Yaşa bağlı maküla dejenerasansına ikincil koroid neovasküler membranların aflibersept ile tedavisinde koroid ve ganglion hücre kompleks kalınlığının prognostik önemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CİHAN BÜYÜKAVŞAR
Danışman: Murat SÖNMEZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmayla koroid kalınlığı (KK) ve ganglion hücre kompleks kalınlığı (GHKK) nın, yaşa bağlı maküla dejenerasansı (YBMD) na ikincil gelişen koroid neovasküler membranlarda uygulanan intravitreal aflibersept tedavisinin sonuçları üzerindeki prognostik anlamının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, kontrollü, gözlemsel çalışma kapsamında, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ve Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göz Hastalıkları Servisi, Retina Bölümüne Ocak 2016 - Nisan 2017 tarihleri arasında müracaat etmiş ve yaş tip YBMD tanısı almış olan hastalar değerlendirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastalar ilk 3 ay her ay 2 mg intravitreal aflibersept yükleme dozu uygulanması sonrası aylık vizitlerle düzenli olarak takip edilmiş ve gerektiğinde tedavi (Pro re nata, PRN) rejimi uygulanmıştır. Hastalar 3.ayda intravitreal aflibersept tedavisine verdikleri cevaba göre fonksiyonel ve anatomik olarak 2 gruba ayrılmıştır. Üçüncü ayda en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EDGK) 5 harf veya daha fazla artan hastalar "fonksiyonel cevaplı", EDGK 5 harften az artan ya da değişmeyen hastalar "fonksiyonel cevapsız" hastalar olarak, yine 3.ayda santral retina kalınlığı (SRK) 50 µm veya daha fazla azalan hastalar "anatomik cevaplı", SRK 50 µm' den daha az azalan ya da değişmeyen hastalar "anatomik cevapsız" hastalar olarak isimlendirilmiştir. Spectral Domain – Optik Koherens Tomografi ile her bir gözden 4 ayrı retinal katmanın (SRK ve GHKK' yı oluşturan tabakalar) 5 ayrı noktada kalınlık ölçümü yapılmak üzere 20 adet retinal kalınlık ölçüm parametresi ile her bir gözde subfoveal alandan ve foveanın 750 ϻm nazali, 750 ϻm temporali, 750 ϻm üstü ve 750 ϻm altı olmak üzere toplam 5 ayrı noktadan KK ölçümü elde edilmiştir. Bulgular: Çalışma kapsamında KNV mevcut yaş tip YBMD tanılı 38 hastanın 43 gözü değerlendirmeye alınmıştır. Onuncu aya kadar 33 hastanın 36 gözü çalışmayı tamamlayabilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların ortalama yaşı 75,6 ± 7,6 (54 - 91) olarak saptanmıştır. Hastalar toplamda 10,5 ± 3,6 (3 - 16) ay takip edilmiş ve 10. ayı tamamlayan 33 hastanın 36 gözünde ortalama enjeksiyon sayısının 5,4 ± 1,6 (3 - 9) olduğu görülmüştür. Hastalar genel olarak başlangıç, 3.ay (akut dönem) ve 10.ay (uzun dönem) sonuçları ile değerlendirildiğinde başlangıç (r= -0,390, p= 0,010), 3. ay (r= -0,414, p= 0,006) ve 10.ay (r= -0,377, p= 0,023) KK ile yaşın orta derecede ve istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyonu olduğu görülmüştür. EDGK' daki klinik artışla birlikte SRK, KK, GHKK ve optik disk retina sinir lifi tabaka kalınlığı (ODSLTK) değerlerinde başlangıca göre 3. ve 10.aylarda klinik ve istatistiksel olarak anlamlı azalma olmasına rağmen bu aylar birbiriyle karşılaştırıldığında hem klinik hem istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmemiştir. KK değerlerinin EDGK, SRK ve GHKK gibi değişkenlerle istatistiksel anlamlı korelasyonunun olmadığı görülmüştür. Üçüncü ayda GHKK 10.ay görmeyi öngörme açısından en güçlü ve negatif korele prognostik faktör (p= 0,008) iken en güçlü pozitif korele prognostik faktörün bu aydaki ODSLTK olduğu (p= 0,022) izlenmiştir. Fonksiyonel cevapta en önemli prognostik faktörün başlangıç GHKK olduğu (p= 0,011), anatomik cevapta ise en önemli prognostik faktörün başlangıç SRK olduğu (p= 0,004) sonucuna varılmıştır. Sonuçlar: Aflibersept tedavisiyle görme ve retina hedefleri gerçekleştirilirken aynı zamanda KK, GHKK ve ODSLTK gibi diğer katmanlarda da azalma izlenmiştir. KK ile yaş arasında negatif korelasyon izlenmiş ve tedavi yanıtına göre oluşturulan gruplar arasında KK açısından sadece klinik fark izlenmiştir. Uzun dönem görme sonuçlarını öngören en güçlü prognostik faktörün 3.aydaki GHKK olduğu görülmüştür. Fonksiyonel cevapta en önemli prognostik faktör başlangıç GHKK iken anatomik cevapta en önemli prognostik faktör başlangıç SRK olarak izlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu, Aflibersept, Koroidal Neovaskülarizasyon, Ganglion Hücre Kompleks Kalınlığı, Koroid Kalınlığı.