Obez hastalarda boyun yumuşak doku ultrasonografik ölçümlerinin zor laringoskopi ve zor entübasyon öngörüsüne etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAŞAK GÜLEL

Danışman: Emine ARIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Endotrakeal entübasyon, genel anestezi ve resüsitasyon sırasında havayolu güvenliği için en önemli uygulamadır. Günümüzde zor laringoskopi ve zor entübasyon oranı hala %1.5-13 seviyesinde görülmektedir. Bu oranlar; rutin tarama testlerinin güvenilirliğini azaltmaktadır. Obezitenin entübasyon güçlüğünü arttırdığı bilinmektedir. Bu hastalarda zor laringoskopi ve zor entübasyon öngörüsünün en iyi yolu hala tartışmalıdır. Anestezi pratiğinde sıkça kullanılan ultrasonografi (USG); günümüzde zor entübasyon öngörüsünde de kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmamızda; obez hastalarda preoperatif dönemde, boyun yumuşak doku kalınlıklarının USG ile ölçümünün zor laringoskopi ve zor entübasyon öngörüsünde etkili olacağını göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız randomize seçilmiş 60 obez hastayla yapılmış prospektif bir çalışmadır. Havayolu muayenesinde kullanılan rutin tarama testleri her hastada uygulandı. Bunlara ek olarak USG (SonoSite M-Turbo) düz probu ile boyun yumuşak doku kalınlıkları; 4 ayrı seviyeden (hyoid kemik-cilt arası mesafe, epiglot-cilt arası mesafe, tiroid istmus-cilt arası mesafe, anterior komissür-cilt arası mesafe) ölçüldü. Zor laringoskopi Cormack-Lehane skoru ile; zor entübasyon Entübasyon Zorluk Skoru (IDS) ile değerlendirildi. Ultrasonografik ölçümlerin zor laringoskopi ve zor entübasyon öngörüsündeki yeri ve rutin tarama testleri ile ultrasonografik ölçümler arasındaki ilişki karşılaştırıldı. Bulgular: Obez hastalarda, boyun yumuşak doku kalınlıklarının, anterior komissür ve tiroid istmus seviyelerinden ultrasonografik olarak ölçümü (sırasıyla p=0,011 p=0,017) zor entübasyon öngörüsünde istatistiksel olarak anlamlıdır. Epiglot-cilt arası mesafenin ölçümü ise istatistiksel ve klinik olarak anlamlıdır. Hyoid kemik-cilt arası mesafe için 9.35 mm, epiglot-cilt arası mesafe için 18.7 mm, anterior komissür-cilt arası mesafe için 5.65 mm, tiroid istmus-cilt arası mesafe için 6.55 mm üzerindeki ölçümlerde larinks görüntüsü bozulmaktadır. Sonuç: Çalışmamızda havayolu muayenesinde; rutin tarama testlerinin yeterli olmadığı görülmüştür. Ultrasonografi ile boyun yumuşak doku kalınlıklarının ölçümü zor entübasyon ve zor laringoskopi öngörüsünde yararlıdır. Bu nedenle ultrasonografik ölçümlerin rutin tarama testleri ile kombine edilerek uygulanmasının zor havayolu öngörüsünde daha iyi sonuçlar elde edilebileceğini düşünmekteyiz.