kültürde gösterilemediği klinik sepsis tanısının konulması için çeşitli testler yapılmaktadır.Ancak hâla duyarlılığı ve özgüllüğü yüksek bir test bulunamamıştır. Çalışmamızda amaç eritrosit dağılım genişliğinin (RDW) yenidoğan sepsisini öngörmede bir biyomarker olarak kullanılabilirliğini değerlendirmektir. RDW 'nun C-reaktif protein (CRP), IL-6 olan ilişkisini incelemek ve 10 gün ve üzerinde hastanede yatıştaki prognostik değerini araştırmak da çalışmamızın amaçları arasındadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza prospektif olarak 0-28 gün aralığında uygun kriterleri sağlayan 132 neonatal sepsis tanılı yenidoğan dahil edildi. Hastalar erken başlangıçlı sepsis (EBS)ve geç başlangıçlı sepsis (GBS) olarak sınıflandırıldı. Yenidoğan bebeklerin demografik özellikleri, natal özellikleri (Post natal gün, doğum ağırlığı, doğum şekli, hastanede yatış süresi) dosyaları üzerinden laboratuvar bulguları ise (Tam kan parametreleri, CRP, IL-6 ve kültür sonuçları) bilgisayar sistemi üzerinden prospektif olarak incelendi. Sepsis tanısıyla tedavi alan yenidoğan bebeklerin, sepsisin başlangıç, 3.ve 7.gününde saptanan RDW, CRP ve IL-6 değerleri kaydedildi.RDW'nun sepsis sürecindeki değişimi ve CRP, IL-6 ile olan korelasyonu değerlendirildi. Başlangıç RDW değerinin 10 günden uzun süren hastane yatışlarında prognostik etkisi araştırıldı. İstatistiksel Yöntem: İstatistiksel analiz için SPSS 29.0 paket programı kullanıldı. Anlamlılık düzeyi için p değerinin 0,05'ten küçük olması kabul edildi. Değişkenlerin tanımlayıcı analizleri yapıldı, kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak, sürekli değişkenler ise ortalama, standart sapma, ortanca ve minimum, maksimum değerlerle birlikte verildi. Bağımsız kategorik değişkenlerin analizinde ki-kare ve Fisher'in kesinlik testleri kullanıldı.Sürekli değişkenlerin analizinde normal dağılım Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile değerlendirildi. Sürekli değişkenlerin kategorik değişkenlerle karşılaştırılmasında normal dağılım varsa t testi, yoksa Mann-Whitney U testi kullanıldı. İki sürekli verinin karşılaştırılmasında değişkenler normal dağılıma uymadıkları için Spearman korelasyon testi kullanıldı. Korelasyon katsayısı >0,7 güçlü, 0,3-0,7 orta, <0,3 ise zayıf korelasyon olarak kabul edildi. Trend analizleri ise repeated measures testleri ile yapıldı. Bulgular: RDW başlangıç değeri hastaların %53'ünde yüksek bulundu. Hastaların RDW değerlerinin başlangıçtan 7. Güne doğru düşme eğiliminde gözlendi ve bu durum istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Platelet değerlerinin eritrosit dağılım genişliği (RDW) yüksek olan hastalarda daha düşük olduğu belirlendi. Hemoglobin düzeyleri ise eritrosit dağılım genişliği yüksek olan hastalarda daha yüksek düzeyde bulundu. RDW başlangıç değerleri ile, beyaz küre sayısı, CRP ve IL-6 değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki saptanmadı.RDW(başlangıç),CRP, IL-6, Hb, WBC ve Plt değerlerinin hastanede 10 günün üzerinde yatışları ön görme açısından anlamlı olmadıkları görüldü. Sonuçlar: Eritrosit dağılım genişliği yenidoğan sepsisinde yararlı bir prognostik biyomarkerdır ancak hastanede 10 gün ve üzerindeki yatışları ön görme açısından anlamlı değildir. Belirtecin değerini doğrulamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan sepsisi,eritrosit dağılım genişliği (RDW), CRP, IL-6