Restriktif ve malabsorbtif bariatrik cerrahi uygulanan hastalarda uzun dönem kas kaybının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ DİNÇER

Danışman: Edip AKPINAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, morbid obezite nedeniyle restriktif veya malabsorbtif bariatrik cerrahi uygulanan hastalarda kontrol grubuna göre uzun dönemde kas kaybı araştırılmıştır. Yöntem: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde morbid obezite tanısı ile en az 5 yıl önce sleeve gastrektomi (SG) veya mini gastrik bypass (MGB) cerrahisi uygulanan hastalar ile morbid obezite nedeniyle obezite polikliniğine hastalardan oluşan kontrol grubu (KONTROL) olmak üzere 3 grup oluşturuldu. Ameliyat olan grupların ameliyat öncesi ve sonrası antropometrik ölçümleri kontrol grubunun ölçümleri ile karşılaştırıldı. Ayrıca ek hastalıkların varlığı ve Bariatric Analysis and Reporting Outcome System (BAROS) adlı skor sistemine göre yaşam kalitesi puanları hesaplandı. Tüm hastalarda biyoelektrik empedans (BIA) yöntemiyle kas kütlesi ve yüzdesi tahmini elde edildi, kumpas ile M. Adductor Pollicis kas kalınlığı ölçüldü ve el dinamometresi ile el kavrama gücü ölçülüp kaydedildi. Ayrıca bir muhtemel kas belirteci olarak serum kreatinin/sistatin-C değerlerine bakıldı. Sarkopeniyi değerlendirmek için tanı kriteri olarak EWGSOP2 ile AWGS2 kriterleri baz alındı. Sürekli değişkenler medyan (minimum-maksimum) olarak, kategorik değişkenler yüzde olarak sunuldu. Hipotez testleri non-parametrik yöntemlerle yapıldı; p<0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Yukarıda belirlenen kriterler doğrultusunda SG grubu 54 hasta (41 kadın, 13 erkek), MGB grubu 52 hasta (35 kadın, 17 erkek) ve KONTROL grubu 51 hasta (37 kadın, 14 erkek) olmak üzere toplam 157 hasta çalışmaya dahil edildi. Grupların yaş ortancaları sırasıyla 42 (24-69), 49 (27-68) ve 37 (18-67) yıl idi. Kas kütlesini doğrudan etkileyen yaş ve cinsiyet açısından gruplar arası anlamlı farklılık olduğundan bu iki değişken bütün testlerde covaryant olarak hesaplamalara katıldı. SG ve MGB gruplarında ameliyat öncesinde KONTROL grubuna göre anlamlı fark saptanmayan kilo ve VKİ değerleri ameliyat sonrasında anlamlı olarak düşük izlendi. Sarkopeni belirteçleri olan kas kütlesi, el kavrama gücü ve M. Adductor Pollicis kas kalınlığı yaş ile cinsiyet farklılıkları hesaba katıldığında SG ve MGB gruplarında KONTROL grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0.05, ANCOVA ve Regresyon analizi). Kreatinin/sistatin-C oranı ise ameliyat sonrasında erken dönemde hızlı yağ kaybından dolayı kas yüzdesinin artması dolayısıyla paradoksal olarak anlamlı yüksek bulundu. Ameliyatlı grupların el kavrama gücü EWGSOP2 kriterlerine göre %15, AWGS2 kriterlerine göre ise %21 olguda anlamlı olarak düşüktü, fakat kas kütlesindeki düşüş oranı aynı kriterlerin üzerinde kaldığından hiç bir olgumuzda sarkopeni tanısı konulamadı. Sonuç: Bariatrik cerrahi sonrasında hastalarda, kontrol grubuna kıyasla uzun vadede kas kaybı olduğu, ancak bu azalmanın EWGSOP2 ve AWGS2 tanı kriterlerine göre sarkopenik düzeye ulaşmadığı saptanmıştır. Çalışmaya yalnızca çağrıya yanıt verip gönüllü olarak onam veren bireylerin dahil edilmesi nedeniyle bir "bias" söz konusu olabileceğinden hareketle gerçeğin daha net ortaya konulabilmesi için prospektif olarak daha kısa aralıklarla takiplerin gerçekleştirildiği çalışmaların yapılmasının gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Kreatinin/sistatin-C oranının bir kas kütlesi belirteci olarak değerini değerlendirmek için, ameliyat sonrası hızlı yağ kaybı döneminden sonraki dönemde yapılacak periyodik ölçümlere gereksinim vardır.