Uzun dönem konvansiyonel tedavi altındaki hipoparatiroidili hastalarda nefrokalsinozis, nefrolitiyazis ve renal fonksiyonların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖZDE SARIHAN
Danışman: Funda Müşerref TÜRKMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hipoparatiroidi düşük serum kalsiyumu, yüksek serum fosforu ve düşük (ya da uyumsuz normal) parathormon düzeyi ile seyreden endokrinolojik bir hastalıktır. Hipoparatiroidi tedavisinin ilk basamağını, konvansiyonel tedavi olarak kalsiyum ve vitamin D analogları oluşturmaktadır. Hipoparatiroidide görülen komplikasyonlardan biri üriner sistem kalsifikasyonları ve buna bağlı böbrek fonksiyonlarında azalmadır. Yapılan çalışmalarda üriner sistem kalsifikasyonlarının ve böbrek fonksiyonlarında kısıtlanmanın uzun dönem tedavi alanlarda daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Biz de hastanemizde Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları tarafından takipli hipoparatiroidili hastalarda üriner sistem taşı, üriner sistem kalsifikasyonu varlığı ve böbrek fonksiyonları; bunların hastalık süreleri, ilaç dozları, hipoparatiroidi etiyolojileri, serum kalsiyum-fosfor düzeyleri, 24 saatlik idrarla kalsiyum-fosfor atılımları ile ilişkisini ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'nden takip edilen 71 adet hipoparatiroidi tanılı hasta ve kontrol grubu olarak Dahiliye Polikliniği'ne başvuran 80 sağlıklı bireyin verileri tarandı. Her iki grubun hipoparatiroidili hastaların rutin takiplerinde istenen laboratuvar tetkikleri ve üriner sistem görüntülemeleri kaydedildi. Üriner sistem taşı, üriner sistem kalsifikasyonu ve böbrek fonksiyonlarında kısıtlanma varlığı açısından hem hasta grubu kendi içinde hem de hasta ile kontrol grubu arasında karşılaştırmaları yapıldı. Bulgular: Hasta grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek 25 hidroksi vitamin D, serum fosfor, serum kalsiyum-fosfor çarpımı ve serum kreatinin düzeyi saptandı. Kontrol grubunda ise daha yüksek glomerüler filtrasyon hızı, serum kalsiyum ve magnezyum düzeyleri saptandı. Kronik böbrek hastalığı evresi ileri olanlarda daha yüksek serum fosfor, serum kreatinin, serum kalsiyum-fosfor çarpımı ve 25 hidroksi vitamin D; daha düşük glomerüler filtrasyon hızı, serum magnezyum, kalsiyum ve parathormon düzeyleri izlendi. Hasta grubunda 24 saatlik idrar kalsiyum düzeyleri ile kronik böbrek hastalığı ve nefrolitiyazis arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Ancak hasta grubunun %16,1'inde 24 saatlik idrar kalsiyum düzeylerinin kılavuzların önerdiği hedef düzeyde olmadığı saptandı. Hasta grubunun %32,9'unda son 3 aylık ortalaması alınmasına rağmen serumkalsiyum düzeyinin, %45,7'sinde de serum fosfor düzeyinin kılavuzların belirlediği hedeflerde olmadığı saptandı. Hastaların %14,3'ünde, kontrol grubunun %19,8'inde nefrolitiyazis saptandı. Sonuç: Uzun dönem konvansiyonel tedavi alan hipoparatiroidili hastalarda böbrek fonksiyonlarında gerileme, hastaların laboratuvar tetkiklerinden özellikle serum fosfor, serum kalsiyum, serum kalsiyum fosfor çarpımları ile yakından ilgilidir. Nefrolitiyazis açısından ise özellikle serum fosfor düzeyi takibi önemlidir. Hastaların tedavi altında olmalarına rağmen kılavuzlarca belirlenen hedef değerlerden uzak seyretmeleri ise hastaların takiplerinin daha yakından izlenmesi gerekliliği ve komplikasyonların önlenebilirliği açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Hipoparatiroidi, hipokalsemi, hiperfosfatemi, parathormon, nefrolitiyazis,nefrokalsinozis, renal disfonksiyon