Septoplasti operasyonunun kardiyopulmoner fonksiyonlar üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EYÜP BAZ
Danışman: İbrahim Engin ÇEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Burundan nefes almada zorluk toplumda sık görülen şikayetlerdendir. Bu şikayetle sağlık kuruluşlarına başvuran kişilerin birçoğunda nazal septum deviasyonu olduğu tespit edilmektedir. Nazal septum deviasyonu nedeni ile nefes almada zorluk çeken hastaların tedavisinde ise cerrahi tedavi altın standarttır. Burundan nefes almada zorluk çeken hastaların vücutlarının yeteri kadar oksijenize olamayabileceği ve bunun sonucu olarak kardiyopulmoner sistemin etkilenebileceği düşünülmektedir. Literatürde bu konu ile ilgili araştırmalar sınırlı sayıdadır. Biz de çalışmamızda nazal septum deviasyonu olan hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası kardiyopulmoner fonksiyonlarını karşılaştırarak nazal septum deviasyonunun kardiyopulmoner sisteme olanetkilerini ortaya koymayı amaçladık. Materyal ve Metod: Çalışmamız prospektif bir çalışmadır ve 20 katılımcı içerecek şekilde planlandı. Sultan II. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniğine 01.01.2023 ile 01.09.2023 tarihleri arasında başvuran yeni tanılı nazal septum deviasyonu olan hastalarının anamnezi alınarak muayeneleri yapıldı. Ardından ameliyat öncesi ve ameliyattan 3 ay sonrasında burun tıkanıklığı septom değerlendirme (NOSE) skalası, ekokardiyografi ve kardiyopulmoner egzersiz testi yapılarak sonuçlar kayıt altına alındı. Daha sonra toplanan tüm veriler istatiksel analiz yapılarak kıyaslandı. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastaların yaş ortalaması 28.6±8.20 yıldır ve %75'i (n=15) kadın hastalardan oluşmaktayken %25'i (n=5) erkek hastalardan oluşmaktadır. Nazal septum deviasyonu olan hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 3.ayda yapılan NOSE skalasındaki puanlaması karşılaştırıldığında ameliyat öncesi (68.2±18.4) ve ameliyat sonrası (16.8±10.9) puanlamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<0.001). Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 3.ayda yapılan ekokardiyografi sonuçları karşılaştırıldığında ameliyat öncesi (17.8 ±3.14 mmHg) ve ameliyat sonrası (15.5 ±3.20 mmHg) sPAB değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır(p<0.001). Ameliyat öncesi (0.57 ±0.22) ve ameliyat sonrası (0.46 ±0,19) RV MPI değeri karşılaştırıldığında aralarında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p=0.009). vi Ameliyat öncesi (23.7 ±4.19) ve ameliyat sonrası (27.0 ±4.65) TAPSE değeri karşılaştırıldığında aralarında istatistik olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur(p=0.003). Çalışmamıza katılan hastalara ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 3.ayda yapılan KPET uygulandı. Ameliyat öncesi (28.1 ±5.44 ml/kg/min) ve ameliyat sonrası (33.7 ±8.08 ml/kg/min) VO₂ max değerleri karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<0.001). VCO₂ değeri ameliyat öncesi (2.37 ±0.65 l/min) ve ameliyat sonrası (2.69 ±0.87 l/min) karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamı bir fark olduğu gözlenmiştir (p=0.01). VE max ameliyat öncesi (72.8 ±23.2 l/min) ve ameliyat sonrası (82.5 ±26.0 l/min) sonuçları değerlendirildiğinde aralarında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p=0.01). Solunum katsayısının ameliyat öncesi (1.04 ±0.05) ve ameliyat sonrası (1.11 ±0.08) sonuçlarına göre aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p<0.001). Sonuç: Araştırmamızın sonucuna göre nazal septum deviasyonu olan hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası verileri karşılaştırıldığında NOSE skalası skorunda belirgin derecede azalma görüldü. Bu durum hastaların nazal septum deviasyonu nedeniyle septoplasti cerrahisi uygulanmasının tedavi açısından başarıyla sonuçlandığını göstermektedir. Ekokardiyografi ve KPET sonuçlarına bakıldığında ise nazal septum deviasyonunun sağ kalp fonksiyonlarında bozulma ile birlikte kronik üst hava yolları obstrüksiyonu sonucunda oluşan hipoksiye bağlı olarak hastaların egzersiz kapasitesinde azalmaya neden olduğu sonucuna varıldı. Septoplasti cerrahisi sonrası sağ kalp fonksiyonlarını gösteren değerlerde düzelme olması ve egzersiz kapasitesinin artması nazal septum deviasyonuna bağlı olan fonksiyon bozukluklarının reversibl olduğunu göstermektedir.