İstanbul'daki aile hekimliği asistanlarının esansiyel hipertansiyon hakkındaki bilgi, algı ve tutumları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE YILDIRIM

Danışman: Mustafa Reşat DABAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İstanbul'daki aile hekimi asistanlarının aldıkları rotasyonlar, hekimlik yılları ve asistanlık süreleri ile aile hekimlerinin esansiyel hipertansiyon hakkındaki bilgi, algı ve tutumlarının karşılaştırılması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı tipte planlanan bu çalışmanın evrenini İstanbul'daki aile hekimi asistanları oluşturmuştur. Çalışmaya katılmayı kabul eden 149 asistan hekime online uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda IBM SPSS 21 (Statistical Package for Social Sciences Version 21) programında değerlendirildi. Yüzdelik, sayı, ortalama, standart sapma olarak verildi. Verilerin normal dağılımı Kolmogorov Smirnov testi ile değerlendirildi. Verilerin karşılaştırılmasında ki-kare ve kullanıldı. Çalışmada p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza toplamda 149 aile hekimi asistanı katılmıştır. Çalışmaya dahil edilenlerin %77,18'i 25-30 yaş aralığındaydı. Çalışmaya katılan asistan hekimlerin yaş ortalaması 29,55±4,23, hekimlik süreleri 4,70±4,31 yıl, asistanlık süreleri 20,79±15,50 ay olarak belirlendi. Katılımcıların %65,77'si kadın, %61,74'ü Dahiliye ve Kardiyoloji rotasyonu almıştı. Hipertansiyon hastası değerlendirirken kılavuzlara başvurma oranı %79,87 olarak saptandı. Hekimlerin hipertansiyon yönetiminde özgüvenleri düşük olarak saptandı. En düşük özgüven ise kardiyovasküler açıdan riskli hastalara antihipertansif tedavi düzenlemek ve her vizitte hastanın kan basıncını ölçmek olmuştur. "Hipertansiyon tanılı hastaların çok olması" ifadesini ht kılavuzlarına başvurmayan katılımcıların daha yüksek oranda "katılıyorum", daha düşük oranda "kararsızım" yanıtını verdikleri gösterildi (p<0,05)." Hipertansiyon yönetimi ile ilgili yeterli eğitim almamış olmak", "Yeterli klinik karar verme becerisine sahip olmamak" ve "Yeterli danışmanlık becerisine sahip olmamak" ifadelerini ht kılavuzlarına başvurmayan katılımcıların daha yüksek oranda "katılıyorum", daha düşük oranda "katılmıyorum" yanıtını verdikleri gösterildi (p<0,05). "Hastaların ekonomik olarak yaşam tarzı değişikliklerini karşılayamaması" ifadesini ht kılavuzlarına başvurmayan katılımcıların daha düşük oranda "kararsızım" yanıtını verdikleri saptandı (p<0,05). Hekimlerimiz vaka sorularını yüksek oranda doğru yanıtlamışlardır. Çalışmaya katılan asistan viii hekimlerden hipertansiyon hastası değerlendirirken kılavuza başvuranlar, dirençli hipertansiyon tanım ve sevk gerektiren hipertansif durum sorularını istatistiksel anlamlı düzeyde daha yüksek oranda doğru yanıtlamışlardır (p<0,05). Sonuç: Zaman yetersizliği hekimlerimizin en büyük sorunudur. Kılavuza başvuranlar, hipertansiyon yönetiminde karşımıza çıkabilecek sorunları daha az oranda sorun olarak görmüşlerdir; kılavuza başvurmak hastalık ve beraberinde gelen sorunların yönetiminde klinik beceri sağlamıştır. Sevk kararını doğru verebilme ve dirençli hipertansiyonu tarifleme konusunda da kılavuzlara başvuranlar anlamlı ölçüde önde görülmüştür.