Kronik spontan ürtiker hastalarında serum IL-33, IL-25, ve TSLP düzeylerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: IŞIKHAN ÖZKIR

Danışman: Ezgi AKTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, kronik spontan ürtiker (KSÜ) hastalarında serum IL-33, IL-25 ve timik stromal lenfopoietin (TSLP) düzeylerinin değerlendirilmesi, bu parametrelerin sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılması ve klinik/laboratuvar özelliklerle ilişkilerinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Kliniği ile Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İmmünoloji ve Alerji Kliniği tarafından 12 Ocak 2026-12 Mart 2026 tarihleri arasında yürütüldü. Çalışmaya, 18 yaşından büyük, klinik olarak KSÜ tanısı alan ve omalizumab başlanma endikasyonu bulunan 44 hasta ile 43 sağlıklı kontrol dahil edildi. Katılımcıların demografik özellikleri, sigara ve alkol kullanımı, anjiyoödem öyküsü, eşlik eden hastalıkları, vücut kitle indeksi, tam kan sayımı, C-reaktif protein, eritrosit sedimentasyon hızı, total immünoglobulin E, TSH, serbest T4, anti-TPO ve anti-tiroglobulin düzeyleri kaydedildi. Hasta grubunda Ürtiker Aktivite Skoru-7 (ÜAS7) değerlendirildi. Serum IL-33, IL-25 ve TSLP düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçüldü. Bulgular: Serum IL-33, IL-25 ve TSLP düzeyleri açısından hasta ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (tümü için p>0,05). Hasta grubunda bu üç alarmin arasında da anlamlı korelasyon izlenmedi. Buna karşılık hasta grubunda vücut kitle indeksi, total immünoglobulin E, C-reaktif protein ve eritrosit sedimentasyon hızı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (tümü için p 0,05). Hasta grubunda IL-25 ile yaş (r=0,314; p=0,038), IL-33 ile yaş (r=0,357; p=0,017) arasında pozitif korelasyon; TSLP ile C-reaktif protein arasında ise güçlü pozitif korelasyon saptandı (r=0,853; p<0,001). Sonuç: Serum IL-33, IL-25 ve TSLP düzeyleri, KSÜ hastalarını sağlıklı kontrollerden ayırt etmede yeterli görünmemektedir. Bununla birlikte, alarmin ekseni KSÜ patogenezinde özellikle lokal deri mikroçevresi ve inflamasyonun erken basamakları açısından önemini korumaktadır. Daha geniş örneklemli, çok merkezli ve serum-doku birlikteliğini değerlendiren ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: İnterlökin-25, İnterlökin-33, Kronik Spontan Ürtiker, Alarminler, Timik Stromal Lenfopoietin