Akut alevlenme dönemindeki şizofreni tanılı hastalarda CB1, CB2 reseptörleri, anandamid ve 2-Araşidonil gliserol seviyelerinin semptom profili, depresyon ve işlevsellik üzerine etkisi; Sağlıklı kontrollerle karşılaştırmalı bir çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİH AVCI
Danışman: Derya İPEKÇİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, şizofreni tanılı bireylerde endokannabinoid sistem (EKS) bileşenleri olan CB1R, CB2R, anandamid (AEA) ve 2-Araşidonil gliserol (2- AG) düzeylerinin; semptom profili, depresyon ve işlevsellik gibi klinik parametrelerle olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Aynı zamanda şizofreni hastaları ve sağlıklı kontroller bu bileşenler açısından karşılaştırılmıştır. Amaç, EKS'nin yalnızca bir nöromodülatör sistem değil, aynı zamanda şizofrenide biyolojik belirteç ve potansiyel terapötik bir hedef olup olamayacağını araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya akut alevlenme döneminde olan, ilaçsız, psikotik semptomlar nedeniyle yatışı yapılmış ve KGÖ-Ş≥4 olan 66 şizofreni hastası ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 64 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Katılımcılardan alınan kan örneklerinde CB1R, CB2R, AEA ve 2-AG düzeyleri ELISA yöntemiyle analiz edilmiştir. Klinik değerlendirmede Kısa Psikiyatrik Değerlendirme Ölçeği (KPDÖ), Pozitif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (PBDÖ), Negatif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (NBDÖ), Klinik Global İzlenim Ölçeği (KGÖ), Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği (CŞDÖ), Şizofrenide İşlevsel İyileşme Ölçeği (ŞİLÖ) kullanılmıştır. İstatistiksel analizde grup karşılaştırmaları ve korelasyon testleri uygulanmıştır. Bulgular: Şizofreni grubunda CB1R, CB2R, AEA ve 2-AG düzeyleri, sağlıklı kontrollere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük saptanmıştır. CB1R düzeyleri, negatif belirtiler ile aynı yönde, depresyon ile ters yönde güçlü korelasyon göstermiştir. CB2R düzeyleri pozitif belirtilerle pozitif, depresyonla ise negatif yönde koreledir. AEA ve 2-AG, özellikle formal düşünce bozuklukları gibi pozitif semptomlarla anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur. EKS belirteçleri işlevsellik skorlarıyla negatif korelasyon göstermektedir. Sonuç: Bu çalışma, endokannabinoid sistem bileşenlerinin şizofrenide yalnızca semptom profilinin değil, aynı zamanda depresif belirtiler ve işlevselliğin de biyolojik alt yapısında yer aldığını ortaya koymaktadır. Bulgular, EKS'nin şizofreni patofizyolojisinde çok boyutlu ve belirleyici bir rol üstlendiğini düşündürmektedir. CB1R ve CB2R düzeylerinin semptom kümeleriyle olan farklı korelasyon paternleri, hedefe yönelik farmakolojik müdahalelerde kişiselleştirilmiş tedavi stratejileri açısından umut vadetmektedir. CB1R'nin negatif belirtilerle aynı, depresyonla ters yönlü ilişkisi ve CB2R'nin semptom şiddeti ile duygudurumla bağlantısı bu paternin klinik önemini desteklemektedir. EKS belirteçlerinin, şizofrenide hem biyobelirteç olarak kullanımı hem de yenilikçi tedavi hedefi olarak değerlendirilmesi yönünde güçlü kanıtlar sunulmuştur. Prospektif, çok merkezli, her iki cinsiyeti de içeren, daha fazla örneklem sayısına sahip ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.