Obezitesi olmayan kronik böbrek hastalarında leptin ve adiponektin düzeylerinin geleneksel kardiyovasküler hastalık risk faktörleri ve epikardiyal yağ dokusu ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERYEM EKŞİ
Danışman: Feray AKBAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Kronik böbrek hastalığı, toplumda sıklığı yaygın, etyolojisinde en çok diyabet ve hipertansiyon gibi ateroskleroz eğilimi yaratan hastalıkların yer aldığı, kardiyovasküler hastalık riskinin artmış olduğu bir hastalıktır. Adiponektin ve leptin inflamasyon süreçlerinde etkisi bilinen pekçok hastalıkla farklı şekillerde ilişkilendirilmiş moleküllerdir. Bu çalışmada; obezitesi olmayan kronik böbrek hastalığı olan bireylerde adiponektin ve leptin düzeylerinin, kardiyovasküler hastalık riski ve epikardiyal yağ dokusu ile ilişkisinin incelenmesi ve böbrek yetmezliği evrelerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi nefroloji ve genel dahiliye polikliniklerine başvuran obezitesi olmayan Kronik Böbrek Hastalığı olan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan (VKİ 59 yaşında olmak, eşlik eden ağır hastalığı bulunmak-Karaciğer hastalığı, malignite, inflamatuvar hastalık (enfeksiyon,sepsis,kollajen vasküler hastalıklar gibi), steroid, immünsüpresif kullanımı, serebrovasküler hastalık öyküsü olmak, periferik arter hastalığının bulunması, atriyal fibrilasyon ve diğer aritmilerin bulunması] bireyler vaka grubuna, aynı kriterleri karşılayan fakat Kronik Böbrek Hastalığı olmayan bireyler ise kontrol grubuna dahil edilmek üzere çalışmaya alındı. Çalışmaya alınan tüm hastaların yaş, cinsiyet, diyabet ve hipertansiyon varlığı ve süresi, sigara kullanım öyküsü ve süresi, kullandığı ilaçlar kaydedildi. Antropometrik ölçümleri (boy, kilo, BÇ) yapıldı, VKİ hesaplandı. Kan basıncı ölçüldü ve EKG'leri çekildi. Üre, kreatinin, GFR, CRP, ferritin, insülin, açlık glukozu, HbA1c, Total kolesterol, LDL, HDL, trigliserid, homosistein, IL-6, AST, ALT, albümin, total protein, sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, PTH, spot idrar protein/kreatinin, spot idrar albümin/kreatinin, hemogram değerleri ve üriner ultrasonografi sonuçları sistemden kaydedildi. Adiponektin ve Leptin düzeyleri bakıldı. Hastaların TTE ile EYD kalınlığı, LV mass indeksi, LAV indeksi ve LVDF ölçümleri yapıldı. Kardiyovasküler hastalık risk skorları Amerikan Kardiyoloji Koleji ve Amerikan Kalp Derneği'nin (American Cardiology of College- American Heart Assocıation=ACC/AHA) belirlediği skorlama sistemi ile hesaplandı. Sonuçlar SPSS 28.0 istatistiksel analiz yöntemiyle değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya vaka grubunda 56 hasta (27 kadın, 29 erkek) ve kontrol grubunda 30 hasta (22 kadın, 8 erkek) olmak üzere, toplam 86 hasta alındı. Kontrol grubundaki katılımcıların yaş ortalaması 50.7±5.9 yıl, ortalama VKİ 27.1±2.5 kg/m2 iken vaka grubundaki katılımcıların yaş ortalaması 50.7±6.6 yıl, ortalama VKİ 26.2±2.6 kg/m2'idi. Vaka ve kontrol grubu arasında hastaların yaş, kilo, bel çevresi, VKİ, sigara kullanımı, HT, DM oranı, sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı değeri, LVDF açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlenmemiştir. Kontrol ve vaka grubu arasında AKŞ, açlık insülin, HbA1c, LDL, HDL, trigliserid, CRP değeri anlamlı farklılık göstermemiştir. Vaka grubunda total kolesterol, GFR değeri kontrol grubundan anlamlı olarak daha düşük, üre, kreatinin, ferritin, IL-6, homosistein değeri ise anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Kontrol ve vaka grubu arasında leptin ve adinopektin değeri anlamlı farklılık göstermemiştir. Kontrol ve vaka grubu arasında 10 yıllık ASKVH skoru, yaşam boyu ASKVH skoru anlamlı farklılık göstermemiştir. Vaka grubunda EYD kalınlığı, LV mass indexi ve LAV indexi ise anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. KBH evre I-II olan grup ile karşılaştırıldığında KBH evre III-IV-V olan grupta leptin değeri anlamlı farklılık göstermemiştir ancak adinopektin, ferritin, IL-6, homosistein değerleri KBH evre I-II olan gruptan daha yüksek bulunmuştur. KBH evre I-II olan grup ile KBH evre III-IV-V olan gruplar arasında 10 yıllık ASKVH skoru, yaşam boyu ASKVH skoru, EYD kalınlığı, LV mass indexi ve LAV indexi anlamlı farklılık saptanmamıştır. Leptin değeri ile 10 Yıllık ASVCD Skor, yaşam boyu ASKVH Skoru, LV MASS, LAV, EAT değeri arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Adinopektin değeri ile yaşam boyu ASKVH Skoru, LV MASS, LAV, EAT değeri arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Adinopektin değeri ile 10 Yıllık ASVCD Skor değeri arasında anlamlı negatif korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda KBH olan bireylerde leptinin KVH riski üzerine anlamlı bir etkisi bulunmamıştır, adiponektin ile KVH riski arasında ise sınırlı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle mevcut verilerle KBH tanılı bireylerde leptin ve adiponektinin bağımsız bir KVH risk faktörü olarak kullanılması mümkün görünmemektedir. Ancak çalışmamızdaki pozitif göstergelerden EYD kalınlığı kronik böbrek hastalığında önemli bir kardiyak hastalık risk faktörü gibi görünmektedir. EYD kalınlığı kronik böbrek hastalıklarında KVH riski açısından yol gösterici olabilir ve EYD kalınlığını arttıran faktörlerin erken dönemde tanınıp gerekli önlemlerin alınması sağlanarak KBH'lı populasyonda morbidite ve mortaliteyi azaltmaya katkı sağlanabilir. Anahtar kelimeler: Kronik böbrek hastalığı, epikardiyal yağ doku, leptin, adiponektin, kardiyovasküler hastalık riski