Lokal ileri rektum kanserinde neoadjuvan tedavi sonrası patolojik yanıtın belirleyicisi olarak tümör-stroma oranının değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EDA NURAL
Danışman: Mesut TEZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Rektum kanseri tedavisinde neoadjuvan kemoradyoterapinin (nKRT) yaygın kullanımı ile son on yılda daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Küratif amaçlı rezeksiyon sonrası kanser nüks riskini azaltmak, tümör hacmini küçültmek ve R0 rezeksiyonların sayısını artırmak için nKRT kullanılması önerilmektedir. Mevcut tedavi yönergelerine göre metastatik olmayan lokal ileri rektum kanseri olan her hastaya nKRT uygulanmalı ve ardından onkolojik rezeksiyon yapılmalıdır. Neoadjuvan kemoradyoterapiden sonra kesin küratif tedavinin rektosigmoid tümör rezeksiyonu gerektirmeden gerçekleştirilebileceğini belirlemek için yeni teknikler geliştirilmelidir. Bu çalışmada, rektal malignitelerin nKRT öncesi biyopsilerinde tümör-stroma oranının (TSO) patolojik yanıt derecesini öngörmedeki değerini değerlendirmeyi ve diğer çalışmalardan farklı optimal bir kesim değeri bulmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Temmuz 2019 - Ocak 2024 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğine başvuran ve lokal ileri rektum kanseri tanısı alıp nKRT tedavisi sonrasında operasyona alınan hastalar retrospektif olarak tarandı. Çalışma, 18 yaş ve üzerindeki klinik evre I-III olan hastalardan oluşmaktaydı. Çalışmaya dahil edilen hastaların tanı anındaki yaşı, cinsiyeti, histopatolojik varyantı, nKRT öncesi tümör markerları (CEA, Ca 19-9), preop albümin değeri, yapılan operasyonun şekli, postoperatif patoloji sonuçları (patolojik TNM sınıflaması, histopatolojik tipinin tanımlaması, perinöral invazyon varlığı, lenfovasküler invazyon varlığı, tümör regresyon derecesi, cerrahi rezeksiyon sınırının değerlendirmesi) kaydedildi. TSO değerlendirmesi için olgulara ait H&E boyalı tümör preparatları arasından en invaziv alanı temsil eden örnekler seçildi. Bulgular: Hastaların postoperatif patoloji raporlarına göre tümör regresyon derecelerini iki grupta toplandı: TRD 0-1-2 iyi yanıt, TRD 3 kötü yanıt/yanıt yok. Toplam 44 hastanın 30'u (%68) iyi yanıt, 14'ü (%32) kötü yanıt/yanıt yok grubundaydı. İyi yanıt gösteren hastalarda tümör miktarı ortancası 231406734 px² iken, kötü yanıt gösteren hastalarda ortanca 148387556 px² idi (p=0.081). İyi yanıt gösteren hastalarda stroma miktarı ortancası 257546722 px², kötü yanıt gösteren hastalarda ortanca 333199230 px² idi (p=0.006). Tümör/stroma miktarı iyi yanıt gösteren hastalarda ortanca 0.85, kötü yanıt gösteren hastalarda ortanca 0.38 idi (p=0.137). Sonuç: Bu çalışmada, rektal malignitelerin nKRT öncesi biyopsilerinde TSO'nun patolojik yanıt derecesini öngörmedeki değerini değerlendirmeyi amaçladık. Literatürde rektum kanserli hastalarda TSO'nun nKRT'ye yanıtını araştıran az sayıda çalışma bulunmakta ve sonuçlar çelişkilidir. Çalışmamızın sonuçları TSO'nun nKRT'ye yanıtı öngörmede potansiyel bir belirteç olabileceğini göstermektedir, ancak daha geniş örneklemli çalışmalar gerekmektedir.