Covid-19 tanısı ile hospitalize edilen hastalarda pulmoner arter ve aort çaplarının hastane yatış süresi ve sağkalım üzerine etkilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DERYA DOĞAN

Danışman: Cantürk TAŞÇI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: COVID-19 enfeksiyonu 21.yy'ın birinci çeyreğinde ortaya çıkan ve son yüz yılda görülmüş en büyük ve ölümcül enfeksiyon hastalıklarından biridir. Hastalık başta akciğerler olmak üzere vücuttaki her organı etkileyebilmektedir. Hastalığa bağlı en önemli ölüm nedenleri arasında akciğer tutulumu ve vasküler tromboz bulunmaktadır. Hastalığın klinik seyrini ve mortalite riskini öngörmek için asendan aort, ana pulmoner arter ile sağ ve sol pulmoner arter genişliklerinin kullanımı klinik pratikte önemli yarar sağlayacaktır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmada 1 Eylül 2020 ile 30 Kasım 2020 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi COVID-19 kliniklerinde takip edilen hastaların verileri kullanılmıştır. Çalışma popülasyonuna ait dosya ve görüntü kayıtlarından demografik özellikleri, biyokimyasal değerleri, klinik son durumları ve asendan aort, ana pulmoner arter ile sağ ve sol pulmoner arter çaplarının ölçümleri kaydedilmiştir. Bulgular: Toplam 1705 hasta dosyası tarandı ve çalışma için 840 hastanın verisi değerlendirildi. Yaş ortalaması 61,9  15,5 yıl (18 - 102) olan hastaların %56,9'u erkek, %43,1'i kadın idi. Hastaların %4,3'ü ölmüş, %95,7'si ise taburcu edilmişti. Ölen hastaların %33,3'ü kadın, %66,7'si erkek ve hastane yatış süresi tüm popülasyonda 7,1  3 gün (4 - 23) idi. Ana vasküler yapıların çaplarına baktığımızda yaşayan ve ölen hasta grupları arasında sırası ile asendan aort için 3,53  0,46 cm'ye karşılık 3,72  0,34 cm (p=0.017), ana pulmoner arter için 2,73  0,4 cm'ye karşılık 2,83  0,37 cm (p=0.155), sağ pulmoner arter için 2,17  0,35 cm'ye karşılık 2,44  0,29 cm (p<0.001) ve sol pulmoner arter için 2,12  0,32 cm'ye karşılık 2,34  0,28 cm (p<0.001) olduğu görüldü. Çalışma popülasyonunda 65 yaş ve altında (genç hasta grubu) 466 hasta, 65 yaşın üntünde (yaşlı hasta grubu) ise 374 hasta bulunuyordu. Genç hasta grubunda vasküler çaplar yaşayan ve ölen hastalar arasında sırası ile asendan aort için 3,38  0,45 cm'ye karşılık 3,72  0,28 cm (p=0.039), ana pulmoner arter için 2,64  0,35 cm'ye karşılık 2,88  0,36 cm (p=0.058), sağ pulmoner arter için 2,04  0,32 cm'ye karşılık 2,45  0,31 cm (p<0.001) ve sol pulmoner arter için 2,01  0,29 cm'ye karşılık 2,33  0,29 cm (p=0.003) idi. Diğer yandan yaşlı hasta grubunda ise sırası ile asendan aort için 3,73  0,39 cm'ye karşılık 3,72  0,37 cm (p=0.885), ana pulmoner arter için 2,84  0,45 cm'ye karşılık 2,81  0,39 cm (p=0.725), sağ pulmoner arter için 2,33  0,34 cm'ye karşılık 2,44  0,3 cm (p=0.103) ve sol pulmoner arter için 2,26  0,3 cm'ye karşılık 2,34  0,3 cm (p=0.175) idi. Sonuç: Çalışmamızda başta sağ ve sol pulmoner arterler olmak üzere tüm vasküler yapılardaki çap artışının hastanın ölüm riskini belirgin olarak arttırdığını gördük. Aynı zamanda ileri yaş ve erkek cinsiyetin COVID-19 tanısı ile hospitalize edilen hastalarda ölüm riskini anlamlı derecede arttırdığı sonucuna vardık. Bunun yanında vasküler yapılardaki çap artışı ile mortalite riskinin sadece 65 yaş ve altı hastalarda anlamlı olduğunu, 65 yaş üstü hastalarda bu bulguların mortalite ile ilişkili olmadığını gördük. Pulmoner vasküler yapılardaki genişlemenin COVID-19 enfeksiyonunda mortalite için bir risk faktörü olabileceğini düşünmekteyiz.